Bu hoca kim ise gidip elini öpelim hatta mümkünse Söğütözü'ndeki camiye atansın ve hatta mümkünse Diyanet İşleri Başkanı yapılsın.
Fon vurgunu bundan güzel anlatılamazdı.
#enflasyon
Nagehan Alçı: "Bağıra bağıra 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' demek de açıkçası biraz…
Yani Türkiye zaten çok kutuplaştı. Bu, kutuplaşmaya bir çakmak çakmak gibi bir şey geliyor bana."
🚨SON DAKİKA | DOĞRULANDI!
Önüne gelene “suyun ısınıyor, tutuklanacaksın” diyerek onlarca muhalifin tutuklanmasına sebep olan CB Başdanışmanı Oktay Saral, Aliyev’in talebi sonucu görevden alındığını doğruladı!
Umarım gün gelir, yaptığın yanlış yönlendirmelerden dolayı bağımsız yargı önünde yargılanırsın!
Milletin ahı var! @oktay_saral
Fatih Altaylı:
"“Merrill Lynch bıyıklı mı?” diye sordum, “Hem de pos bıyıklı elbette” diye ses geldi hemen.
Sadece Merrill Lynch olsa iyi, bir de BofA var. Ve şu anda ikisi el ele Türkiye’yi çökertmekle meşguller.
Üç beş kişi toplamda birkaç milyar dolar kazanacak, bu üç beş kişinin çevresindeki birkaç kişi birkaç milyon dolar nemalanacak diye Cumhuriyet tarihinin en ağır, en manasız krizi ile karşı karşıya Türk ekonomisi ve Türk milleti.
Cumhurbaşkanı çok kızgın, çok öfkeli diyorlar. Öyledir. Eline odun alıp sorumluları dövse yeridir, azdır.
Borsadaki şirketler dün de yine rekor düzeyde değer kaybettiler.
Değer kaybedenler, Tera gibi, Pusula gibi, Bulls gibi bu olayın göbeğindeki dandik şirketler, soyguncuların kurduğu şirketler değil.
Türkiye’nin en baba, en sağlam, en hakiki, en köklü şirketleri.
Mesela THY değer kaybediyor hızla. THY bildiğimiz THY, dünyanın en büyük, en önemli, en saygın havayolu şirketi. Şirkette hiçbir sorun yok. Sapasağlam, taş gibi. Ama her gün değer kaybediyor borsada.
Mesela Garanti Bankası, mesela Akbank değer kaybediyor her gün üst üste. Bu şirketlerde bir sorun mu var? Asla. Hepsi dün neyse, altı ay önce neyse, aynı şirketler. Hepsi sağlam.
Fon yolsuzluğu ile alakaları bile yok. Ama hepsi borsada kağıt üzerinde değer kaybediyor.
Niye?
Çünkü BofA yani Bank of America üzerinden algoritmanın emriyle otomatik hisse satışları, kredili işlem yapan yatırımcıları ve aracı kurumları zora sokuyor.
Aracı kurumlar, kredili işlemlerden doğan teminat açıklarını kapatmak isteyen yatırımcılara yeni kredi açmaya çekiniyorlar. Bu kez kredili işlem yapan yatırımcılar sıkışıyor ve bu ortamda en likit olan banka hisseleri gibi, THY hisseleri gibi sorunsuz senetleri satarak borçlarını kapatmaya çalışıyorlar.
Hal böyle olunca satış dalgası tüm BIST’e yayılıyor ve faiz indirimi olduğu halde, banka hisseleri değer kazanacağına tepetaklak aşağı gidiyor.
Tabii soru şu: Bank of America kimin hesabına bu satışları yapıyor?
Ortada yeni bir durum yokken, bu çalkantılı ortamı kim yaratıyor?
Üç beş açgözlü dolandırıcı, yıllardır tıkır tıkır işleyen piyasanın içinden geçtiler.
Bu doğrudan vatana ihanet."
