MÜTHİŞ👏👏👏
BENIM BELEDIYE BAŞKANLIĞI DÖNEMINDE BU GÖSTERI OLSAYDI KESIN TÜRKIYE’YE GETIRIR ANKARALI’YA SEYRETTIRIRDIM...
ANKARA’YA PEK ÇOK KEZ SİRK GETIRDIM…
Omuz silktiğiniz her nokta ya da düşünce aslında SİZE AÇILAN bir KAPI gibidir. Farkında olmadan bu noktayı kendi kendinize kapatıyorsunuz!!!. "Leyselil insâne illâ mâsiâ"
RasûlAllâh Efendimiz (s.a.v)şöyle buyuruyor;
Paslanan her şeyin bir cilası vardır. Kalbin cilası ise Allâh'ı zikretmektir.İnsanı Allâh'ın azabından, zikirden başka kurtaracak bir şey yoktur.
(Beyhakî, ed-De'avâtü'l-Kebîr, 1/80)
Ünlü Bilim insanı Michio Kaku nun bu yeni açıklamasını @AhmedHulusi 63 senedir farklı zamanlarda defalarca açıklamıştır..
Örneğin:
İster inan ister inanma... İster kavra ister kavrama! İşte mutlak bilimsel gerçek!
Hayal dünyanda yaşıyorsun!
Görüyorum dediğin; algıladığın her şey, beyninin içinde oluşan bir (3D değil) çoklu D holografik dünyan!
Beyne gelen beş duyuya dayalı veya beş duyu ötesi tüm elektromanyetik dalgalar, bu organ tarafından veritabanına göre değerlendirilerek, beyninin içindeki holografik çok boyutlu görüntü hâlinde dünyanı (kozanı-cocoon) oluşturuyor! Yani dış dünyada değil, beyninin içinde oluşan hayal dünyanda yaşıyorsun, kim olursan ol!
***
Eski ermişlerden biri şu cümleyi kurmuş:
“HER ŞEY, HAYAL İÇİNDE HAYAL İÇİNDE HAYAL!”
Şimdi biz yukarıdaki cümlede yer alan ilk “HAYAL”e açıklık getirmeye çalışalım; sonra da biraz tatile çıkalım herkesten uzak!
Efendim öncelikle şunu belirteyim ki, aşağıda linkini koyduğum çok yıllar önce açıkladığım beyinin ORİJİNİ konusunu anlamayanlar, bugün de anlatacaklarımı anlayamayacaklar!
HÜCRE-DNA-BİLGİ boyutlarında dolaşarak beyinin sırrını çözmeye çalışanlar, bu labirentten asla çıkamazlar ve bir kısım soruların cevaplarına ulaşamazlar!
Her neyse! Biz gelelim konumumuza…
3D algıladığımız evrenin ve kendimizin, hakikati 2 boyutlu mu?
Beyinimiz bizi kandırıyor mu? 2D BİR EVRENDE Mİ YAŞIYORUZ?
HELE HELE…
YA GERÇEKTE, İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ EVREN/EVRENİMİZ 2D DE DEĞİLSE!!!
Beyinimizin yarattığı, 3D algısıyla/zannıyla içinde yaşadığımız dünyamızda, madde-mekan-zaman var diye yaşarken…
Biraz bilim, fikir, düşünce derken, maddenin gerçekte VAR OLMADIĞINI, 2D bir evrende yaşamakta olduğumuzu BİLİMSEL DÜŞÜNENLER farketti! Ve denildi ki…
2D deki bilgi/enformasyonun YARATTIĞI 3D HOLOGRAM/SİMÜLASYON/HAYAL DÜNYAMIZDA YAŞAMAKTAYIZ !
ÖYLE İSE, şimdi, CAN ALICI şu soruyu gündeme getirelim!
ZAMAN VE MEKAN KAVRAMLARI, KUANTUM BEYİNİMİZDE, 2D DATA/BİLGİ KAYNAKLI OLARAK AÇIĞA ÇIKIYORSA;
2D Evrende MEKAN VE ZAMAN DA OLMADIĞINA GÖRE;
HALÂ 2D BİR EVRENDEN, BOYUTTAN SÖZ EDİLEBİLİR Mİ!?
