Her şey namazla mümkündür. Ayet-i Kerimede de buyrulduğu üzere “Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin.” Sabredeceğiz, davetine icabet edeceğiz. Üzerimize düşeni yapıp ısrarla isteyeceğiz, elbet verecek.
Sınırlı aklımızla 'imkansız' dediğimiz ne varsa, aslında sonsuz gücün şanını layıkıyla kavrayamayışımızın bir perdesidir. Kulun kalbine o istemek sızısını, o hayal ateşini veren, şüphesiz ki o kapıyı ardına kadar açmayı murat edendir. Zira vermeyi istemeseydi, o isteyişi kalbine bir lütuf gibi bahşetmezdi.
Allah'ım, boşuna yürüdüğüm bir yoldan, tutunduğum ama bana ait olmayan bir hayalden, üzerinde çok çalıştığım ama sonuç vermeyen meşguliyetten, üzerime çöken umutsuzluktan, gözlerimin ışığını kapatan üzüntüden ve beni ağırlaştıran endişelerden Sana sığınırım.
mevlana “aradigin seni arar.” demis.yani gonulden istediginiz seyle aslinda karsilikli bir cekim icindesinizdir.yani siz tum kalbinizle bir seyi ariyorsaniz o sey de size dogru yaklasiyordur.bir arzunun kalbinize dusmesi bile tesaduf degildir.
Çok endişelenme, Allah onu çözecek ve kolaylaştıracak. Allah'a bırak, tevekkül et. Kalk ve insanlarla keyifli vakit geçir, ortamını değiştir, sağlığın her şeye değer. Dünyayı ve şartlarını sabırla karşıla. Göğsünü genişlet. Unutma Allah sana, senden daha çok merhametlidir.
tolong berhenti untuk stres. ingat, kamu punya hati yang baik, vibes yang manis, dan jiwa yang tulus. percayalah, semesta akan berpihak sama kamu dan semua bakal baik-baik aja.
“Ve iz kâle İbrâhîmu Rabbi erinî keyfe tuhyil mevtâ. Kâle eve lem tu’min. Kâle belâ ve lâkin li yatmeinne kalbî.”
“Hani İbrahim: ‘Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster.’ demişti. Allah: ‘Yoksa inanmadın mı?’ buyurdu. İbrahim: ‘Hayır, inandım; fakat kalbim mutmain olsun diye…’ dedi.”
(Bakara, 260)
Bu ayet, imanın zıddı olan şüpheden bahsetmez; imanın kemâle ermesini anlatır.
Hazret-i İbrahim zaten inanıyordu.
Fakat inanmak başka, kalbin tam bir itmi’nan ile huzura ermesi başkadır.
Bu yüzden kul da şöyle der:
“Rabbim, Sana inanıyorum…
Senin kudretinden zerre şüphem yok…
Lakin kalbim yoruldu…
Bana rahmetinden bir işaret göster ki gönlüm sükûna ersin.”
İşte o hâl, İbrahim Aleyhisselâm’ın:
“Velâkin li yatmeinne kalbî”
sözündeki hâlin bir gölgesidir.
Belki bugün senin duan da budur:
“Allah’ım, şeksiz şüphesiz sana inanıyor ve iman ediyorum…
Senin her şeye kâdir olduğunu biliyorum…
Lakin uzun süren bekleyişler içinde kalbim yoruldu.
Bana da rahmetinden bir müjde göster.
Kalbimi mutmain eyle.”
Ve unutma…
İbrahim’e kuşları dirilterek cevap veren Allah,
bugün de kullarının kalbine ümit verecek sebepleri yaratmaya kadirdir.
“Ve mâ zâlike alallâhi bi azîz.”
“Bu Allah’a göre zor değildir.”
Neyi çok istediysem onunla çok sınandım. Artık istemem yan cebime koy diyorum. İstediğim şeye bir şekilde ulaşırım çok önemli değil diyorum ve oluyor. Örnekle anlatırım.
Psikolojiye göre insanlar uzun süre stres ve belirsizlik içinde yaşadıklarında, bedenleri gelişmek için değil, hayatta kalmak için uyum sağlar. Bu yüzden sürekli gergin, tetikte ve yorgun hissedebilirler. Çünkü sinir sistemleri bir sonraki kötü şeye hazırlıklı olmaya alışmıştır. Bu yüzden hayat sakinleşse bile zihin tam olarak dinlenemez.
Ey yeri, göğü yaratan, yoktan var eden
Ol deyince olduran imkânsızı mümkün kılan
Tüm kâinatın yaratıcısı olan Allah'ım...
Gönülden ettiğimiz, dilimizden düşürmediğimiz
Kabul olunmasını beklediğimiz
Tüm dualarımızı kabul eyle...
Kabul eyleyip ömrümüzü gönlümüzü şâd eyle...
Tez zamanda umduklarımıza kavuştur.
Beklemediğimiz yerlerden,
beklemediğimiz zamanda,
beklenmedik sevinçler yaşat.
Bizi mutluluktan ağlat, Allah'ım...Âmin
Allahım ne kadar çok istediğimi biliyorsun. dua ediyorum ama belki de doğru şekilde istemesini bilmiyorum, tek bir amini bile geri çevirmeyeceğini biliyorum. bana dualarımı yaşamayı nasip et, beni kalbimde ukte kalmış biri olarak bırakma.🌸