Mali Müşavir / Certified Public Accountant(CPA) / Ekonomi Hukuku Bilim Uzmanı / İZMİR Aydınlık yolu herkes bulur, mesele karanlık yolda ışık aramak...
Mali müşavir bazen kendi mesleğini en çok kendi ucuzlatıyor.
Asgari ücret tarifesinin altında iş almak, “yeter ki müşteri gelsin” diye her işi kabul etmek, tahsilat yapmadan aylarca dosya taşımak bugün sadece bir meslektaşı değil, bütün mesleği aşağı çekiyor.
Haksız rekabetle mücadele sadece odaların görevi değil. Her mali müşavir kendi fiyatına, emeğine ve mesleki sınırına sahip çıkmadıkça bu döngü kırılmaz. Ucuz iş almak kısa vadede müşteri kazandırır ama uzun vadede mesleğin saygınlığını kaybettirir.
7440 yapılandırması borçları ödenebilir hale getirmişti. Faizin faizini ödemek yerine, esnaf ve vatandaş nefes alabilmişti.
Bugün de ihtiyaç duyulan şey yeni yükler değil; 7440 benzeri yapılandırma, matrah artırımı ve faiz yükünün kaldırılmasıdır.
Esnafı yaşatmak, üretimi ve istihdamı yaşatmaktır.
#EsnafıDeğilFaiziSilin
#VergiSGKYapılandırma
#7440Yapılandırma
#MatrahArtırımı
@oktay_saral@mucahitaltunok
Seçilmiş ve Mazbatalı CHP Genel Başkanı Özgür Özel öyle cümleler kurdu ki şu anda tüm havuz medyası dumura uğramış bir şekilde bu sözleri tartışıyor:
“— Ben çocukluğumdan beri, on yaşımdan beri hiçbir arkadaşımı satmadım!
— Ekrem’i satmak bir arkadaşı satmak değil, Ekrem İmamoğlu‘nu satmak Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
— Mansur Bey’i hedefe koyarlarsa, Mansur Bey’i satmak da Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
— Yani AK Parti’ye karşı kazanabilecek kimi yalnız bırakırsak bu Türkiye’nin geleceğini satmaktır!”
Yandaşlar şu anda harıl harıl bu cümleleri tartışıyorlar! Çünkü Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu ile anlaşacağını ve Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünüyorlardı.
Dik duran ve arkadaşlarını satmayan Özgür Özel, sana helal olsun! @eczozgurozel
🚨SON DAKİKA | Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu destekçisi milletvekili İlhan Kesici, “Cumhurbaşkanı adaylığına hazırım” demiş.
Baktım tam 77 yaşında. 5 sene daha yaşayıp yaşamayacağı Allahu alem!
Baktım tam 6. dönemdir milletvekili. Yani yaklaşık 30 yıldır milletvekili!
Bu canlının dünyaya, insanlığa, vatana, milleti tek bir faydalı işini gören oldu mu?
Biz ölene kadar bu isimleri ve torunlarını mı yedirip içirmek zorundayız? Yeter artık ya yeter!
Her zaman diyorum, daha gür söyleyeceğim: 65 yaşından sonra siyaset YASAKLANMALI!
Çin’de, dünyanın en uzun köprüsü olan Jiaozhau Köprüsü'nden geçen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz:
Jiaozhau Köprüsü:
-Uzunluğu tam 42.5 km.
-Maliyeti 1.5 milyar dolar.
-Devlet tarafından yapılmış.
Osmangazi köprüsü:
-Uzunluğu 2.9 km.
-Hazineye maliyeti
12.5 milyar dolar! (O da şimdilik)
-Yap İşlet Devret modeliyle yapıldı.
Peki nasıl oluyorda Çin; Osmangazi Köprüsü’nün 15 katı büyüklüğündeki bir köprüyü, Osmangazi’nin 10’da biri fiyatına mal ediyor!
Biri çıkıp bu hesabı bu millete anlatabilir mi?"
Eczacı haddini aştı..
KK gibi kokmaz bulaşmaz sandılar Onun gibi olur sandılar
İnsanları sokağa çıkarmaz, meydanları doldurmaz sandılar
Normalleşme masallarıyla etkisiz hale getiririz sandılar
İktidarın istediği muhalefet olur sandılar
İstediğimiz kalıba sokarız sandılar
Ama hesap tutmadı...