2D SANDIĞIMIZ DATA/WAVE/BİLGİ/ENFORMASYON ORİJİN, ZAMANSIZLIK VE MEKANSIZLIK GERÇEĞİYLE BİRLİKTE DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, HALÂ YERİNDE KALABİLİR Mİ?
Yoksa buradan da otomatikman TEK D BOYUTUNA MI düşmekteyiz?
Evet… EVREN ADIYLA DÜŞÜNÜP, GÖRÜYORMUŞÇASINA HAYALİNİ YAŞADIĞIMIZIN, HAKİKATİ,
NE 3D DİR NE DE 2D ! O YALNIZCA TEK D DİR!
Ve biz, günümüzde buna işaret için KUANTUM BOYUT/KUANTUM POTANSİYEL dedik!
KUANTUM BOYUT dedik; çünkü öyle bir TEKİLLİK Kİ, ALGILANAN DÜŞÜNÜLEN HER ŞEYİN KAYNAĞI VE OLUŞTUĞU BOYUT!
KUANTUM POTANSİYEL dedik; çünkü öyle bir POTANSİYEL Kİ, HERAN (bize göre), VEYA GERÇEĞİ İLE TEK “AN” İÇİNDE SONSUZ SINIRSIZ ALGILANANLARI YARATAN, EVREN İÇRE EVRENLERİ YARATAN MUHTEŞEM POTANSİYEL/KUDRET !
Ve O’nun HAYALİ !
İLK “HAYAL”!
“HAYAL İÇİNDE HAYAL İÇİNDE HAYAL” !
@AhmedHulusi
Bazı videoları:
2014
Beynindeki Hologram Dünyan
https://t.co/iZICGjDzr1
2016
Beyindeki Evren Gerçeği
https://t.co/nT5HQLslgO
2017
Yaratan Sende
https://t.co/DdTdoHdeEK
2017
Bedenler Yaratan Beyin
https://t.co/DdYF0zjv8H
Ünlü Bilim insanı Michio Kaku nun bu yeni açıklamasını @AhmedHulusi 63 senedir farklı zamanlarda defalarca açıklamıştır..
Örneğin:
İster inan ister inanma... İster kavra ister kavrama! İşte mutlak bilimsel gerçek!
Hayal dünyanda yaşıyorsun!
Görüyorum dediğin; algıladığın her şey, beyninin içinde oluşan bir (3D değil) çoklu D holografik dünyan!
Beyne gelen beş duyuya dayalı veya beş duyu ötesi tüm elektromanyetik dalgalar, bu organ tarafından veritabanına göre değerlendirilerek, beyninin içindeki holografik çok boyutlu görüntü hâlinde dünyanı (kozanı-cocoon) oluşturuyor! Yani dış dünyada değil, beyninin içinde oluşan hayal dünyanda yaşıyorsun, kim olursan ol!
***
Eski ermişlerden biri şu cümleyi kurmuş:
“HER ŞEY, HAYAL İÇİNDE HAYAL İÇİNDE HAYAL!”
Şimdi biz yukarıdaki cümlede yer alan ilk “HAYAL”e açıklık getirmeye çalışalım; sonra da biraz tatile çıkalım herkesten uzak!
Efendim öncelikle şunu belirteyim ki, aşağıda linkini koyduğum çok yıllar önce açıkladığım beyinin ORİJİNİ konusunu anlamayanlar, bugün de anlatacaklarımı anlayamayacaklar!
HÜCRE-DNA-BİLGİ boyutlarında dolaşarak beyinin sırrını çözmeye çalışanlar, bu labirentten asla çıkamazlar ve bir kısım soruların cevaplarına ulaşamazlar!
Her neyse! Biz gelelim konumumuza…
3D algıladığımız evrenin ve kendimizin, hakikati 2 boyutlu mu?
Beyinimiz bizi kandırıyor mu? 2D BİR EVRENDE Mİ YAŞIYORUZ?
HELE HELE…
YA GERÇEKTE, İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ EVREN/EVRENİMİZ 2D DE DEĞİLSE!!!
