Görüyoruz ki yeni bir “Karaoğlan” doğmuş. Ecevit’e de bu lakap Anadolu’yu gezerken bir kadın tarafından verilmiş. Kurtar bizi Karaoğlan demiş kadın ve gerisi Ecevit’in 73 ve özellikle 77 zaferleri…
@tanjuozcanchp Dinimizde resmetmek niye yasak ? düşündünüz mü ? Ha resim ha karikatür, sınırları aşmış olabilir ama resim yapmak karikatür çizmek suç mu ? Dinen cezasını verecek olan da kullar değil. Algıya keyfe göre suç yaratılamaz. Allahın kelamına makara diyene bu kadar had bildirdiniz mi ?
@tanjuozcanchp Yaaaa karikatürü gördünüz mü de böyle konuşuyorsunuz, Muhammed ile Musa el sıkışıyor , ikisi de peygamber.. bunun nesi alay .. mizah detgisinde yayınlandı diye alay konusu mu oluyor , esas sizin tavrınız provake ediyor, dinleri bir birine düşürmekten başka bir şey değil ..
@zasahnm Bir yorum okudum, doğru olma ihtimali yüksek, ihraç etsin de akp ye mi kaydolsunlar .. o zaman anayasa değişikliği cepte demektir … içerde kaldıkça onların manevra alanı dar ..
Hiçbir iddia, görüntü fikrimi değiştiremez.
Yok bavulmuş, para sayma makinesiymiş, sinyal kesiciymiş, oymuş, buymuş..
Belki doğru, belki yalan, belki komplo…
Farketmez.
Artık okumuyorum bile.
- Zira ben Türkiye’yi Dünya Yolsuzluk sıralamasında 107.’liğe kimin, nasıl düşürdüğünü biliyorum.
- İhale yasasını kimin 200 kere ve neden değiştirdiğini de biliyorum.
- Yabancı şirketlerin “Türkiye’de rüşvet verdik” itiraflarını soruşturma bile açılmadığını da biliyorum.
- Ses kayıtlarının montaj olmadığına da inanıyorum.
- İki yanlışın bir doğru yapmadığını da farkındayım.
Bu yüzden bir sonraki seçimde oyum kesinlikle, her kim olursa olsun, muhalefetin adayına.
Görüntüler depremin vurduğu Hatay’dan, bugüne ait…
Samandağ Mağaracık’ta “acele kamulaştırma” kararı ile köy sakinlerinin tapulu arazilerine el konuluyor. İnsanlar narenciyelerine, zeytin ağaçlarına, suyuna toprağına sahip çıkmak için kepçelerin önlerine yatıyorlar.
Jandarma genç yaşlı demeden müdahale ediyor; fenalaşanlar, baygınlık geçirenler, yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar var.
Depremin üzerinden 800 gün geçmesine rağmen Hataylıların çilesi de mücadelesi de bitmiş değil.
Video: @gulnursaydam
İklim yalanlarını anlatan videoyu instagram birçok ülkeye ulaşmasın diye kaldırdı. Covid ilk zekâ testiydi. İklim kıvrak zekâ testi. Tepki verilmezse herkes bu testi geçemez. Hiç kimse İklim oyunuyla sınanmadı, yüzleşmedi.‼️İklim Kanunu gelirse ne mi olur? Bir daha geri dönüşü olmayan yolda savruluruz. İletişim, enerji gıda, hayvanlar, doğa, orman hiç birşeyin olmadığı bir dönem. Bugün ortada yoksan, yarın başımıza gelene "niye birşey yapmıyoruz?" deme hakkına sahip değilsiniz. Çünkü çok şey yapıldı, görmedin, duymadın.
#YeşilSahtekarlık
Özgür ÖZEL: "Atv boykot listesinde. Fenerbahçe-Galatasaray maçını Atv'den izlemeyeceğiz. Ben Fenerbahçeliyim, annem galatasaraylı ama biz #FBvGS maçını izlemek için atv'yi açıp bakmicaz tabiki.. Başka bir Radyo yayını varsa onu açar dinleriz." #AybükePusat#BoykotaDevamEdiyoruz TRT'ye Teşkilat itiraf izleme
Bu haber boykotun neden çok önemli olduğunun ve neden panik olduklarının ispatı gibi. Öyle bir sistem kurmuşlar ki, her harcamadan bu tip adamlar kazanıyor. Muse konserine de elinde d&r poşetleriyle tarikatçılar gitsin desteğe, ateizm temalı şarkılara eşlik etsinler bi bira açıp
Gezici Kent Lokantamız çalışıyor olsaydı Şişli Cami önünde hizmet verecekti, bugünse belediyemizin garajına çekilmiş durumda. Sabit Kent Lokantalarımızın kapıları ise kapalı durumda. Bugün Kent Lokantalarının kapatılmasını sözlü talimat verenler ve sonrasında yalanlayanlar tek bir sorunun cevabını versin: Bu fotoğraflarda görüldüğü üzere Kent Lokantaları neden kapalı?
Bu kavga gözü doymayanlarla karnı doymayanlar arasındadır!
Mücadelemiz de hizmetlerimiz de devam edecek.
öğrencilerin yıllar sonra ses vermesi muazzam bir hadise; ancak mücadelenin hızla toplumsallaşması, halklaşması ve bir öğrenci hareketinin ötesine geçmesi gerekiyor. bunun için de işsizliği, yoksulluğu, asgari ücreti, geleceksizligi işaret eden bir siyasete ihtiyaç var.