Adam şifa oldu umutsuzluğa...
Adam umut oldu karanlığa...
Adam milyonların sesine ses kattı...
Eğilmiyor, bükülmüyor, geri adım atmıyor...
On binlerle başladı, yüz binlere ulaştı, milyonlarla kucaklaştı...
Ve her geçen gün büyüyen bir umuda dönüştü.
“Bu eczacı haddini aştı!”
Halkın umuduna sahip çıkmaksa haddini aşmak,
Adaletsizliğe karşı susmamaksa haddini aşmak,
Meydanları umutla doldurmaksa haddini aşmak,
Bu eczacı gerçekten haddini aştı.
Çünkü bazı insanlar makamla büyür...
Bazıları ise milyonların yüreğinde umut olarak.
❤️🇹🇷❤️
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
(ALINTÍ)
Perşembe darbe yaptılar, pazar polis bastı, yağmurda meclise yürüdü, toma’ya çıktı.
Salı İzmir'e geldi. Meydanı kapattılar. Saldırdılar. Halkı arkasına aldı yürüdü konuştu.
Sonra memleketi Manisa’ya gitti tekrar konuştu.
Perşembe sabah amcasını gömdü. Öğleden sonra Buca'da cezaevi ziyareti yaptı.
Cuma İstanbul'a gitti. Silivri'de İmamoğlu'nu ziyaret etti.
Bugün ankara’da milletle bayramlasti. Elektrik kesildi. jenaratörü bağlatıp, sağ salim miting bitirdi. Mansur Yavaş'la kolkola, 100 bin kişiyle Anıtkabir'e yürüdü.
Yürüyedur Özgür başkan arkandayız..✊
📣 Fatih Altaylı:
⭕Zannediyorsunuz ki, CHP’nin bölünmesi Kılıçdaroğlu’nu üzecek.
⭕Hayır, tam aksine istediği bu.
⭕CHP ne kadar zayıf, Kılıçdaroğlu o kadar mutlu.
⭕Bölünmeyi istemeyen ve mabadına güvenen bir Kılıçdaroğlu hemen kurultay yapar ve bunu da ilk gün açıklardı.
⭕Onun istediği güçlü bir CHP değil.
⭕Makam koltuğu, makam otomobili, makam odası, sekreterya, harcırah, yalaka bir ekiple dolaşmak, ayağını asfalta basmamak ve CHP’den bir cumhurbaşkanı çıkmamasını sağlamak.
⭕Bütün niyeti, arzusu, isteği bu.
⭕Bunu başarabilir mi!
⭕Elhak başarır.
⭕CHP’den birkaç puan koparsa, CHP’nin güçlü bir başkan adayı çıkarmasını engellese ona yeter.
⭕Muhtemelen Damat Ferit Paşa bu kişinin yanında “vatanperver” ve “kişilikli” kalırdı.
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Gün gelir.
Çivisi çıkar dünyanın.
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur.
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır.
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur.
Ümit Özdağ, ölmeden görmek istediği şeyleri sıraladı:
• İstanbul Havalimanı’nın tekrar Atatürk Havalimanı olduğunu.
• Kuleli Lisesi’nin açıldığını.
• Deniz Kisesi’nin açıldığını.
• GATA’nın açıldığını.
• Suriyeli ve Afganların döndüğünü.
• Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulduğunu.
• Öğrencilerin tek kişilik odalarda kaldığını.
• Bursla zorlanmadan 1 ayı geçirebildiklerini.
• Tiyatro ve sinemaya gidebildiklerini.
📣Fatih Altaylı: (Kemal Kılıçdaroğlu)
⭕️ “Çok merak ediyorum. 80’ine merdiven dayamış, hepsini kaybetse de 13 seçime girmiş bir adamın bir tane bile dostu olmaz mı?
⭕️Belli ki yokmuş. Olsaydı, ‘Tarihe böyle bir leke ile mi geçmek istiyorsun?’ demez miydi?
⭕️Şimdi ben bunları yazıyorum diye çevresindeki iktidar destekli yalaka taifesi bana tüm güçleri ile saldıracaklar.
⭕️Umurumda değil.
⭕️Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun yıllar destekledim. Doğru yaptım, yanlış yaptım. Bilemem.
⭕️Bir kaset skandalı sonrası boşalan CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturması için destekledim.