Fon skandalında kimin adı geçiyorsa açıklanmasını istiyorum dedi. Meclis'te araştırma önergesine RED oyu kullandı
@AvOzlemZengin
Size dürüst geliyor mu?
CERRAH TİTİZLİĞİ
CB Erdoğan; Fon olayını, “Cerrah titizliği ile çözüyoruz” dedi!
Cerrah olmak çok zordur. Her kula nasip olmaz.
Öncelikle sağlam bir bünye, akıl ve ruh sağlığı gereklidir.
Örneğin epilepsi hastaları, bırakın cerrahlığı şoför dahi olamazlar…
Fon Vurgunu üzerinden 1 aydan fazla zaman geçti. Yapılan tek şey olayı zamana yayacak, CB Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başkanlığında bir komisyon kurmak. Yapılan şimdilik bu ve Fon Vurgununa bulaşan, Saraya yakın kişileri korumak!
Neler yapılmalıydı?
Üst Düzey Sorumlular,
Devasa tutarlara ulaşan fon manipülasyonlarının aylarca fark edilmemiş olması veya müdahalede gecikilmesi nedeniyle, düzenleyici ve denetleyici kurumların (SPK-Borsa İstanbul-BDDK) tepe yönetimlerinde görevden alınan BİR KİŞİ bile yok!
Bağımsız İdari Soruşturma,
Kurumların kendi iç denetim mekanizmalarını çalıştırıp, ihmali olan bürokratlar hakkında soruşturma izinleri geciktirilerek, çalışmaları engelleniyor.
Tedbir Kararlarındaki Çelişkiler,
AKP Genel Başkan Yardımcılarının kendilerinin veya çocuklarının mallarına konulan adli tedbirlerin, kısa sürede kaldırılması, tedbir listelerinin yap-boz
gibi olması, yargı süreçlerinde eşitlik ilkesini ciddi yaralamaktadır.
TBMM Araştırma Komisyonu,
Tüm muhalefetin ve kamuoyunun ısrarlı taleplerine rağmen skandalın tüm boyutlarıyla araştırılması için kurulması istenen “Araştırma komisyonu”
İktidar tarafından engellendi.
Kamuoyu Şeffaflığı,
Yapılan işlemler, el konulan varlıklar veya mağduriyetlerin nasıl giderileceği şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılmıyor. Herşey saklı gizli yapılıyor.
TEFAŞ ve Portföy Şirketleri Denetimi,
Özel portföy yönetim şirketlerinin ihraç ettiği fonların anlık risk takibi, fiktif işlem tespiti ve çapraz denetim mekanizmalarının radikal şekilde sertleştirilmesi yönünde hiçbir idari reform için adım atılmadı. Üstelik “Gönüllü Ödeme” saçmalığı, insanlarda “Suç Gelirlerinin Aklanması” hissini vermektedir.
Kamuoyundaki güven kaybını onarmak ve süreci “Cerrah Titizliği” gibi yürütmek için adli tutuklamaların yanı sıra, idari sorumluluğun üst kademelerine kadar uzatılması, siyasi nüfuz iddialarının istisna tanımaksızın soruşturulması ve denetim organlarının tamamen şeffaf bir yapıya kavuşturulması şarttır.
Tüm bunlar yapılabilir mi? Elbette yapılır, yeter ki Türkiye Cumhuriyeti,
usta Cerrah yerine düştüğü kasap çırağının elinden kurtulmayı bilsin…
Sağlık ve başarı dileklerimle 20 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
@SerdarMKaratay Hocam hırsızlık malın binde birini çalarsın.. Adı hırsızlık olur.
Bu Esenyurt'u götürmüş...
Adamlar kamyon dolusu, bina dolusu, konteyner dolusu çalıyorlar...
Bunun adı başka bir şey.. Tevekkeli büyük çalacaksın, büyük çalınca bir şey olmuyor diye boşuna dememişler :)
💥 “AKP’liler ilk kez iç hesaplaşma yaşıyor.”
👉🏻 Nefes yazarı Nuray Babacan:
• Memleket fon vurgunuyla tanışmadan birkaç hafta önce, yurt dışına taşınan servetler ve kiralık hesapları konuşmaya başlamamış mıydık?
