Kazanım çok basit:
çözelti: tuzlu su, şekerli su
Karşısında dinlemeyen, hadsiz hadsiz konuşan terbiyesiz kitle
Bir de bunu hiç Türkçe konuşmadan, İngilizce dersi öğretmeye çalışırken düşünün.
Kaç kere sabırla aynı kişilere:
‘Listen to me carefully’ diyebilirsiniz?
“I know I am imperfect, but I will humble myself before you, because I cannot imagine my life without you” is truly one of the most romantic lines said ever https://t.co/1vi79oVlQ2
Öğretmene cep telefonu kullanmak zorundaymış gibi muamele edilirse,
Öğretmene zorla öğrenci grubu kurudurulursa,
Öğretmene zorla veli grubu kurudurulursa,
Öğretmen sürekli veli ve öğrenci ile muhatap ettirilirse,
Öğretmene ders dışında sürekli etkinlik, angarya, cart, curt işler verilip eğitim öğretim ikinci hatta üçüncü plana atılırsa,
Öğretmen sürekli evrak, kürek, toplantı, seminer vs. ile oyalanırsa,
Toplumda öğretmenler sürekli tatil yapıyor algısı yaratılırsa,
Öğretmene çaycı ve güvenlik görevlisi maaşı reva görülürse,
Öğretmenleri cimer vb. yerlere şikayet etmek marifetmiş gibi lanse edilirse,
Eğitim öğretim basit bir şeymiş gibi formasyonu olmayanlar dahi ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılırsa,
Öğretmene asli görevi unutturulup eğitim öğretimden uzaklaştırılırsa,
Öğretmene sürekli aba altından sopa gösterilirse, ders programı ile, onla bunla tehdit edilirse,
Ne eğitimin değeri kalır ne de öğretmenin.
Eğitimde özü kaybettik. Toparlanıp özümüze dönmemiz gerekiyor.
Oğuzhan Abravcı
Öğretmenler, yeni nesil artık sizlerin eseri değil. Hayatları boyunca özel hissetmemiş, bütün travmalarını çocuklarına yüklemiş, ben yapamadım çocuğum yapsıncı ebeveynlerin narsist, sorunlu, kendine her şeyi hak gören çocuklar yetiştirmesinin eseri.
Çocuğu disipline gönderiyorsun okuldan atılma yok. Notla disiplin sağlayayım diyorsun kalma yok. Şunu bir ikaz edeyim diyorsun veli hemen şikayet ediyor herkesin çocuğu değerli aman travma yaşamasın. Özel okulda öğretmensen zaten öğrenci hep haklı mazallah üzülür kaydını alır.