⭕️Olsa olsa siyasal İslamcı bir partinin cumhurbaşkanı adayı olabilecek Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptığında içimizden çok kızsak da, “Tıpış tıpış vereceksiniz” cümlesini hakaret gibi algılasak da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” saçmalığı konusunda basın danışmanı Özlem Gürses’i uyarsak da destekledik.
⭕️Muharrem İnce’yi aday gösterdikten sonra yapayalnız bıraktığını, parti olarak arkasında durmadığını, sanki parti içindeki bir genel başkan adayından kurtulmak için aday gösterdiğini hissetsek de destekledik.
⭕️Altılı Masa’yı kurduğunda da “çoğulcu bir yaklaşım” diye onay verdik ama parti içindeki kimileri cumhurbaşkanı adayı olması için goygoya başladığı zaman olacakları hissederek Mayıs 2022’de ve Eylül 2022’de kendisini iki kez uyardım. “Sakın aday olmayın.
⭕️Kaybedersiniz” dedim.
⭕️İkinci uyarımdan sonra kendisinin ağır hakaretlerine maruz kaldım.
⭕️O seçimi de 13. seçim olarak kaybetti ve CHP içinde haklı olarak bir muhalefet çıktı, “Yeter artık” dedi.
⭕️O gün bugündür o koltuğa yeniden dönmek, 80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor.
⭕️Durmuyor, utanmıyor, bununla ilgili yaptığı paylaşımın altına yazılan on binlerce eleştirel yorumu bile okumuyor.
⭕️Dostu, arkadaşı, düşüneni, seveni yok görüyoruz. Yanındaki güruhun büyük bölümü, onu rezil etme pahasına partide güç ve imkan kazanmak, bunu da avantaya tahvil etmek isteyen bir grup asalak, dostu falan değil.
⭕️Ama yine de birisi söylesin kendisine.”
Ziraat Bankası Emekli Şube Müdürü Ramazan Şentürk'ün Rahşan Ecevit'in Vefatı Sonrası Paylaştığı Mesaj:
"1994 yılında T.C. Ziraat bankası Eceabat/Çanakkale şubesinde çalışırken Gelibolu yarımadasında yani Şehitlik'te Türkiye'nin en büyük orman yangını olmuştu. O orman yangını için şubemizde bir yardım hesabı açıldı.
Bu hesaba Rahşan ve Bülent Ecevit adlarına 125.000 Lira para yardımı geldi. Daha sonra duyduk ki, Marmaris ya da Bodrum taraflarında bir arsaları varmış satıp bedelini yardım olarak göndermişler.
Bunu şunun için yazıyorum, ülkeyi dış güçlere peşkeş çeken , Harun gibi gelip Karun gibi giden liderlere inat; bu dünyaya vatanını seven, halkının refahını düşünen, dini-imanı para, mal-mülk olmayan dürüst liderler de bizim ülkemizde vardı.
Özlemle ve saygıyla.
Ruhları şad olsun.
Işıklar içinde uyusunlar
Tasarruf ederek zengin olunmuyor kardeşim.
Gerçek zenginlik, her kuruşu biriktirmekle gelmez.
Bol para kazanmakla gelir.
Matematiği de basit alsında:
Ayda 20.000 TL giderin varsa, harcamalarını yarıya indirmek sana ayda en fazla 10.000 TL kazandırır.
Tasarrufla elde edebileceklerinin matematiksel bir sınırı var anlayacağın.
Ama gelirini iki katına çıkarmak, üç katına çıkarmak ve hatta on katına çıkarmak mümkün.
Burada tavan yok.
Kazanabileceğin para tamamen senin becerilerine, senin çalışmana, senin yaratıcılığına kalmış.
Bu yüzden çok para kazandıracak kariyerlerin, yüksek değerli yeteneklerin, cesur girişimlerin ve doğru yatırımların peşinden koşmalısın.
Hayatını cimriliklere değil büyümeye adamalısın.
Hayatını üç beş kuruşun peşinde cimrilik yaparak tüketme. O yol insanı küçültür, daraltır, potansiyelini öldürür.
Tutumlu olmak başka, cimrilik başkadır.
Tutumlu olmak akıllıca davranmaktır.
Gereksiz israf etmemek, kaynaklarını verimli kullanmak, her harcamanın bir mantığı olmasını istemektir.
Cimrilik ise hayattan vazgeçmektir.
