CHP’den AK Parti’ye 3 belediye başkanıyla birlikte 2 İBB Meclis üyesi katıldı.
İBB meclisinde tablo:
CHP: 157 (3 bağımsız dahil)
Cumhur: 138
Bu tablo 19 Marttan sonra şöyleydi:
CHP: 186
Cumhur: 130
CHP’den 10 üye daha istifa ederse çoğunluk Cumhur’da olur.
Ardından İmamoğlu’nun cezası onaylanır da yeniden seçim yapılırsa başkanlık AK Parti’ye geçer
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
Beni mağlubiyetten daha çok sinirlendiren hocasından topçusuna “biz oynadık onlar kazandı” saçmalığını savunması. Rakip bizden daha doğru oynadı ve kazandı. Hem oyunu kazandı hem skoru aldı.
Bakın bu Cumhuriyet tarihinde falan bir ilk.
Açıkça bir federasyon başkanı hakemleriyle oyun kurallarını hiçe sayarak şampiyonu değiştirmeye çalışıyor.
fenerlisi trabzonlusu beşiktaşlısı da görüyor
‼️ HAKEM DOKUNUŞU OLMADAN F.BAHÇE YOK!
Fenerbahçe'nin bu sezon yenik ya da berabere olduğu anlarda rakiplerine çıkan kırmızı kartlar ile lehine çalınan penaltılar.
🔹 11 maç
🟥 Rakiplerine 5 kırmızı kart
⚽ Lehine 7 penaltı
Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi bu yıl için 190.000 TL oldu. Oysa 2000 yılından bu yana Yeniden Değerleme Oranı “KURUŞU KURŞUNA” uygulansaydı bu yıl için ilk dilimin 190.000 TL değil 521.210 TL olması gerekirdi.
2000 yılında Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi bir aylık brüt asgari ücretin 21 katı iken bugün bu oran 5,7 kata kadar düşmüştür. Mevzuatın yanlış(!) kurgulanması ve sair sebeplerle yıllar içinde milyonlarca bordrolunun lokması dilim dilim alınmış, gizli gizli kırpılmıştır.
Eyüpspor’un hakkı yendi, herkes 3 maymunu oynuyor. Beşiktaş post atmadı. Trabzon başkanı açıklama yapmadı. Bandırma ortalarda yok. Söz konusu Galatasaray olunca ABD’den açıklama yapan TFF başkanı uykusundan uyanmadı.
Goebbels bugün yaşasaydı, propaganda literatürüne yeni bir bölüm eklemesine gerek kalmazdı. Televizyonu açar, Fenerbahçe medyasını izler ve muhtemelen tek bir cümleyle yetinirdi:
“Biz amatörmüşüz.”
Çünkü burada yapılan şey gazetecilik değil; sistemli bir algı mühendisliği. Gerçeği aramak zahmetli, iftira ise zahmetsiz. Hele bir de arkanızda köpürtmeye hazır kalemler varsa…
Mert Hakan Yandaş, şike ve bahis suçlarından cezaevindeyken Fenerbahçe kaptanıydı. TFF mi? Derin bir sessizlik. Sportif ceza? Yok. Öte yandan Eren Elmalı bahis oynadı, ceza aldı. Peki manşetler ne dedi? Sanki bahis bataklığının merkezi Galatasaray’mış gibi bir kurgu servis edildi. Gerçekler küçük ayrıntılardı; algı ise manşetlikti.
Eski ikinci başkanları ve mevcut başkanları yasa dışı bahis nedeniyle ceza almışken, Galatasaray’ın tek kuruş bile almadığı, üstelik TFF onayıyla yaptığı sponsorluk sözleşmesi “yasa dışı bahis” yaftasıyla sunuldu. Hukuk mu? Onay mı? Önemsiz detaylar. Önemli olan çamurun tutması.
Bir ara “sarı saçla doping yapılıyor” gibi akıl ve bilimle bağını koparmış iddialar ortalıkta dolaşıyordu. Aynı çevreler, eski oyuncularının kendi ağızlarıyla yaptığı doping itirafları karşısında ise üç maymunu oynadı. Görmedik, duymadık, yazmadık. Çünkü gerçekleri yazmaktansa, hayalleri satmak daha çok para ediyor.
Zaha transferi üzerinden “çift sözleşme” diye ortalık ayağa kaldırıldı. Fakat Kerem Aktürkoğlu’nun 40–50 milyon avroluk maliyetinin Dubai’deki bir şirkete havale edilerek finansal limitlerin esnetildiği haberi ise buhar oldu, konuşan kimse yok. Demek ki bazı dosyalar, bakılınca yok oluyordu.
TFF başkanının açık tehditleri hiç yaşanmamış gibi davranıldı. Ama Galatasaray’a gelince, saldırıların “haklı gerekçeleri” olduğuna dair uzun uzun nutuklar atıldı. Hukuk terazisi, nedense hep aynı yöne eğildi.
