Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
Cumhuriyet tarihini bırakın, dünya tarihinde bile emsali zor görülecek bir vakaya tanık oluyoruz. Eski bir genel başkan, kaybettiği kongrenin ardından iktidar yargısından medet umarak yanında kalan birkaç milletvekili ve eski ilçe başkanıyla partiyi ele geçirmeye çalışıyor. Yaklaşık 500 kişilik bir grup, neredeyse 18 milyon seçmeni olan bir partiye adeta çökmeye kalkışıyor. Bunu parti içi bir mücadele olarak görmek ve bu rejimin koşullarında bile meşrulaştırmak mümkün değil.
Mutlak butlan kararı sonrası @kilicdarogluk kendisine parti içinden destek geleceğini, örgütten fireler olacağını düşünüyordu. Bu olmayınca süreci uzatmak yerine doğrudan müdahale yoluna gidilmiş görünüyor. Hiçbir organik destekleri olmadığı için bir avuç mafyavari tip ve milletvekili genel merkezi ablukaya almış durumda.
Önümüzdeki süreçte 500 kişilik bir grubun, neredeyse 18 milyon seçmenin oyunu almış bir partiye zorla çöküp çökemeyeceğini göreceğiz. Bu nedenle kamuoyunda tartışılan “ayrı parti” önerilerini şu noktada çok yanlış buluyorum. Böyle dehşet verici bir sonuç geri çevrilemezse, demokratik mücadele çok ağır bir darbe alır. Demokrasiye inanan herkesin seçilmiş, meşru CHP yönetimine destek vermesi gerekir.
Gündem yoğun olabilir sizi sıkıyor olabilirim
Bende sevmiyorum böyle yapmayı ama 748 gün oldu kızım öldürüleli faili dışarda
Ama ben böyle vurulan kızımın adaletini bulmak zorundayım
Oyüzden sizden her akşam 21de #YesiminFailiTutuklansun demenizi istiyorum
Herbir paylaşım önemli
İzmir dönüşü uçakta İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa’nın ifade metnini okudum.
İBB’ye yönelik operasyonun bir parçası olarak, bazı kişilerin “sıraya girerek ifade verdiği” söylenmişti.
Oysa gerçek bambaşkaymış.
M.E. isimli bir kişi, İSKİ’den maden ruhsatı almak için başvuruda bulunuyor.
İSKİ, usul gereği MAPEG’den yani Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden görüş alıyor.
MAPEG bu başvuruya olumsuz yanıt veriyor.
Ve İSKİ bu olumsuz görüşü resmi yazıyla firmaya bildiriyor.
Ancak bu şahıs, defalarca İSKİ’ye gelerek Genel Müdür’ü rahatsız ediyor, baskı kurmaya çalışıyor.
En sonunda bu taciz tutanak altına alınıyor, İçişleri Bakanlığı’na resmi başvuru yapılıyor ve Şafak Başa’ya koruma tahsis ediliyor!
Peki sonra ne oluyor?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na operasyon yapılınca, aynı şahıs tekrar İSKİ’ye gelip yine baskı kurmaya çalışıyor.
Görüşme talebi reddedilince, gidip Savcılığa ifade veriyor ve “bana rüşvet için engel oldular” diyor.
Gerçekler çarpıtılıyor, kurumsal işleyiş suç gibi gösteriliyor, tertemiz sicilli bürokratlar linç ediliyor.
Oysa Şafak Başa sadece İSKİ Genel Müdürü değil;
devlet terbiyesiyle yetişmiş bir kaymakam, bir mülkiye başmüfettişi.
Kısa süre önce Mülkiye Müfettişleri tarafından denetlenmiş ve tertemiz rapor almış.
Günlerdir konuşulan Üsküdar Belediyesi "twerkçü kadınlara para verdi de ondan işçinin parasını ödeyemedi" olayının aslı neymiş buyrun, olayı birinci ağızdan dinleyin
Bütün suç kadınların şehir içi ulaşım için bisikleti teşvik etmek istemesi ve aralarında arkadaşıyla Türkiye'de yaşayan Brezilyalı bir kadının olması
Kadın Brezilyalı diye, belediyenin de bisikletçi kadınların da işitmediği hakaret kalmadı
İmamoğlu davası askeri dönemlerde yaşanan yargılamalar gibi kamu vicdanında asla kabul görmeyecek. Ancak bugünkü davanın, 1950 sonrası Türkiye siyasetinde, sivil bir iktidar eliyle yaşanan benzeri görülmemiş bir kırılma olduğunu da açıkça teslim etmek gerekiyor. Ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayının bu denli keyfi ve siyasi saiklerle yargılanması, ülkeyi çok daha öngörülemez ve tehlikeli bir noktaya sürüklüyor.
İktidar çevresinde bu konuda çatlaklar oluştuğu, İmamoğlu’nun serbest bırakılabileceği ve İmralı süreciyle birlikte siyasi iklimin yumuşayabileceği yönündeki tezler sadece kamuoyunu manipüle etme amaçladığını düşünüyorum. Çünkü İmamoğlu, bu rejim açısından yalnızca bir siyasi rakip değil, varoluşsal bir tehdittir. Bu yüzden onun hapsedilmesi ve ona destek veren kesimlerin siyasal ve mali açıdan tasfiye edilmesi konusunda iktidar blokunun neredeyse tüm unsurları hemfikirdir. Böyle sert bir hamlenin iktidar açısından geri dönüşü olamaz.
İktidar, uluslararası konjonktürdeki rahatlama ve İmralı süreciyle oluşan iç bölünmeleri, en çok korktuğu rakibi tasfiye etmek için bir fırsat olarak gördü. Bu büyük darbe savuşturulamazsa, Türkiye siyaseti yarı-kapalı bir rejim modeline geçecek.
İmamoğlu’nun bugün Silivri’de yaptığı savunma ve bu süreç boyunca sergilediği dirayetli, geri adım atmayan tavır, şu anda muhalefetin elindeki en güçlü moral ve siyasi zemindir. Muhalif kamuoyunun, ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunun bilinciyle bu mücadeleyi kitleselleştirmesi, sürdürülebilir kılması ve yaşanan hukuksuzlukları asla normalleştirmemesi gerekiyor. Zor ve uzun bir mücadelenin daha başındayız.
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı “sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel” diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)