Kaliteden, deneyimden, büyümeden feragat etmektir. Prestijden, konfordan, hatta bazen kapı açan küçük lükslerden kaçınmaktır.
Ve bir de kıtlık hissi meselesi var...
Harvard araştırmacıları Sendhil Mullainathan ve Eldar Shafir'in "Scarcity" kitabındaki bulgu net:
Sürekli kıtlık hissiyle yaşamak bilişsel kapasiteni fiziksel olarak düşürüyor.
Bir çalışmada, para sıkıntısı olan insanların IQ'sunun tam bir gecelik uykusuz kalmışlık kadar düştüğü ölçüldü.
Yani üç kuruşun hesabını yapa yapa, seni zengin edecek fırsatları görecek kafayı ve hayata geçirecek enerjiyi kaybediyorsun.
Kıtlık zihniyeti sana ne yapar?
Seni "ya yeterince param olmazsa?" korkusuyla yaşatır.
Risk almaktan alıkoyar.
Kazandığını değil, kaybetmediğini zafer sayan birine dönüştürür.
Zihnin darbeleri önceden hesaplamakla meşgulken, esas büyük oyunu oynayamaz.
Bolluk zihniyeti ise farklıdır.
Parayı bir araç olarak görür, bir tehdit olarak değil.
"Nasıl harcamam?" sorusu yerine "Nasıl daha fazla yaratırım?" sorusunu sorar.
Para akışını boğulacak bir nehir değil, döndükçe büyüyen bir çark olarak algılar.
Para akmalıdır.
Para su gibidir. Duran su bozulur, akan su besler.
Bırak aksın. Kazansın, dönsün, yatırım olsun, başkalarına da yararı dokunsun.
Akan para ekonomiyi büyütür, yeni fırsatlar yaratır, toplam değeri yukarı taşır. Hem sen kazanırsın, hem etrafındakiler.
Garson bahşişinden, iyi bir danışmanın ücretinden, çalışanının maaşından, güzel bir yemeğin hesabından, harika bir tatilin bedelinden, değer verdiğin insanın doğum günü hediyesinden kaçmaya başladığın anda sadece para kaybetmiyorsun.
İlişki kaybediyorsun.
İtibar kaybediyorsun.
Motivasyon kaybediyorsun.
Belki de sana bir fırsatı sunacak olan insanın zihnindeki yerini kaybediyorsun.
Her sabah şu soruyla uyanan adam hiçbir yere gidemez:
"Bugün harcamalarımı nasıl azaltırım?"
Doğru soru şudur:
"Bugün kazanma kapasitemi nasıl büyütürüm?"
Bir saatini 100 TL'lik bir indirimi aramakla geçirirsen, o saatin gerçek maliyeti 100 TL değildir — kaçırdığın o saatte öğrenebileceğin yeni yetenek, tanışabileceğin yeni insan, fark edebileceğin yeni fırsattır.
En değerli varlığını — yani zamanını ve enerjini — en ucuz meşgalede harcamış olursun.
Zengin insanların sırrı cimri olmak değildir.
Zaman ve enerjiyi nerede kazandıklarını bilmektir.
Büyük oyunu oynamak için küçük oyunu bırakmaktır.
Ömrü boyunca üç kuruşun hesabını yapan, fatura karşılaştıran, indirim kovalayan küçük hesapçı adamlardan mı olacaksın?
Yoksa parayı gerçekten akıtan, büyüten, çoğaltan, paylaşan ve özgürleşen insanlardan mı?
Birinci yol seni güvende tutar. İkinci yol seni büyütür.
Seçim senin.
Basit.
İBB özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu da Tahliye oldu.🫶🏻
⚠️Kadriye hanım ile savcı arasında geçen diyalogu hatırlıyor musunuz?
Savcı : 2023’te ikinci el bir araç almışsınız. Bu araç 2022 yılında yurt dışına giriş çıkış yapmış.
Neden?
KK: Ne bileyim. Aracı ben 2023'te aldım
Savcı: Neden aracın sahibine 1.3 milyon TL gönderdin?
KK: Adamın arabasını aldım parasını gönderdim.
İBB davasının özeti bu işte.
Kadriye hanımı 309 gün cezaevinde tuttular.
Tek başına büyüttüğü çocuğundan uzak kaldı, babası demans oldu…
Bu Vebal boynunuzda olacak.
📍AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın.
EKREM İMAMOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK!