Her şey Cengiz için!
Çanakkale Kaz Dağları’nda Cengiz Holding’e ait Halilağa Altın ve Bakır Madeni'ne arsalarını satmak istemeyen köylülerin arsaları için kamulaştırma kararı çıkarılmaya başlandı.
(Sözcü - Bahar Kurşun)
@bussraksr@HaberKupur Ruslara böyle davranıyorlar ve bizim gözümüz alıştığı için barzolara bize çekici yada yakışıklı gelmeyen bunlara nimet 😂 Davranışlara gelince bu ilişkinin başlangıç evresinde daha belli 😂😂😂
İktidar israf ve şatafat sofrası kurmuş, hesabı da halka ödetiyor...
Bu yıl vatandaştan günde 19.7 milyar lira vergi alındı.
Devletin kesesinden her gün müteahhitlere 1.9 milyar, göçmenlere 61 milyon, faize 3.6 milyar, uçak sefasına 19.8 milyon lira gitti.
🗣️Sultanbeyli'de evini Suriyelilere kiraya veren bir ev sahibi:
"Evden çıkarken tüm muslukları sökmüşler, vanayı da açık bırakıp gitmişler. Tüm binayı su bastı."
Akp Milletvekilinin Gelini Sahte Diploma ile İzmit Belediyesine Bir Gecede Sözleşmeli Memur Yapılmış, Suç duyurusunda bulunulmuş ama hiçbir işlem yapılmamış.
Bu da bir şey mi !!!
Diplomasız Cumhurbaşkanı olan bile var..
@yirmiucderece 7 yaşındaki bir çocuk asla gitmez gönderilir bunu unutmayın!!! Aile sahip çıkacak çocuklarına. Çocuğuna güveniyorsun ama etraf bunca pislik nolucak ???
Türk doktorlarını bıktırmak ve gelecek mülteci doktorlara yer açmak için… Yıllar önce bir doktorun yazdığı bir yorum hep aklımda kaldı. Şöyle diyordu: ‘Şehir hastaneleri tıpkı Las Vegas gibi. İçine ilk girdiğinizde büyülenirsiniz. Ama orada yaşamaya başladığınızda, o büyülü ışıkların altında kumar ve fuhuştan başka bir şey olmadığını, çürümüşlüğü görürsünüz.’ Bizim şehir hastaneleri de aynı şekilde. Pırıl pırıl, ışıl ışıl… Ama kokuşmuşluğu ve çürümüşlüğü sadece içindekiler bilir.
Peki sonra ne mi oldu? İnsanlar sağlığını kaybetti. Kanser vakaları katbekat arttı. Hani diyorlar ya, ‘Kanser çevresel etkenlerden, sağlıksız beslenmeden arttı,’ diye; yalan söylüyorlar. Kanser vakalarının bu denli artmasının tek sebebi performans yasasıdır.
İşin en korkutucu yanı ise halkın bu durumdan memnun olmasıydı. Doktorların kendisiyle ne kadar ilgili olduğunu düşünüyor, tekrar tekrar kontrole çağrılmaktan hoşlanıyordu. Halka göre sağlık sistemi çağ atlamıştı! Ancak zamanla şu korkunç tablo ortaya çıktı: Doktora gitmezsem, tahlil yaptırmazsam yaşayamam; kolesterolüm sınırda, vitaminim sınırda diye gezen bir toplum oluştu.
Normal bir akciğer filminde aldığınız ışının 300 katını tomografide alırsınız. Eğer tomografi çektirdiyseniz, mecbur kalmadıkça 6 ay boyunca tekrar çektirmemeniz gerekir. Ancak hastane geliri artsın diye, her gittiği doktor hastalara tekrar tekrar tomografi çektirdi.
Beyoğlu'nda genç kızı taciz eden 2 şahsın savunması:
Yardım amaçlı yanaştık. Ne olur ne olmaz bayan sonuçta.
Alkolün etkisindeydim. Hanımefendiyi tutarken yere düştük. Dengemi kaybedince onu tuttum. Onca insanın içinde istismarda bulunacak değilim.
https://t.co/agz6IDM7lc
Şerefli Türk subaylarına hayat kadınlığı yapsın diye hakaret edeceksin öylemi aq iti seni bakalım nereye kaçacaksın ?
Twit silince silinmiş olmuyor aq iti @ilker_haliloglu
Yıllardır tanıdığım; ilaçlarımı, kronik rahatsızlıklarımı çok iyi bilen/takip eden aile hekimim bugün,
'Kusura bakma, ilaçlarını yazamayacağım çünkü artık kısıtlama getirildi' dedi.
Hatta bundan sonra mide koruyucu, ağrı kesici ve antibiyotik yazan aile hekimlerine yaptırım (ücret kesintisi) uygulanacağını da ekledi.
Yanından çıkıp biraz araştırınca:
Sağlık Bakanlığının bu yeni uygulama ile söz konusu ilaçların kullanımının azaltmasını hedeflediğini(!) okudum.