• Binali Yıldırım ailesinin yurt dışı serveti, Melih Gökçek ailesinin yurt dışına yaptığı yatırımlar filan konuşulurken, birden yurt içine döndük.
• O dönem iktidar kanadında konuyla ilgili aktörler, bunun geniş bir taramayla yurt dışındaki servetlerin Türkiye’ye getirilmesini amaçlayan bir çalışma olduğunu anlatmıştı.
• Hatta Cumhurbaşkanlığından gelirinin tamamı yurt dışında olan bazı yönetici isimlere ültimatom gittiği iddia edildi.
• MASAK’ın şimdi fon vurgunuyla anılan kararlarının, aynı zamanda yurt dışındaki serveti ve şüpheli işlemleri ortaya çıkarmak için önceden planlandığı anlatılıyor.
• Verilen bilgilere göre, yurt dışındaki hesapların dondurulması ve paraların Türkiye’ye transferi süreçlerinde iki yol izleniyor.
• Uluslararası Mali İstihbarat Birliği ile doğrudan işbirliği yapılıyor. Başsavcılıklar kanalıyla ilgili ülkelerin resmî mercileriyle hukuki işlem başlatılıyor.
• Yurt içi ve yurt dışı transferlerde sıkça suistimal edilen kiralık hesaplardan riskli görülenler takibe alınıyor. Bu hesaplar, yasa dışı bahis, kumar ve dolandırıcılık paralarının izini kaybettirmek için de kullanılıyor.
• Bankalara getirilen yeni kriterler doğrultusunda, olağan dışı hareket eden, kiralık şüphesi uyandıran veya kaynağı açıklanamayan sınır ötesi transfer alan hesaplar, bankalar tarafından bloke edilebilecek.
• Olayın iki boyutu var. Biri yasa dışı servet, diğeri güven duymadığın ülkede paranı tutmama tercihi.
• Bütün bunlar fon vurgunuyla katmerlenince AKP içinde telaş başladı. Bazı siyasiler kendilerinin ve partinin bunu hak etmediğini iddia ederek savunmaya geçerken bir grup ise sessiz kalmayı tercih etti.
• Eskiden beri sadece kendini düşünen siyasetçiler için anlatılan “üç mektup yaz, etrafını suçla, sen kurtul” düzeninin işletileceği ve birkaç kişinin gözden çıkarılarak konunun kapatılacağını düşünenler çoğunlukta.
• Ancak AKP’li bir siyasetçinin dediği gibi;
“Bazen üstünü kapatmak istesen de kapatamayacağınız zamanlar gelir…”
• Bu nedenle AKP’liler ilk kez iç hesaplaşma yaşıyor.
• AKP’ye yakın araştırma şirketlerinin bile görmezden gelemediği %4,5’lük oy kaybı, tabandan gelen sert tepkiler, seçim bölgesinde bir kasiyerin, siyasetçinin gözüne baka baka, “Bunların, yapanların hepsi AKP’li…” sözleri öyle pek hafife alınamıyor.
• Heyecanla yapılan çalışmaları anlatan AKP’li kurmayın sözleriyle yazıyı tamamlayalım;
• “Konuya sadece siyaset açısından bakmak yanlış. Bürokratik ihmaller ve sorumlular bu konunun önemli bir ayağı. Kim yanlış yaptıysa bedelini ödemeli.
• SPK ve BDDK gibi kurumlardaki sorumlular araştırılırken bir taraftan da işin yürütülmesi gerekiyor.
• DDK o yüzden devreye sokuldu. Herkesi kapı dışarı bırakıp sıfırdan kadrolarla sonuç alamazsın. Önce cenazenin kaldırılması gerekir.
• Bir taraftan mağdurların paralarının verilmesi sağlanırken diğer yandan bürokraside, siyasette bu işi ihmal edenlerle ilgili araştırmalar devam ediyor.
