Kaldırımda yürüyemiyoruz, evimizden rahatça çıkamıyoruz… Bir şeyler yapmanız için daha ne olması lazım? Rica ediyorum sabah erken vakit mekanlar boşken gelip kontrol yapıp ihlal yok demeyin. Şimdi gelin görün bu felaketi! Bu düzen bir son bulmalı @BeyogluBld@CozumBeyoglu
Kedi evlerini yıkıp çöpe atana kadar keşke Cihangir Parkı’ndaki madde bağımlılarıyla veya yan yana yürüyemediğimiz, dolu olması sebebiyle ezilme tehlikesi atlattığımız kaldırımlarla ilgilenseniz. Kedilerden ne istediniz? @BeyogluBld@CozumBeyoglu
Sayın @BeyogluBld mekânlara herhalde yeterli yaptırım uygulanmıyor ki aynı ihlalleri tekrarlamaktan hiç çekinmiyorlar ve rahatça masalarıyla kapılarımızın önünü kapatabiliyorlar. Ciddi adım atmanızı bekliyoruz. Cihangir’in kaldırımları yayalarındır! @CozumBeyoglu
Hadi diyelim kaldırımda yürümekten vazgeçtik çünkü hiçbir şey değişmiyor. Bari kapımızın önü kapanmasın. Buna bari izin vermeyin artık @BeyogluBld@inanguney
Kedileri taşlayan oğlunu bağırarak uyardım diye bir igdaş çalışanı olan (igdaş montu vardı) babası tarafından delik deşik edilmekle tehdit edildim. Elimde tehdit sonrası bağırıp çağırdığı video dışında hiçbir şey yok. Böyle babaya böyle oğul. @IBBcozummerkezi@igdaskurumsal
Adres bilgimi ve telefonumu paylaştım ama değişen bir şey olmayacak çünkü yıllardır uğraşuyoruz ve yıllardır değişen bir şey yok. CHP geldi düzensizlik biter diye umduk ama nafile.
Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın. Kaçağın ve Sahtenin en çok üretildiği tüketildiği bir ülke olduk. Akaryakıttaki vergi nedeniyle, on numara yağ kullanıp yanan otobüsler görüyoruz. Kaçak tütün kullanıldığı için,sadece akciğer kanseri değil,başka hastalıklara da referans çıktığını biliyoruz.. Yenisini alamadığı için, kaplama lastik kullanarak, trafiği tehlikeye atan sayısız kamyoncu var.
Akşam keyif içkisini alıp, evinde huzur içinde içmek isteyen tüketiciye ise, çaresiz alım gücü nedeniyle kaçak alkol kapıları aralanıyor.
Kim keyfinden yapar ki bunları? Ne zorlar insanı bu tali yollara?
Değerli İktisatçı ve köşe yazarı Ozan Bingöl'ün yazdığı ; “Vergide optimal nokta aşılırsa,vatandaş kaçak ürünlere yönelir,bu nedenle devletin sağlık harcamaları artar dışsal maliyet oluşur ,yani sanılanın aksine vergi geliri artmaz aksine vergi kaybı olur eksilir.En acısı,telafisi olmayan sonuçlar/ölümler yaşanır. Artık birilerinin, verginin sadece gelirden ibaret olmadığını anlamasının zamanı geldi.”
sözünü hatırlatarak;
Biz de diyoruz ki ,O optimal nokta çoktan aşıldı . Ülkemizde üretilen 70 Cl Rakı 1200 tl raf fiyatı, aynı rakı avrupada son tüketiciye rafta 350Tl cıvarıdır. Kıbrıs'ta bile ,bu ülkeden 'nakliye ile götürülen', bu ülkenin üretimi olan bira 30-35Tl iken ,bizde 95TL. Bunun bir izahı olmalı.
Dünyanın hiçbir ülkesinde bir ürünün vergi oranı kendi fiyatının üstünde değildir bizde ise 3 katı ,5 katı , 10 katı üzerindedir.Vatandaşın gelir düzeyi ortada iken,dünyada alkolü en pahalı satan ülkeyiz. Hal bu minvalde iken; Kaçak alkol satışı yapan, temin eden, üreten kişilerin olması, pek de yadırganacak bir şey değil sanırım!Kaçağın göçeğin ve ölümlerin tek sorumlusu yanlış politikalardır Rövanşist tutum ve ideolojik kararlardır. Alkollü içkilerin ve sigaranın fiyatını arttırarak vatandaşın sağlığını düşünüyoruz diyor cumhurbaşkanı bu tutum yanlıştır böyle olsaydı gramı çok yüksek ve pahalı olan uyuşturucuya yönelmezdi vatandaşlar uyuşturucu yaşı ülkemizde 10 yaşına kadar düşmüştür bu alışkanlıklar öyle kolay terkedilecek alışkanlıklar değildir. Amatemlerde yatan hastaların % 90’nı uyuşturucu bağımlısıdır.Bandrol okuma uygulaması var Darphane Buıs diye lakin bandrolüde bir şekilde sahtesini yapıyorlar uygulamadan geçiyor. Mekanlarda asla şişe dışında kadeh içki almamalarını öneriyoruz güvenli ruhsatlı işyerlerinden alışveriş yapmalarını öneriyoruz
Siyasi partiler yönetimde belirleyici ve yönlendirici politikalar üreterek toplumun tamamının refah seviyesini yükseltmeye çalışırlar.
Burada en önemli ölçüt insan faktörüdür. Çünkü yurttaşlar yöneticilerden hayatlarında aktif olarak belirleyici politikalar beklerken aynı zamanda uyumda isterler.
Politikaların, kişilerin sosyal hayatlarında ayrıştırmaya yönelik düşünceleri doğuracak yapıda olması kabul edilir değildir. Sosyal anlamda toplumun ayrışması aynı zamanda ekonomik olarak da ayrışmayı beraberinde getirecektir.
Alışık olduğumuz her kültürel farklılık bir bakıma bireylerin özgürlük alanlarını da göstermektedir. Nasıl ki doğu ve batı arasındaki kültürel farklılıklar, yurttaşların birbirleri arasındaki özgürlük ve eşitlik ilkesinin de en önemli göstergesiyse, farklı coğrafyada kültürlerin uyumu, bireylerin toplum içindeki dengesini sağlayan en önemli göstergedir.
Son günlerde alkollü içkiler üzerinden toplumun sosyal alışkanlıklarına müdahale edilmesi bu bağlamda önemlidir. Devlet'in negatif dışsallık modeli baz alınarak, alkolü içkiler üzerinde oluşturduğu baskı ve akabinde alkol tüketimini engellemeye yönelik yüksek vergiler, bireyleri sahte,kaçak ve yasal olmayan ürünlere hatta daha pahalı uyuşturucu maddelere yönlendirmektedir.
Yüksek vergi uygulaması ile bireyin kendini alkolün vereceği zararlardan koruyacağı düşüncesi, Sağlık sorunu göz önünde tutularak alkollü içkilere ve doğrultuda tüketicilere uygulanan politikalar 21. yüzyılda çok fazla anlam ifade etmediği gibi doğru sonuçlarda vermediği bilinmektedir.