Bir evin huzuru bir günde bozulmuyor; bir bakışta, bir cümlede, ağırlaşan havada azar azar eksiliyor. Sonra herkes devam ediyor sanılıyor. Oysa bazıları, o duvarların arasında söylenmeyenleri ve çocukluğundan kalan o sessizliği ömür boyu içinde taşıyor...
Sabah 5’te, şehir henüz kendine gelmemişken sessizce çıkıp gitmek; telefonu kapatıp adımın hiçbir şey ifade etmediği bir şehre varmak istiyorum. kimsenin beni aramadığı, hiçbir sokağın geçmişimi bilmediği bir yerde, bir süre kendi hayatımın bile yabancısı olmak...