Edebiyat nedir?
Virginia Woolf'un ceplerini taşla doldurarak Ouse nehrine bıraktığı bedenidir.
Sylvia Plath'in fırına sokup boğduğu dünyaya 'ağır' gelen kafasıdır.
Tolstoy'un çok sevdiği tren garında donarak ölürken , 3 gün sonra bulunan yırtık ayakkabısıdır. .
Oteli 47 sene önce inşa eden mimarı gözaltına almışlar, oldu olacak Bolu Bey’ini ne bileyim Köroğlunu falan da alın… Keşke önce gerçek sorumluları almayı deneseniz ! #bolukartalkaya
“Geceliği 30 bin “ ifadesi kullanılarak dünden beri nasıl bu kadar para verilip de ölünür nidaları dönüyor. Yani geceliği 3-5 bin olan yerde ölüm hak mı? İnsan hayatı bu, kaç lira olursa olsun ÖNLEM ÖNLEM ! Önlem almayana, insanın hayatına mal olana da MÜEBBET! #bolukartalkaya
Bu yıl mevsimler çok dakik değil mi sizce de? 1 Haziran’da bir günde yaz geldi ve 1 Eylül ile püfür püfür serinledik. 1 Aralık itibarıyla kar bekliyoruz o halde ☺️
Benimle sorunu olan lütfen yüzüme
söylemek yerine arkamdan
konuşsun. Hiç çekemem kimsenin saçma fikirlerini falan. Yap dedikodumu geç kardeşim.Hiç sorun değil. Geldik kaç yaşına, vallahi kafam kaldırmıyor kimseyi.
Güzel bi yere gidersin o da yanında olsun istersin, kendini güzel hissedersin keşke o da görseydi dersin, sevdiğin bir şey dinlersin ona da atmak istersin, iyi yemek pişirirsin o da tatsın istersin. Sevmek budur, zamanın arta kalanında anımsamak değil.
Ben vefasızım.
Arkadaşlıklarımın bir kısmı geçici.
Her insanı da sevmem pek.
Gitmek isteyen gider, aramayanı aramam, gelmeyene gitmem.
Tabii bunun bir sebebi var.
Eskiden fazla vefalıydım.
Her şey bir yana da 3 yaş krizi diye bir şey var. Kızım her şeye “nedennnn” deyip duruyor. Bugün en son dedim ki “ Kaplumbağa deden.” Bu sefer de dedem kaplumbağa değil,diye ağladı…
Bihter filmini izledim. Aşk-ı Memnu’ya ağız dolusu küfür tadında bir yapım olmuş. Gidip acilen Aşk-ı Memnu izleyip bu filmin zihnimdeki sahnelerini silmeliyim…
2 buçuk yaşındaki kızım gelmiş babasına diyor ki : “Babacığım ben sihirli değnek istiyorum, babaannemi kurbağaya dönüştürcem.” Gün geçmiyor ki bizi kahkahalara boğmasın 😅
“İnsan bir noktadan sonra, hiç kimsenin olmamışlığını, hasetliğini, kötülüğünü, aptallığını, şımarıklığını tolere etmekle uğraşmak istemiyor. Zamanı azalınca, hayatın bunlarla uğraşılmayacak kadar kısa olduğunu anlıyor ve diyor ki: Herkes yerinde sağ olsun.”