• Birileri baskı gördüğünü, nüfuz kullanıldığını söylüyorsa onların da ortaya çıkarılması gerekir. Aksi durumda parti bunun altında kalır.
• Ayrıca her şeyi Cumhurbaşkanına havale etmek son derece yanlış. Bu Cumhurbaşkanını da zora sokacak bir durum.
• Devletin mekanizmalarının zaten görevlerini yerine getiriyor olması gerekmez mi?.. Böylesine bir söylem sorumluluktan kaçmaktır. Herkes görevini yapsın…”
• İktidardakilerin ruh hâli böyle, şimdilik…
“Tarihin en büyük soygunlarından biri” diyoruz ama en büyük soygun enflasyondur. Bir ülkedeki enflasyon oranı, hırsızlık oranı demektir. Türkiye’de enflasyon yoluyla halktan çalınan paranın trilyon dolarları aştığı bilinmektedir.
https://t.co/uPcSa1neTE
İmamoğlu'nun babası dahil yedi göbek soyuna dava açan, malına mülküne el koyan muktedirler, Asrın soyguncusu FBSK nın kardeşini büyükelçi olarak atamışlar Finlandiya'ya.
Nasıl, iyi mi böyle?
Kırılması gereken
kalıplar;
"Ben Devletim"
Değilsin,sen bir personelsin.
"Osmanlı torunuyum"değilsin
Osmanlı hanedandı,sen onun vergi aldığı yoksul köylünün torunusun
"Devletin malı"değil.
Devletin malı yoktur,
Milletin malı vardır
Milletin malı NAMUS,kim yiyorsa namussuzdur.
Aziz Milletim,
Yeni Parti'ye katılmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
İstifa kararını 21 Mayıs 2026 tarihinde Genel Merkezimize polis girdiğinde aldım. Ancak ya Yargıtay kararıyla ya da Kurultay kararıyla durum değişebilir diye bugüne kadar bekledim. Ancak geldiğimiz noktada bu yükü daha fazla taşıyamayacağım.
Aldığım bu kararın bedeli olarak haksız ve hukuksuz tutukluluk süremin uzamasını ya da yeni iftiralarla yeni tutuklama yapılmasını göze alıyorum. Bu mücadelede haksız şekilde tutuklanarak Türkiye'nin dört bir yanında cezaevlerine kapatılan tüm yol arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Mevcut yönetimin siyasi ömrünü tamamladığını, Yeni Parti'nin seçimleri açık ara kazanacağını öngörüyorum. Ancak ben bu mücadeleye kazanma garantisiyle veya bir beklentiyle girmiyorum. Başka türlü hayatımın bir anlamı olmayacağı için giriyorum.
Tüm vatanseverleri bu büyük mücadelenin parçası olmak üzere ateşe uçan kelebekler gibi, ateşi söndürmek için ağzında su taşıyan karıncalar gibi Yeni Parti'ye üye olmaya davet ediyorum.
Yeni Partimizin il ve ilçe başkanlarıyla yönetim kurulu üyelerinden tüm çalışma arkadaşlarını öz kardeşi gibi sevip güvenmelerini, asla ayrımcılık yapmamalarını, seçmen tabanımızı genişletmek için samimiyetle çalışmalarını hücrede tutuklu bir yol arkadaşları olarak rica ediyorum.
Bundan sonra bizim tabanımız MİLLETİMİZDİR. Samimiyet, tevazu, cesaret ve çalışkanlık içinde, bu yalnız ve yaralı MİLLETİMİZE sarılmalarını rica ediyorum.
Can yoldaşım ve Sayın Genel Başkanım Özgür Özel’e ve tüm yöneticilerimize kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
Aziz Milletimizin, milli irademizi korumak amacıyla verdiğimiz bu büyük mücadelede, her yerde Genel Başkanımızın yanında olmasını ve Kuvayi Milliye disiplini ve cesaretiyle hareket etmesini tüm yüreğimle rica ediyorum.
Saygı ve selamlarımla.
Aykut Erdoğdu
SİLİVRİ
9 No'lu CİK