İşin zirvesi ise dün Fenerbahçe Başkanı Steven Saadettin Saran’ın, Türkiye gündemindeki bir soruşturma kapsamında gözaltına alınması. Olay, gerçek bağlamından koparıldı; sanki perde arkasında Galatasaray varmış gibi sunuldu. Çünkü her hikâyenin hazır bir günah keçisi olmalıydı.
Yöntem basit, ezberlenmiş ve defalarca uygulanmış:
Önce iftira at.
Sonra manşetle köpürt.
Ardından, gerçeği eğip bükmeye gönüllü gazetecilerle savun.
Bu kadar kötü niyetli pratiği bir arada tutmak zordur. Ama belli ki bu adamlar yıllar içinde bunu kurumsal refleks hâline getirmiştir. Adına da hâlâ “spor medyası” demekte ısrar ediyorlar.
Ama şundan emin olun saltanatınızın bitmesine az kaldı. Baronlarınız, krallarınız, müdürleriniz yavaş yavaş yerlerini kaybedecekler ve siz yok olacaksınız.
Uzak durmak istedik, ama top yine bize sıçradı. Ne kadar “bulaşmak istemiyorum” desek de, bazı işler seni içine çekiyor. Son dönemde patlayan bahis ve şike skandalı yüzünden, arka planda yüzlerce mesaj, telefon, “abi bir bak” ricası ile… Biz de mecbur kaldık ve sızdırılan sunucu ve veritabanı bilgilerini Günlerce inceledik. Yine SIZDIRILAN log kayıtlarını, sunucuları, veritabanı hareketlerini didik didik inceledik. Gördük ki: Herkesin sandığından çok daha kurgulu, çok daha planlı bir tezgâh.
O zaman Sebastian gel sana @GalatasaraySK@Besiktas@Trabzonspor ve diğer takımlarının nasıl güzel bir tezgahın içine çekilip zan altında bırakıldığını anlatayım.
---
Tüm teknik detayları, log'ları, yedekleme zaman damgalarını, silme izleri ve daha fazlası... Fakat şimdilik eşantiyon olarak aşağıdakiler yeterli.
Senaryo sıralaması aşağıdaki gibi oluşuyor, fakat biz bunu gerekli sızdırılan sunucu loglarını incelemeden anlamamıştık, sunucu logları incelemesi sonrası çıkan tablo aşağıdaki gibidir.:
1. Kulüp başkanı seçimi kazanır.
2. Sahibi olduğu eski bahis sitesini “resmen” kapatır.
3. Devirden hemen önce: Eski bahis sitesinin veritabanı yedeklenir.
4. Ardından: Kulübün oyuncularından teknik ekibe, camianın içindeki herkesin kullanıcı bilgileri sistemden toplu olarak silinir.
5. Düzenlenmiş veritabanı federasyona iletilir.
6. Federasyon, listedeki 1024 futbolcu ve ilgili kişiye soruşturma başlatır.
SONUÇ: Orijinal bahis sitesi veritabanında ilgili camia oyuncuları mevcut, fakat federasyona sunulan listede bazı kulüplerin isimlerinin olmaması dikkat çekiyor.
TEKNİK KANITLAR:
1. Veritabanı Manipülasyonu (Silme Operasyonları)
- 10 Ekim tarihinde, tam 29 farklı kullanıcı kaydı sistemden siliniyor.
- Tüm silme işlemleri aynı yönetici tarafından yapılıyor.
- Her silme işlemi 0.5-1.2 saniye arasında gerçekleşiyor → Otomasyon izi.
sızdırılan görsel 1:
2. Orijinal Veritabanında ilgili kulübün futbolcuları ve camiadan insanlar var. (daha fazlası gizlendi.), Yedeklenmiş orijinal veritabanı dump’ından alınan satırlar:
- volkandmr..., umit52at..., ghknor..., merthakan... gibi kullanıcılar aktif durumda.
- Bakiyeler: 1.876.543 TL, 1.250.000 TL, 750.000 TL gibi yüksek tutarlar.
!Ama Federasyona gönderilen versiyonda bu kullanıcılar bulunmuyor.
sızdırılan görsel 2:
3. Yedekleme Zaman Damgaları
- 7 Ekim 02:15:53 → turcom_center_user.sql yedeklemesi başlıyor.
- 7 Ekim 02:17:53 → Yedekleme tamamlanıyor.
- 10 Ekim 14:25:29 → Silme işlemleri başlıyor.
- 20 Ekim → Düzenlenmiş veri TFF’ye iletiliyor.
Yedekleme → Silme → federasyona teslim sırası kurgunun zaman çizelgesi.
sızdırılan görsel 3 :
ÖZET: Kendilerini Temizleyip, Suçu Başkalarına yıkarak. Yıpratma çabası gibi geldi.
