Gazze'de çalışan Yahudi Amerikalı ortopedi cerrahı Mark Perlmutter, İsrailli askerlerin iki Filistinli çocuğu nasıl aldığını ve diri diri gömdüğünü anlatıyor:
"İki çocuğun İsrail askerleri tarafından buldozerle toplu mezara itilmesini, diri diri gömülürken çığlıklarının toprak altında boğulmasını izlemesi…
Sonra cesetler çıkarıldığında elleri arkadan bağlı bu çocukların kırmızı ve yeşil tişörtlerinin bulunması.
İşte o tür bir canavarlık, o seviyede bir alçakça ve iğrenç davranış, ancak nefretiniz doğduğunuz andan itibaren kasıtlı olarak şekillendirilmişse mümkün olabilir."
🔴 İsrail ordusunda görev yapmış eski bir asker olan Shaiel Ben-Ephraim:
İsrail askerleri, Filistinli mahkûmların anüslerine sopalar sokuyordu.
O insanlar dövülerek öldürüldü, tecavüz edilerek öldürüldü.
Köpeklere Filistinlilere tecavüz etmesi için eğitim veriliyordu.
BBC, Gazze'de İsrailli keskin nişancılar tarafından kasıtlı olarak kafalarından vurulan 160+ Filistinli çocuğun kanıtlarını derledi.
Raporlarda şöyle yazıyor: "İsrailli Yahudiler eğlence için çocukları avlıyor."
📌 Sosyal medyadaki bağlamından kopuk habercilik tüm medyayı esir aldı.
Şöyle ki, Türk medyasında neredeyse hiçbir yerde İsrail’in idam yasasının geçmesinin arkasındaki dev bütçe pazarlığına ve kopan fırtınaya dair bir şey okumadım. Konu her yerde konuşuluyor, herkes yazıyor ama arka planı hiçbir yerde yok. Böyle bilgi ve fikir sahibi olunamaz ancak haberdar olunabilir.
Dün gece konuyu yayında anlattım ama buraya da yazayım:
Netanyahu hükümeti 850 milyar şekellik (270 milyar dolar) bütçeyi meclisten geçiremiyordu. Ben Gvir bütçenin geçmesi için ihtiyaç duyulan oya ulaşabilmek için gerekli olan kendi partisindeki 6 oyu, bu korkunç idam yasasını geçirmek için şantaj olarak kullandı. Yoksa bütçe 60 oyun altında kalacak ve Netanyahu kabinesi çökecekti. Aslında Netanyahu Batı’dan gelecek tepkileri ve dünyada yükselen İsrail karşıtlığını düşünerek bu yasayı pek de istemiyordu. Ama Kahanistler ve Mesihçilerin baskısını, Herzog’un geceyarısı Netanyahu’ya açtığı “itidal” telefonu bile durduramadı. İdam yasası ve bütçe 30 Mart gecesi art arda oylandı. Her ikisi de 62 “evet” oyuyla geçti.
İktidarın diğer üyeleri Haredi partiler (Ultra-Ortodokslar) aslında idam yasasına dini gerekçelerle mesafeliydi. Ama bütçeden onların dini okullarına (Yeshivalar) da rekor ödenek ve son dönemde çok tartışılan askere gitmeme muafiyeti sözü çıkınca, Ben-Gvir’in idam yasasına "sessiz kalarak" destek verdiler.
Bu soykırımcı hükümete Likudcu Netanyahu hükümeti demek artık abesle iştigal. Netanyahu Ben-Gvir gibi Kahanistlerin, Smotrich gibi Mesihçilerin kuklası olmuş vaziyettedir. Netanyahu nasıl bir şeytansa onu 10’la, 100’le çarpın, işte bu yeni İsrailli siyasetçiler bundan daha fazlasıdır. Birkaç yıla kalmaz, İsrail’in yeni başbakanı da bunlar arasından çıkacaktır.
Netanyahu nasıl ki İzak Rabin’leri, Ehud Barak’ları, Ehul Olmert’leri bir zamanlar Filistinlilere karşı yumuşak davranmakla suçlardı; Ben Gvir gibi, Smotrich gibi yerleşimci yerleşimci terörünü doğuştan benimsemiş yeni siyasetçiler de onu yumuşak buluyor ve parmaklarında oynatıyor.
Ve bu deliler, İsrail’in sonunu kendi elleriyle getirecek olanlar kişilerdir, buna adım gibi eminim. Biz o günleri göreceğiz.
İkonik bir an.Daha önce Filistin'de çalışan Gallerli bir hemşire, Mısır polisine yolu açmaları ve Gazze yürüyüşüne izin vermeleri için diz çöküp yalvarıyor:
"Lütfen Müslüman kardeşlerinize yardım edin"
"Açlıktan ölen bir çocuk nasıl ağlar bilir misiniz?"