Tabi esas söylenmeyen gerekçeyide araştırdım ve bakın altından ne çıktı?
Bakınız:
SGK geri ödemesinde ki yükün azaltılması.
Çok net soracağım.
@saglikbakanligi sizin amacınız nedir?
Eğer SGK üzerindeki yükün ve -sözde- bu ilaçların olası yan etkilerinin azaltılmasını istiyorsanız:
(Fakülte, Devlet ve Özel farketmeksizin) başta Romatolog ve Cildiyecileri denetleyin.
Her önüne gelene, 1 aydır kaşıntısı olana, 2 aydır beli ağrıyana;
Yok Ankilozan Spondilit, yok Lupus, yok Sedef teşhisi koyarak tanesi 6 ile 15 bin ₺ arasında değişen ve ayda en az 2 defa kullanılan Anti-TNF (Humira, Enbrel, Cimzia, Verxant vs.) iğneleri yazan bu iki dalın SGK'ya yüklediği 1 aylık ilaç maliyeti,
Aile hekimlerinin 1 senelik yüklediği maliyetin en az 3 katıdır.
Bakın afaki konuşmuyorum.
Daha iki gün önce 4. Evre kalp Yetmezliği ve Kronik Zaturresi olan sevgili Annemi 30 yıldır çektiği Hidradenitis Suppurativa hastalığından dolayı meşhur bir Fakülte Hastanesindeki (ücret farkıyla) Profesöre götürdüm.
Annemi görür görmez,
"Tamam Verxant (akıllı iğne) başlayalım" dedi.
Ne bir tetkik, ne bir PPD testi, ne bir sual vs. hiçbir şey yok.
"Hocam bu iğne kalp yetmezliği ve kronik zatürre de önerilmiyor hatta ölümcül olabilir" deyince:
Hanımefendi bozuldu ve;
"Tamam o zaman madem çok araştırmışsın gidin öğrenciler kortizon iğne yapsın" diyerek kovdu adeta.
Abartısız söylüyorum kapıda bekleyen 10 kişiden 7'si bu iğneler için gelmişti ve kendi aralarında da yan etkilerinden konuşup değiştirmekten falan bahsediyorlardı.
Bu meşhur akıllı(!) iğneler (AbbVie, Novartis gibi) bir kaç devasa firmaya ait ve yıllık getirisi (sadece Avrupa'da) 15 milyar dolardan fazla.
Türkiye ise son yıllarda bu gelirin en az %15'ini tek başına karşılar hale geldi.
Sistem nasıl mı işliyor?
Doktorlar firmalar ile anlaşıyor.
Hasta başına (ve %80 gereksiz yazılan) bu iğneler üzerinden aylık 2x maaşı ceplerine koyuyorlar.
Tabi iğnelerin ağır yan etkileri (ölümcül kan hastalıkları, akciğer/cilt/lenfoma kanserleri vs.) kimsenin umrunda bile değil.
Peki tüm bunları nereden mi biliyorum?
3 yıl önce geçmeyen bel ağrısından dolayı yönlendirildiğim ve alanında Profesör olan bir Ramotolog daha muayene etmeden istediği emar, kan tetkikleri vesaireden sonra (ki daha emar ve gen sonucu çıkmamıştı)
"Tamam sen Ankilozan Spondilitsin, ama daha başındasın o yüzden emarda da çıkmaz. Şimdi sana bir iğneye başlayacağız" dedi ve Enbrel isminde bir iğne yazdı.
O zamanlar araştırmadığım için kabul edip bu iğneyi aldım tabi.
İlk dozu vurduktan sonra günden güne artan bir nefes darlığım başladı. 15 gün sonra gittiğim göğüs hastalıklarının istediği tomografi üzerine akciğerde toplam 8 adet nodül ve zatürre çıktı.
Doktor tüm bunların kullandığım iğnenin yan etkisi olduğunu ve iğneyi hemen bırakmam gerektiğini söyledi.
Demem o ki,
Aile hekimlerinin kutusu 200 TL olan mide koruyucu/ağrı kesici yazma yetkisini kısıtlayacağınıza,
Yaptıkları örtülü anlaşmalar ile senede milyarlarca TL'yi cebe indiren ve on binlerce insanı da yarının kanserleri haline getiren (dolayısıyla SGK'ya da yüksek maliyetler çıkaran) doktor ve firma ilişkilerini denetleyin!
Ayrıca,
Aile hekimlerinden bu ilaçları yazdıramayacak hastalar devlette randevu bulabilicek mi?
Hayır.
Peki bu hastalar nereye gitmek zorunda kalacak?
Tabiki önceki Sağlık Bakanının ihya ettiği, şimdikinin ise pek müdahale etmediği Özel Hastanelere.
Yani kısacası millet yine Sağlık Mafyalarına haracını vermek zorunda kalacak.
Şimdi tekrar soruyorum!
@saglikbakanligi sizin amacınız nedir?