Bugüne kadar yazdığım hiçbir yazıyı okumamış olsanız, bu yazdığımı okumanızı ve elden ele iletmenizi dilerim, rica ederim:
Türkiye'de ve dünyanın farklı yerlerinde hukuk uygulaması konusunda yaklaşık 30 yıllık tecrübesi olan bir hukukçu, bir uluslararası avukat ve 20 senedir hukuk hocalığı yapan bir profesör olarak, bu X hesabımdan yaklaşık 270.000 takipçiyle 10 seneyi aşkın zamandır sohbet ediyorum, düşüncelerimi paylaşıyorum.
Gayet ağır memleket meselelerini de, kompleks hukuki analizleri de, gayet hafif şakaları ve gündelik konuları da burada tartışıyoruz, paylaşıyoruz. Bazı günler diğerlerinden çok daha karanlık, üzücü ve alarm verici oluyor. Ama ben doğru bildiğimi daima lafımı eğip bükmeden size getiriyorum, tartışıyoruz. Zira aksi halde ben ben değilim.
Bugün size üzerinde konuşmak istediğim bir fotoğrafı getirdim. TÜSİAD'ın iki lideri iki vatansever iyi insanın, iki arkadaşımın, 13 Şubat tarihindeki Genel Kurul'da memleket meseleleri üzerinde kamuya açıkladıkları kaygılar sebebiyle polis nezaretinde ifadeye götürülürkenki fotoğrafları.
Bu fotoğrafı size getirmeden evvel, bu fotoğrafın onlar açısından rencide edici bir yönü olup olmadığını iyi düşündüm. Arkadaşlarımın hakkına giriyor olmayayım diye. Bunu düşünürken ikna oldum ki, gelinen adaletsizlik, hukuksuzluk ve ifade özgürlüğünün özüne tecavüz noktasında, kolunda polisle ifadeye gidiyor olma fotoğrafı artık kimi hallerde bir onur nişanesine dönüşmüştür.
"Adam sen de demedim", "memleketimin konularını dert ettim ve sen memleketi bize bırak diyenlere pabuç bırakmadım" diyen herkesin, ülkemiz tam da bu insanların gayretleri ile daha aydınlık, şeffaf ve hukukun üstün olduğu günlere kavuşana kadar, böyle fotoğrafları ve daha kötüleri olacaktır.
O insanları doğru anmayı ve onore etmeyi bilenler, nezdinde itibar aranmaya değer insanlardır. Bu fotoğrafa o insanların gözleri baktığında, beyinleri gönül gözüyle görür. Selam olsun, helal olsun, demeyi bilirler. Bu gayretteki insanlara aptal gözüyle bakanlar, Silivri soğuktur şakalarıyla tabanları yağlayanlar, güce yaranıp eklemlenmek ve hoş görünmek için o insanlara kabahat bulanlar, bu fotoğraftan utanç duymayı bilmeyenler, aksine bu fotoğraftan lezzet alanlar, zaten itibar kelimesinin anlamını bile bilemezler. Onları insan yerine koyma mücadelesiyle zaman kaybetmeye değmez.
15 senedir TÜSİAD (@TUSIAD) üyesiyim. 21 Ocak 2010 tarihinde, TÜSİAD Genel Kurulu'nda Ümit Boyner (@umitnazliboyner) Yönetim Kurulu Başkanı seçilince, onun davetiyle, TÜSİAD üyesi oldum.
15 yıldır devam eden üyeliğimde, TÜSİAD Yönetim Kurulu'nda yer aldım, Yolsuzlukla Mücadele Görev Gücü Başkanı olarak ve Rekabet Hukuku Çalışma Grubu Başkanı olarak senelerce emek verdim.
Bu TÜSİAD Genel Kurulu'nda söylenenlerle ilgili hukuki analiz yapmak dahi abes.
Türkiye'nin eskisi yenisi yok. Anlamlı olan ayırım o değil. Iyi insan ve kötü insan var. Hukuku üstün tutan insan ve hukuku kendi amacına uyduran insan var. Bir tek vatanımız ve onun bir tek yolculuğu var. O yolculukta git gide sindirilen bir toplum var. Ses çıkartan her kişi başına sayısı çarpanlı bir biçimde artarak büyüyen kaygılı sevenleri var.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan "siyaset yapmaya çok hevesliyseniz ya parti kurarsınız, ya da ağzınızdan çıkacak iki çift söze bakan muhalefet partilerinden birini seçersiniz" demiş. "Bu ülkede siyasetçiler içeri atılmıyor mu ki?" diye sormayanlar, "bir ülkenin gerçek sahipleri siyasetçiler mi toplum mu?" diye sormayanlar var. Politik ifade özgürlüğü çekirdeğinin dahi bugün Türkiye'de mevcut olmadığı fevkalade açıkken, hala "aslında sorun yok" rolü kesen korkaklar var.
Konuyu dolandırmanın alemi yok: Hukuksuzluk hüküm sürüyor. Hukuksuzluğa işaret edenler, ifade özgürlüğünü kullananlar, bizatihi kendisi hukuk garabeti olan mekanizmalarla gözaltına alınıyor. "Halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak için gerçek dışı beyan verme" kavramının ta kendisi halk arasında endişe, korku ve panik yaratıyor. Bu fotoğraf da bunun enstrümanlarından biridir.