@TCAytunCiray Yaaa kafan iyimi elbette hain kemal e sõyledigi ile içerde olması arasındaki bağı kuramayacak kadar düşünmekten uzaksın niye kemal bunu yaptı o ellerini o içinde ne olduğunu bilemedim kafanı koy da bir düşün adam iktidara bir adım kalımis çelme takmaya çalışıyor kime anlatiyorum
Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması, balyozla kelebek kovalamaya benziyor. Adamın tek suçu orantısız zekâ kullanması. Bu genç adamın mizah silahı, bürokratik oligarşinin asık suratlı ciddiyetini lime lime doğrayıp ayaklar altına atmış, caydırıcılık, ürkütücülük diye bir şey bırakmamış. Gözaltına alma çaresizlik ve iflasın işareti.
Yalnız bu iş muhalefeti sindirmekten farklı. Mizahın yakıcı-yıkıcı gücü demiri bile deler, köşkleri-kaşaneleri yerle bir eder. Mizahı susturmak, ülkede iktidarlara bile nefes alıp verecek oksijen bırakmaz. Yanlış, çok yanlış, umarım bu hatadan dönülür, Deniz Göktaş adli tedbir bile uygulanmadan serbest bırakılır, gösterilerine yasaklama getirilmez.
İBB Kumpas Davasında gelinen durum:
İftiralarla sahte bir dava kurdunuz.
İnsanları malıyla, hayatıyla, ailesiyle tehdit ederek zorla iftiraya mecbur bıraktınız.
Üç bin sekiz yüz sayfa kopyala yapıştır deli saçması iddianame düzenlediniz.
142 suç uydurup itham ettiniz.
Kurduğunuz her yalan ilk günden itibaren çöktü, çöküyor.
Şimdi de savunmaya kısıtlama getiriyorsunuz.
“9 Temmuza savunmaları bitirme” kararı vermişsiniz.
Savunma hakkını kısıtlayarak, konuşturmayarak, adet yerini bulsun hesabıyla yargı tiyatrosu sergileme peşindesiniz.
Sizden adalet beklenemeyeceğini görüyoruz, ama hiç olmazsa yargının haysiyetine sadakat gösterin!
2 Temmuz 1993
Sivas
Hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan bir yangın yüreğimizin orta yerinde...
33 canımızı saygıyla, rahmetle ve özlemle anıyorum.
"Hiç unutmam, hiç unutmayın.
İnsan nasıl direnir başka?
Hiç unutma!"
#UnutMADIMAKlımda
2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızı sevgi ve rahmetle andık.
33 yıldır Madımak’ta yanan ateş, ancak adaletle, eşitlikle söner.
Madımak’ta insanlığa karşı suç işlenmiştir. Bu suçun zaman aşımı olmaz.
Madımak resmen Utanç Müzesi, 2 Temmuz da resmen Utanç Günü olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
#unutMADIMAKlımda
Deniz Göktaş’ın ülkeye döner dönmez gözaltına alınacağını bilmeyen yoktu.
Ürkütücü olan da bu zaten!
Adam kaçmamış, saklanmamış, “geldim” demiş.
Çağırsan gelmeyecek miydi?
Deniz Göktaş, son gösterisini sansürsüz şekilde YouTube'a yükledi. Böylece muazzam politik mizahını korkmadan kamusal alana taşıyarak bir ifade özgürlüğü eylemine imza attı. Hakkında soruşturma açıldığını ve gözaltına alınacağını bile bile yurt dışından dönmesi, onun eylemine sahip çıktığının kanıtı oldu. Deniz Göktaş'ın durduğu yer bir mevzidir. Bu mevzi terk edilmemelidir.
Denizler Susturulamaz!
Bugün, düşüncelerini mizah yoluyla ifade eden komedyen Deniz Göktaş, sanatını icra ettiği, düşündüğü ve konuştuğu için gözaltına alınmıştır.
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde sanatçı ve aydından beklenen; toplumun yaşadığı sorunlara dikkat çekmesi, görülmeyeni göstermesi, söylenmeyeni söylemesi, gerektiğinde eleştirmesi, düşündüklerini özgürce ifade ederek kamusal tartışmaya katkı sunmasıdır. Sanatın işlevi; en karanlık anda ışık olması ve karanlığı aydınlatmasıdır. Bu, ifade özgürlüğünü kullanan herkes için bir hak; sanatçı için ise mesleğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Elbette sanatın muhalif yönünü yok ederek aslında sanatı ortadan kaldırmak isteyen, mizah gibi güçlü bir alanı sessizleştirmek isteyenlerin yukarıda belirtilen evrensel değerleri ne kadar idrak edebildiği halen tartışmalıdır.
Uzun yıllardır karanlığa işaret eden, eleştiren, sorgulayan herkes susturulmaya çalışılmaktadır. Bir şakanın dahi yargısal müdahalenin konusu hâline gelebildiği bir ortamda, Deniz Göktaş'ın gösterisi de ilk yayımlandığı andan itibaren toplumun farklı kesimlerinde tartışılmıştır. Bunun nedeni söylenenlerin suç teşkil etmesi değil, ifade özgürlüğünün giderek daha fazla baskı altına alınması olmuştur.
Ve beklenen(!) gerçekleşmiş; Deniz, özgür bir ülkede olması gerektiği gibi düşüncelerini açıkladığı ve sanatını icra ettiği için gözaltına alınmıştır. İfade özgürlüğünün yargı eliyle bastırılmaya çalışıldığı bu uygulama yasal bir zemine oturmadığı gibi meşru da değildir.
Tek adam rejimlerinin en büyük korkusu, gülen ve güldüren toplumdur.
İzmir Barosu olarak toplumu susturmaya ve yıldırmaya yönelik bu politikaları asla kabul etmiyoruz. Mizah başta olmak üzere sanatın her dalı ülkenin, toplumun ilerlemesi için zorunlu alanlardır. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalı; ifade özgürlüğü üzerindeki yargısal baskıya son verilmelidir. Espriden suç unsuru cımbızlamaya çalışmanın yine en başta mizah konusu olacağı açıktır.
@TCAytunCiray Sende mi yazıklar olsun demekki fosillerle genç ler arasında sen demi AKP iştahı kabardı hadi güle güle cehennemin kapasi sonuna kadar açık size.
@tgrthabertv@gurkanhacir@atikfatih1 Adana da yüzsüz insanlar için söylenen bir söz vardır ( yüzünüzü cıncındamı sıyırdılar) harbi sanki butlancı ve yancıları için söylenmiş.
@frekanstr_ Ya bakan ama görmeyen ters kelepçe ⛓️💥 takıp surudunuz umrunda bile olmadı hepiniz bu günleri kendinizi dışardan izlediğinizde ya biz neler yapmışız diyeceksiniz o günler yakındır .