Beyinimizin yarattığı, 3D algısıyla/zannıyla içinde yaşadığımız dünyamızda, madde-mekan-zaman var diye yaşarken…
Biraz bilim, fikir, düşünce derken, maddenin gerçekte VAR OLMADIĞINI, 2D bir evrende yaşamakta olduğumuzu BİLİMSEL DÜŞÜNENLER farketti! Ve denildi ki…
2D deki bilgi/enformasyonun YARATTIĞI 3D HOLOGRAM/SİMÜLASYON/HAYAL DÜNYAMIZDA YAŞAMAKTAYIZ !
ÖYLE İSE, şimdi, CAN ALICI şu soruyu gündeme getirelim!
ZAMAN VE MEKAN KAVRAMLARI, KUANTUM BEYİNİMİZDE, 2D DATA/BİLGİ KAYNAKLI OLARAK AÇIĞA ÇIKIYORSA;
2D Evrende MEKAN VE ZAMAN DA OLMADIĞINA GÖRE;
HALÂ 2D BİR EVRENDEN, BOYUTTAN SÖZ EDİLEBİLİR Mİ!?
2D SANDIĞIMIZ DATA/WAVE/BİLGİ/ENFORMASYON ORİJİN, ZAMANSIZLIK VE MEKANSIZLIK GERÇEĞİYLE BİRLİKTE DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, HALÂ YERİNDE KALABİLİR Mİ?
Yoksa buradan da otomatikman TEK D BOYUTUNA MI düşmekteyiz?
Evet… EVREN ADIYLA DÜŞÜNÜP, GÖRÜYORMUŞÇASINA HAYALİNİ YAŞADIĞIMIZIN, HAKİKATİ,
NE 3D DİR NE DE 2D ! O YALNIZCA TEK D DİR!
Ve biz, günümüzde buna işaret için KUANTUM BOYUT/KUANTUM POTANSİYEL dedik!
KUANTUM BOYUT dedik; çünkü öyle bir TEKİLLİK Kİ, ALGILANAN DÜŞÜNÜLEN HER ŞEYİN KAYNAĞI VE OLUŞTUĞU BOYUT!
KUANTUM POTANSİYEL dedik; çünkü öyle bir POTANSİYEL Kİ, HERAN (bize göre), VEYA GERÇEĞİ İLE TEK “AN” İÇİNDE SONSUZ SINIRSIZ ALGILANANLARI YARATAN, EVREN İÇRE EVRENLERİ YARATAN MUHTEŞEM POTANSİYEL/KUDRET !
Ve O’nun HAYALİ !
İLK “HAYAL”!
“HAYAL İÇİNDE HAYAL İÇİNDE HAYAL” !
@AhmedHulusi
Bazı videoları:
2014
Beynindeki Hologram Dünyan
https://t.co/iZICGjDzr1
2016
Beyindeki Evren Gerçeği
https://t.co/nT5HQLslgO
2017
Yaratan Sende
https://t.co/DdTdoHdeEK
2017
Bedenler Yaratan Beyin
https://t.co/DdYF0zjv8H
Bugün Bilim, @AhmedHulusi nin 63 yıldır "Dua" ve "Tecelli" mekanizmasıyla anlattığı gerçeği, bugün matematiksel ve enerjisel olarak yeni yeni itiraf etmektedir ve“kuantum tezahür”diye anlattığı şeyi, @AhmedHulusi yıllar öncesinden sistemini çok daha derin bir dille açıklamıştır:
⬇️⬇️⬇️
Kuantum beyin dediğimiz alan aynıyla kuantum potansiyeldir ve o potansiyeldeki ilmin farkedilir alanda yaşanmasının adıdır.
Evrensel öz her zerrede (dolayısıyla beyinde de) tam olarak mevcuttur. Bu yüzden beyin "dışarıdan" bir şey çekmek yerine, kendi özündeki bu sınırsız datayı "zoomlayarak" bilince yansıtır.
Beyin, Esmâ mertebesi denilen ilahi isimlerin tüm özelliklerini (datayı) potansiyel olarak barındırır.
