📍Yine bir sabaha gözaltılarla uyandık!
Önce sanatçı dostumuz Levent Üzümcü attığı tweetler sebebiyle gözaltına alındı. Son tweeti: “Bu ülke çok liyakatsiz bir güruh tarafından, çok kötü yönetiliyor.”
Sonra da dostumuz Nasuh Mahruki attığı tweetler nedeniyle gözaltına alındı!
Bu olayı normalleştirmemeliyiz! İnsanlar sadece düşüncelerini ifade ettiği için gözaltına alınamaz!
Hep beraber söyleyelim: Levent Üzümcü ve Nasuh Mahruki için özgürlük!
Timur Soykan:
*Haluk Levent devasa kara para ağının içine girmiş
*Adam ifade vermek istiyor almıyorlar, belki ortağını açıklayacak
*Süleyman Soylu dediği an ifadeye ara veriyorlar, adam belli ki Akp içindeki çürümüşlüğü anlatacak
*CHP deseydi davul zurnayla ifadesi alınırdı
Şimdi taşlar yerine oturdu.
Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı ile anlaşarak oraya Deniz Göktaş'ı kurtarma tiyatrosuna gitmiş.
Sulh cezaya girmeden önce zorla görüşme yaptırılmış ki bunu ancak savcı isterse sağlayabilir. Savcının izin vermediği biri Göktaş ile görüşemez o arada.
Göktaş orada Kılıçdaroğlu'nu tersleyince "Adliyeden el ele kol kola çıkma" mizanseni yapılamayacağı anlaşılıyor ve Deniz Göktaş'ın tutuklanması artık mukadder oluyor.
Karşı karşıya olduğumuz "mekanizma" tahminimizden daha girift ve daha fazla müttefiki var.
Herkes “Deniz Göktaş tutuklandı” yazdı geçti. Ama kimse ifadede Deniz’e neler sorulduğunu, Deniz’in ne cevaplar verdiğini söylemedi. İşin trajikomik tarafı tam da burada!
📍Özellikle ifadede olan çok komik 2 soruyu sizler için özetledim:
1– “S*ktiğimin dalgıçları” diyerek haşema giyen kadınları mı aşağıladın?
Cevap: Söylemin tamamını incelerseniz, haşema ile denize giren insanlara karşı ön yargılı olan insanları eleştiriyorum!
'S*ktiğimin dalgıçları' diyerek seyirciyi ters köşeye düşürüyorum, söylemin başında seyirci benim haşema giyerek denize giren insanlar ile ilgili konuşacağımı sanıyor.
Ben konuyu dalgıçlara getirerek seyirciyi kendi ön yargısı ile yüzleştirerek eleştirel bir gösteri sergiliyorum!
2– “Canlı bombalardan korkuyorum ama en çok da oruç tutanlarından” söylemi ile ne kastettiniz?
Cevap: Canlı bombalar arasında oruç tutup tutmamak şeklinde ayrım olmasının sebebi; kelime oyunu amaçlıdır.
Ben oruç tutan insanlar uzun süre aç ve susuz kaldıkları için daha gergin olacaklarını düşünerek böyle bir şaka yaptım.”
— Düşünebiliyor musunuz bir komedyen, “neden şaka yaptın” diye suçlanarak şaka yaptığı için tutuklanarak cezaevine gönderildi!
Şaka yahu şaka!
🔴 Kemal Kılıçdaroğlu, “Turpla, şalgamla devlet idare edilmez, adalet ile idare edilir” sözleriyle tanınan Yozgatlı Abdullah Yaşar’ı CHP’den ihraç etti. (Saygı Öztürk)
Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Ankara Ankara olalı böyle hizmet görmedi. Ankara halkına layık görmedikleri hizmeti her fırsatta dış güçler diye kötüledikleri kişilere layık gördüler. Sera Kadıgil 1 dk'da özetlemiş her şeyi.
Deniz'in başarısını sade şuradan anlamak mümkün:
90 dakikalık bir stand-up gösterisi insanları bu kadar düşündürüyor, konuşturuyor ve polarize ediyorsa... Hater tayfa, komik bulmadığını ispatlamak için bin dereden su getiriyorsa bu gösteri amacına ulaşıp hatta aşmış demektir.
Öyle sikko sikko bıyık bırakarak milliyetçilik olmaz.
Gerçek milliyetçilik, işte böyle elde ettiğin başarılarla birlikte ülkenin kültürünü tüm dünyaya tanıtıp sevdirerek olur.
Soru: Veysi Uyanık'ı ihraç ettiniz mi?
Kılıçdaroğlu: Hayır, çünkü o itirafçı. Her şeyi söyledi. Gerçeği söyleyen, doğruları söyleyen bir insanı nasıl partiden atarsınız?
SICAĞI SICAĞINA...
(Sözcü TV'deki Kılıçdaroğlu mülakatı)
🔴 Sayın Kılıçdaroğlu'nun hiçbir yanıtı beni tatmin etmedi.
🔴 Aradan bunca zaman geçmesine rağmen, Türkiye tarihinin en büyük ve en önemli siyasi davaları olan İBB Davası ve hatta Merdan Yanardağ'ın yargılandığı "Casusluk Davası" iddianamelerini (en azından tamamen) okumadığını söyleyerek ağır bir ayıba imza attı.
🔴 Sadece okumamış olması bile, kabul edilemez bir ayıp sayılır. Hele hele Merdan Yanardağ'ı savunmak adına tek bir kelime bile etmemesi, tarihi bir ayıptır. Vicdana sığmaz bir vefasızlıktır.
🔴 İBB Davası sanıklarından emniyette ağır ve aşağılayıcı işkence gören kadına sahip çıkma şansı tanındığı halde, o toptan bile "kaçtı"
🔴 İnsanların "hüküm giyene kadar suçlu sayılamayacağı" ilkesini, yani masumiyet karinesini tamamen yok sayan sözleri, kendisi adına tarihi bir talihsizliktir.
🔴 Kurultay'ın toplanması ile ilgili yine "top çevirerek" herkesi aptal yerine koymuştur. "Yargıtay'a yapılar başvurular çekilirse (kendileri de başvurarak tedbirin kaldırılmasını isterse) kurultayın yapılabileceğini" söyledi. Ama bu konuda söz verip kendisini bağlamadı. "Arkadaşlar bakarlar, incelerler" diye lafı dolandırdı.
🔴 Erdoğan'ı bugüne kadar en ağır ve en çok ben eleştirdim" demesine rağmen, bu mülakat boyunca hiçbir somut ve belirgin eleştiride bulunmadı. Rejime, rejimin vicdansızlıklarına, sömürü ve baskılarına özellikle yargıya utanmazca müdahalesine, medyaya dönük tavrına yönelik tek bir kelime etmedi.