- Başkan seçildiği dönemlerde ***Tur’u (iddia bahis platformu) kapatıyor.
- Önce veritabanı'nı yedekletiyor.
- Sonra ilgili kulüp camiasındaki herkesi, oyunculardan yöneticilere kadar, kullanıcı listesinden siliniyor.
- Ardından, "buyurun, iddia oynayan futbolcular" diyerek temizlenmiş veri federasyona sunuluyor.
Asıl mevzu burada: Orijinal veritabanında ilgili kulüp camiası VAR. Federeasyona iletilen versiyonda bulunmuyor. Tüm loglar, silme zamanları, yedekleme izleri, IP kayıtları mevcut. Düzenlenen dosyalar iletildikten bir süre sonra ve başkan seçildikten sonra, ilgili kulübün dışarıda bırakıldığı bir bahis soruşturması patlatılıyor.
Sonuç: ilgili kulüpte başkanlık seçimini kazandıktan hemen sonra sahibi olduğu ***Tur bahis platformunun veritabanında ilgili kulüp camiasına ait 29 kullanıcıyı (oyuncular, yöneticiler, teknik ekip) 52 saniyede script’le toplu silerek orijinal verideki izleri yok etmiş, ardından temizlenmiş bu sahte veritabanını federasyona sunup 1024 kişilik soruşturmayı yalnızca rakiplerine yönelterek kendi kişilerini veritabanından çıkarıp suçu başkalarına yıkmış bir kurgu operasyon yürütmüştür.
Bu bir bahis operasyonu değil. Bu bir kurgu, operasyonu değil de nedir ?
Herkes yalan söyler Kod söylemez. Teknoloji de ve sanalda Kod KANUNDUR!
Hadi kolay gelsin.
Acun Ilıcalı'nın referans programı Trio'da güncel durum.
Trio'da bugüne kadar yorumlanan pozisyonlarda;
Galatasaray lehine 114 karar, aleyhine 158 karar.
Fenerbahçe lehine 134 karar, aleyhine 133 karar.
Galatasaray -44
Fenerbahçe +1
Galatasaray 2 defa yanlış penaltı kazanmış, Fenerbahçe 3 defa.
Galatasaray'ın rakipleri 5 defa yanlış penaltı kazanmış, Fenerbahçe'nin rakipleri 1 defa.
Galatasaray'ın 2 defa nizamı golü iptal edilmiş, rakiplerinin ise bu şekilde iptal edilen golü yok. Fenerbahçe'de durum tam tersi, iptal edilen nizami bir golü yok, rakiplerinin 2 defa nizami golü iptal edilmiş.
Galatasaray oyuncuları 20 kez yanlış sarı kart görmüş, rakipleri ise 9.
Fenerbahçe'nin gördüğü yanlış sarı kartlar ise 13, rakipleri 20 defa yanlış sarı kart görmüş.
Galatasaray'ın verilmeyen 6 kırmızı kartı var. Fenerbahçe'de bu sayı 8.
Galatasaray rakiplerinin verilmeyen kırmızı kart sayısı ise 15, Fenerbahçe rakiplerinin ise 5.
Düşünün rakamlar Acun'un referans programında bile böyle. Gerçek bence Fenerbahçe için çok daha acı fakat bu rakamlara bir yorum katmıyorum. Olduğu gibi sizlere aktarıyorum.
Ayrıca, Galatasaray 3 kırmızı kart, rakipleri 2 kırmızı kart gördü.
Fenerbahçe hiç kırmızı kart görmedi. Rakipleri ise 7 defa kırmızı kart gördü.
Galatasaray'ın lig mücadelesi bu sezon, bu koşullarda gerçekten çok değerli.
Herkese, her şeye rağmen!
– 𝐊𝐈𝐘𝐀𝐌𝐄𝐓 𝐏𝐑𝐎𝐉𝐄𝐒𝐈̇
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun "4bin villa yapıyorum" dediği iş, Milas için bir 'kıyamet projesi.' Bodrum-Milas arasına yeni bir yerleşim yeri öngörülüyor.
Nitekim Ali Ağaoğlu "30 bin kişilik yeni şehir kuruyoruz" diye başlattı projeyi. NET Holding ile ortak. Davalar açıldı. Hala sürüyor. Çok tepki gelince projenin bir kısmı 2022'de Hacıosmanoğlu'na devredildi.
Mandalya Körfezi’nin kıyısında bulunuyor. 9 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde. Bunun 4 milyon 454 bin 395 metrekaresi yapılaşmaya açılıyor.
Proje Türkiye’nin 'göz bebeği' gibi koruması gereken Tuzla Sulak Alanı'nı mahvedecek. Burası 197 farklı kuş türüne ev sahipliği yapıyor (@bahadir_ozgr )