"Dua" yönlendirilmiş beyin dalgalarıdır!
"Dua" özünüzdeki Allâh Esmâ'sından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır!.. Yani, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allâh'tan çıkan istektir!
DUA, insanın varlığındaki ilâhî gücün ortaya çıkartılması tekniğinden başka bir şey değildir!..Bu yüzdendir ki; insan, tam bir konsantrasyon ile DUA edebildiği anda, pek çok imkânsızmış gibi görünen şeyin gerçekleştiğini fark edebilir.Bu yüzdendir ki, insanın en güçlü silahı DUA’dır."
"Gökte ve ötende sandığın TANRI'nı terket; sonsuz - sınırsız ALLÂH'a yönel; O'nun, her noktada ve zerrede mevcut olduğunu farket; ve O'nu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.. Sonra iste O'ndan, ne istersen!.."
Evrenin oluşumu, Allah tasavvurunun, ilim boyutunun enerjiye ve kuantsal yapıya dönüşümüyle meydana geldiği gibi; insanın bütün istek ve arzuları dahi, bilincin ilim boyutundan kaynaklanan istek ve arzularının beynin yönlendirilmiş dalgalarıyla yoğunlaşması suretiyle meydana gelir.
Duanın tesirini kesen en önemli güç, gene kişinin kendisinde olan vesvese, vehimdir. Kişide vehim, vesvese ne kadar gerilemişse duası o kadar kesin bir şekilde hızla meydana gelir.
@AhmedHulusi
Tavsiye Ettiğim bazı videoları:
Beyin ve Dua
https://t.co/sTZ6bMGvtQ
Beynin Sırları
https://t.co/EtaZIvjoDR
Beyin Çalışma Sistemi ve Kuantum Potansiyel..
https://t.co/qLG9PivgdY
Her noktada dilediği fiili yaratanın, SİZİN KULUNUZ OLUP İSTEDİĞİNİZ GİBİ AÇIĞA ÇIKMASINI İSTEMEKTEN DAHA BÜYÜK GAFLET YOKTUR!
Bunun Dindeki tanımı da “ŞİRK”tir!
Teslim olup selamet bulmak varken;
Daha kullandığını sandığın bedeninin, bir organının dahi nasıl çalıştığının farkında değilken; muhataplarında Allah’ın neyi niye yaptığını bilmeden, ALLAH’ı YARGILAMAK size yalnızca azap olarak döner!
“NE YANA BAKSAN BENİ GÖRÜRSÜN” uyarısında bulunan ile kavga hüsrandan başka bir şey yaşatmaz!
Senden hangi istek açığa çıkarsa çıksın, sonuçta ALLAH DİLEDİĞİNİ YAPAR!
Merhamet et kendine, yakma kendini!
YANIYORSAN DA;
ALLAH’IN
UMURUNDA MI !
Ders almayan ders olur!
AH
"İSMİ" Allah olanı "insanca” düşünerek, onu gökte veya ötemizde bir "tanrı” olarak düşündüğümüz gibi;
Kurân'daki metaforları da insanca düşünmemiz yüzünden çözemiyerek;
Din ismiyle işaret edilen "sünnetullahı" yani yaşam ve varoluş sisteminide kavrayamıyoruz!
Aklınızı kullanın
AHMED HULÛSİ
'Hakikatindeki kudret ve ilimden uzak yaşamak gerçek cehennem yaşamıdır. Kabullerinden ve onlardan kaynaklanan duygularından meydana gelen yanmaların ise izafi/göresel cehennemindir. İzafi cehennemin yanışının sonu vardır ancak gerçek cehennemi yanışın sonu yoktur.'
AH
KİTABULLAH ayetleri, “seni sana yaklaştırmak” için; diğer ayetler de seni ARINDIRMAK için var. Aslında “Allah var, o ŞUURla yaşayan varlıklar var. Başka da hiçbir şey yok.”
O MY RABB; don't keep me occupied with the trouble of YOU I, keep me occupied with YOURSELF!
Ya RABBİ; beni SEN BEN derdiyle meşgul etme, KENDİNLE meşgul et!