İnsanı yalnızca sonuçlarıyla değil, sonuçlara götüren süreçleriyle anlamak gerekir. Çünkü
her davranışın ardında içsel olan çatışmalar, deneyimler ve mücadeleler vardır... Sürece odaklanmak empatiyi güçlendirir, anlayışı derinleştirir ve gerçek desteği mümkün kılar.
Yeni bir kuantum araştırmasına göre, zaman ileriye doğru hareket etmiyor, onun yerine “kendi üzerine“ katlanıyor.
Yani, şu anki eylemlerimiz geçmişimizi yeniden şekillendiriyor olabilir.
Yataktan hiç kalkasın yokken kalk. Hiç yürüyesin yokken yürü. Dans edesin yokken dans et. Kahvaltı edesin yokken domatese kekik ekle. Kimseyle konuşasın yokken birine içini dök. Hiç mecalin yokken bir hayalin o küçücük ilk adımını at. İyi günler ve iyi şeyler böyle oluşur
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum"
Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'nin şahane ilk cümlesidir bu.
Sadece aşk için geçerli değil. İnsanların çoğu bilmez o an'ı yaşarken. Ve her insanın, en bahtsız insanın bile ömründe bir kez hayatının fırsatı o şey karşısına çıkar. Çıkmıştır. Bazen bir fırsat, bazen bir imkân, bazen bir insandır o şey.
Ve insanların çok azı, "bütün ömrümün en'i olacak o şey"i yaşarken, onu sonsuza kadar kaybetmeden önce bunu idrak edecek o keşf bakışına sahiptir. Çoğusu o şey elinden öyle uçup gittikten sonra anlar:
"Evet, O'ymuş. Benim bütün ömrünce aradığım, ait olduğum, varlığımın yegâne ihtiyacı ve en büyük şansı O'ymuş." Sonrasında kederli bir pişmanlığın yasına dönüşür yaşamak.
Yaşlı ve bilge yaşamın biz insanlara öğrettiği en acı ve son derstir bu.
@evrebasak Hergün seni anıyorum ve güzel dileklerde bulunuyorum, bu bile bana yeterli gelmiyorken insanların kötü kalplerinden yoruldum 😞
Belirtmeden de geçemeyeceğim ki gözlerin çok güzel 🥹
@psk_gunes Onu soran kişi olgunlaşmamış, başka insanların ilgisi işe yaşayan, kalbinde aslında hiçbir zaman tam manasıyla birine yer olmayan, doyumsuz bir ruhtur.