Haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanan İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet'in görevden uzaklaştırılması sebebiyle bugün belediye meclisinde gerçekleştirilen başkanvekili seçilen Lütfü Obuz kardeşimi tebrik ederim.
İçinden geçtiğimiz bu anti demokratik günlerde bile yüz yıllık demokrasi geleneğimizi çalıştırdık. İktidar partisi gibi birinin tek bir kişiyi işaret etmesi ile aday belirlemedik.
Yaşanan bu süreç sonrası herkes bilmelidir ki bizler tek adaylı seçimlerle değil, birilerinin işaret etmesi ile değil istişare ederek karar alıyoruz.
Dayanışmayla Başlıyoruz!
YENİ Parti'yi milletimiz kurdu, büyütecek olan da iktidar yapacak olan da milletimizdir.
Yeni nesil parti-millet dayanışmasıyla bağış kampanyamızı başlatıyoruz.
https://t.co/j7JSlJAsAT
#YeniDayanışma
“Kimse benden, kendimi kurtarmak için ailemin gözyaşları görüşme kabininde dururken, yoldaşlarımın gözyaşları genel merkezin bahçesinde dururken farklı bir tavır sergilememi beklemesin. “
İyi ki varsın Rıza Akpolat. Yol arkadaşın olmak onurdur abi.
Kendisi, partinin emekçi gençlerine saygı duymayan; il binalarında gençlere had bildirmeye çalışan bir isimdi. 38. Olağan Kurultay'da ise gençlik kotası nedeniyle liste dışında kaldı ve Parti Meclisi'ne giremedi. İlahi adalet tıkır tıkır işledi, görünen o ki işlemeye de devam edecek.
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!
Bugün hukukun değil, siyasi saiklerin gölgesinde verilmiş bir kararla ilçe başkanımız tutuklandı. Ancak bilinmesini isteriz ki; alınan hiçbir karar, ne hakikati değiştirebilir ne de mücadele azmimizi kırabilir.
İzmit İlçe başkanımız Gökhan Ercan’a olan güvenimiz tamdır. Hakkında somut hiçbir delil bulunmaksızın yürütülen bu sürecin er ya da geç hukuk önünde çökeceğine olan inancımızı koruyoruz.
İnanıyoruz ki gerçekler eninde sonunda ortaya çıkacak, adalet mutlaka yerini bulacaktır. O güne kadar omuz omuza, yan yana ve dimdik yürümeye devam edeceğiz.
Müslim Sarı, Kayyum anlayışıyla makama geldin, ömrünü bu partiye vermiş, onuruyla ayrılmış insanlara ahkam kesemezsin.
Dün adını bilen yoktu; bugün kendisine uzatılan mikrofonu siyasi ağırlık sanıyor. Bulunduğun koltuk sana kimsenin onuruna dil uzatma yetkisi vermez.
Bir kürsü görmekle kendini partinin sahibi, birkaç alkış duymakla da siyasi otorite sananlar önce aynaya bakmalı.
Emekle kazanılan saygınlık ile makamın gölgesinde edinilen görünürlük aynı şey değildir.
İnsanlara "AKP yandaşı" etiketi yapıştırmak acizliktir. Tarih, kimlerin onuruyla ayrıldığını da, kimlerin makamın gölgesine sığındığını da not eder.
Makamlar gelir geçer. Karakter ve siyasi duruş ise hafızalarda kalır.
Ve ayrıca evet, kayyum yönetimisin.
Annemin kucağında adım attığım, her kademesinde görev alma onurunu yaşadığım, siyasi terbiyesini ve mücadele ahlakını edindiğim Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmak elbette kolay değil.
Bir çift mavi gözün ışığında, altı oklu bayrağın gölgesinde siyaset yapmaktan her zaman gurur duydum. Bugüne kadar bu onuru taşımaktan asla pişman olmadım; bugün de değilim.
Ne var ki hepinizin de yakından takip ettiği süreçler, yalnızca şahsi bir karar vermeyi değil, vicdani bir muhasebe yapmayı da zorunlu kıldı. Demokrasinin yerine dayatmayı, örgüt iradesinin yerine masa başında kurulan hesapları, seçilmişlerin yerine atanmış anlayışını kabul etmem mümkün değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek sahibi ne koridorlar ne de hesap masalarıdır; gerçek sahibi örgüttür, emek verenlerdir, mücadele edenlerdir.
Bu ülkenin aydınlık yarınlarına olan inancımı da, Cumhuriyet değerlerine bağlılığımı da asla kaybetmedim. Siyaseti bırakmıyorum; aksine aynı umutla, aynı kararlılıkla ve aynı inançla yürümeye devam ediyorum.
Bugün yaşanan, bir vazgeçiş değil; baba ocağı bildiğimiz yuvaya, şartlar olgunlaştığında yeniden kavuşma umuduyla verilmiş hüzünlü bir vedadır.
Bizler kişiler için değil, ilkeler için siyaset yaptık. Makamlar gelip geçer, isimler değişir; ancak demokrasiye, örgüt iradesine ve Cumhuriyet'e bağlılık baki kalır.
Yeniden kavuşacağımız günlerin umuduyla…
Müfterilerin yalanlarına artık şaşırmayı bıraktık.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu’na atılan iftira herkesin seviyesini ortaya koyuyor.
Milletimizin iradesini yenemeyeceksiniz!
Senden utanmayı geçtim. Senin için verdiğim emeklere pişman olmayı da geride bıraktım. Bugün hissettiğim tek şey, dümdüz nefret.
Bunu herhangi bir siyasi kimliğin arkasına sığınarak değil, bu ülkenin geleceğine inanan bir genç olarak söylüyorum, senden gerçekten nefret ediyorum.
Soru: Çankaya Belediye Başkanlığı’na operasyon düzenlendi. Sizden bir açıklama olmadı. Neden sessiz kaldınız?
Kılıçdaroğlu: Kuşkularım vardı…
Soru: ne gibi?
Kılıçdaroğlu: Ayrıntıya girmeyeyim. Belediye başkanlarımız gidecekler yargıda kendilerini savunacaklar… Beraat edecekler. Ben de onları kucaklayacağım
Mizahı suç sayan, eleştiriye tahammülü kalmamış köhnemiş anlayış; bir hukuksuzluğa daha imza attı ve Deniz Göktaş tutuklandı.
Sabah saatlerinden bu yana Çağlayan'dayız.
Ne yazık ki ifade özgürlüğü ve hukuk, bir kez daha ayaklar altına alındı.
Deniz Göktaş'ın bir suçu varsa o da bu iktidarın otoriter dayatmalarına boyun eğmemiş olmasıdır.
Deniz Göktaş'ı ve ifade özgürlüğünü sonuna dek savunmaya devam edeceğiz.
Seçilmiş iradeyi, sarayın gölgesinde alınan talimatlarla yok sayamazsınız.
Erdem Kara seçilmiş İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanıdır.
Gençlik örgütleri bu partinin vicdanı ve öz gücüdür. Talimata değil, örgütün iradesine bağlıdır. Baskıya boyun eğmez, iradesinden vazgeçmez.