Bugün Kartalkaya ailelerinin adalet yürüyüşüne destek olmak için oradaydık. Çünkü adalet mücadelesinin ortak olduğuna inanıyoruz.
Ancak ailelerden birinin yaptığı bazı açıklamalar bizi derinden üzdü. Daha önce "Biz işçi sınıfı ailelerine benzemeyiz", bugün ise "Alınmasınlar, daha önceki olayların faillerine benzemeyiz." ifadeleri dile getirildi.
Toplum farklı sınıfsal konumlara sahip olabilir. Emekçi, orta sınıf ya da burjuva olmak toplumsal ve ekonomik bir konumdur; insanın değerini belirleyen bir ölçü değildir. Yaşam hakkı ise evrenseldir.
Sizlerin yakınları tatildeyken, bizim sevdiklerimiz çalışırken yaşamını yitirdi. Ama hepsini ölüme götüren ortak neden ihmal, denetimsizlik ve cezasızlıktı.
Ölümün sınıfı olmaz. Adaletin de olmamalıdır.
Keşke, "Artık iş cinayetlerinde ve ihmaller sonucu yakınlarını kaybeden ailelerin mücadelesini daha iyi anlıyoruz. Soma'da, Hendek'te, Dilovası'nda, Gayrettepe'de ve Sisli Vadide yaşanan acılar aslında aynı adalet mücadelesinin parçalarıdır." denilseydi. Ölümlerin de acıların da yarışı olmaz.
Kartalkaya ailelerinin ADALET mücadelesini saygıyla selamlıyor, Her zaman yanınızdayız.
Az sonra yattığı yeri ziyaret edeceğiz Ali İsmail’in…
Burası da adının yaşadığı, adını yaşattığımız yer olacak
ALİKEV Gençlik Merkezi yakında kapılarını açacak,
gençler etkinlikler yapacak,
çocuklar avlusunda koşacak.
Bedeni aramızda değil belki ama
adı ebediyen yaşayacak…
Hekim kızdı bugün, çünkü geç kaldık, çünkü 6 adet eleğin kulaklarını kestim, 174 adet, 4 saat sürmüş, çünkü peletin talaşı tıkıyor, çünkü 6 tuvalet var, çünkü biri cırcır, çünkü ev kokuyordu, çünkü sabah 7'de yattım, litfin bana kızmayın artık, yetişemiyorum
🟣 Sözleşmesi yenilenmeyen 150 akademisyenden biri olan Prof. Dr. Feryal Saygılıgil: Taciz iddiasını gündeme taşıdığım için baskı görüyordum, bu bir gözdağı!
https://t.co/LlnWceo1PG
Kesinlikle. Hatta, bu arkadaşların sorunlu kavrayışlarına göre eğer illa birinin diğerinden daha fazla ücret alması gerekiyorsa bu ücreti alacak kesim, işini sonsuza kadar sürdüremeyecek olanlardır...........
Ezgi’miz, 4 gün avukat görüş kabininde de nezarette de gözaltında olan diğer müvekkilleri için kesintisiz avukatlık yapmaya devam etti. Tutuklandığını öğrendiğinde de önce müvekkillerini bilgilendirdi. Mücadelede de avukatlıkta da ders verdi. Onu da müvekkillerini de alacağız.
2022'den bu yana sistematik olarak tecrit, tehdit, taciz ve işkenceye maruz bırakılan komünist tutsak Seda Baykan, başka bir hapishaneye sevk ya da bulunduğu hapishanede politik tutsaklarla kalma talebiyle başlattığı süresiz açlık grevinin 100. gününde.
Seda Baykan'ın, hapishanelerde tecride ve işkenceye direnen tüm devrimci tutsakların sesi olmak için mücadeleyi büyütelim. Onların direnişini sokaklara taşıyalım, taleplerini sahiplenelim.
Süresiz açlık grevinin 100. gününde yineliyoruz:
Seda Baykan'ın talepleri derhal karşılansın!
Devrimci tutsaklar onurumuzdur!
Ayrıca mağaza çalışanları sadece çamaşır katlamaz, yük taşır, sayım yapar, temizlik yapar, ütü yapar, kargo hazırlar, kasaya bakar, tüm bu süreçte ayakta bekler, ağır mobbingin yanına densiz müşterilerle de uğraşır, bir yaştan sonra yapılabilir bir iş değildir.
Mühendis asgari ücretini belirleme yetkisi odadaydı, odanın yetkisi elinden alınacağı zaman oda çağrı yaptı, odadaki çalışanlar hariç 20 kişi yoktu gelen bu 1. Ağız birliği yapıp 109'un altına inmeyebiliriz, 2. Daha kolaysa gidip çamaşır katlarlardı, bu da 3
Tutukluluğumun 16. ayında, ilk celsenin bitiminde, @cumhuriyetgzt1 ‘nden @cagdasbayraktar ‘a konuştum.
Tutuklandığımız 19 Mart 2025’ten bu yana İstanbul’da Bakanlık tarafından Rezerv alan ilan edilen yerlerde 120’ye yakın imar planı ve plan değişikliği yapılmış.
Tutsaklığımızın nedeni aşikar. Ama yılmıyoruz, tutsakken bile İstanbul’un muhafızlığını yapmaya devam ediyoruz.
Röportajın tamamını profilimdeki aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
https://t.co/1mPH9bPzwK
Bu fotoğraf Bilgi Üni. direnişinde ablukada çekildi. Yunusemre kitleye gaz sıkılmasın diye önlerine set olmuştu. Adliyede, karakolda, sokakta, ablukada ve her yerde halkın avukatıdır.
“Allah’a şükür Epsteinci değilim” dedi, tutuklanınca “Katil Nato” sloganı attı!
Kardeşimdir.
Türk Toraks Derneği, Çanakkale'de "kapasite artışı" adı altında yeni bir kömürlü termik santral kurulması girişimine, "Halk sağlığı kısa vadeli enerji gerekçelerine feda edilemez, kirletme izinleri derhal iptal edilmelidir" diye tepki gösterdi. https://t.co/IsMe33J9Xf
@ToraksDernegi