bu şirkete gireli nerdeyse bir buçuk yıl oldu bana kattıkları;
-boyun fıtığı
-bel kayması
-saçlarımın beyazlaması
-sinir hastalığı
-baş ağrısı
tek bir iyi yanı var Türkiye’nin en büyük 3. şirketi
sürekli et döner yemek istiyorum. 7 gün kahvaltı öğle akşam aklıma döner geliyor. pilav üstü mü, tombik mi, dürüm mü... 100 gram mı yoksa 150ye mi koşmalı... bir sıkıntı var kesin bu işte, bir çocukluk travmama falan iyi geliyor ama henüz çözemedim. sadece sevmekle açıklayamıyom.
pcosun tek caresinin unrealistically iyi beslenme ve spor olmasi beni mahvediyo, tip yetersiz ve butun yuk oldugu gibi kadina kaliyor dunya kadar ilaci ictigimizle kaliyoruz, rahimdeki kistten yorgunluga kadar yetersiz gelen bi tedavi olamaz ya feminist tip devrimi istiyorum
Doctor Who dizisinin Van Gogh’a yer verdiği, “Vincent and the Doctor” bölümü, 5 Haziran 2010 tarihinde yayımlanmıştır ve özellikle sanatseverler ve Van Gogh hayranları arasında büyük ilgi görmüştür.
Dizinin 5. sezonunun 10. bölümünde Doktor ve yol arkadaşı Amy Pond, Paris’te bir müzeyi ziyaret ederken Van Gogh’un ünlü bir tablosunda tuhaf bir yaratık fark ederler. Bunun üzerine 1890 yılına, Van Gogh’un yaşadığı Arles kasabasına giderler.
Orada, Van Gogh’un yalnızlık ve akıl sağlığıyla mücadele ettiği bir döneme tanık olurlar. Ayrıca kasabada insanlara saldıran görünmez bir yaratık olduğunu keşfederler.
Doktor ve Amy, Van Gogh ile birlikte bu yaratığı durdurmaya çalışır. Van Gogh’un yaratıcı dehası ve duygusal kırılganlığı bu süreçte önemli bir rol oynar. Bölümün en etkileyici sahnesi, Doktor ve Amy’nin Van Gogh’u kısa bir süreliğine modern zamana, Paris’teki bir Van Gogh sergisine götürmesidir. Van Gogh, eserlerinin ne kadar değer gördüğünü ve kendisinin sanat tarihindeki yerini öğrenince duygusal bir patlama yaşar.
hiçbir erkek cinnet geçirip askerde komutanını, evde babasını, iş yerinde patronunu öldürmüyor.
erkekler cezasız kalacakları için, kadınları öldürmeyi öğrendikleri için kadınları öldürüyorlar.