TÜRK TRİBÜN KAMUOYUNA DUYURUMUZDUR!
Sevgili Pembe Yücel,
Bahsi geçen “dale” ritmi, biz tarafından 3 Ekim 2007’de Porto karşılaşmasında ilk kez İnönü’de beste haliyle yer bulmuş, daha sonrasında Gençlerbirliği, Liverpool ve Marsilya maçlarıyla da sükse yaparak başta Türkiye olmak üzere tüm dünya tribün kamuoyunda büyük yankı oluşturmuştur.
Üçlü meselesinde ise Amigo Orhan’ın bu işe vesile olduğu, daha sonrasında farklı versiyonlarıyla Beşiktaş tribünlerinin bu işi alıp götürdüğü ve yine başta Türkiye olmak üzere tüm dünyaya tanıtarak yankı oluşturduğu, herkes tarafından görülen somut bir delildir.
“Ooo Kartal, haydi bastır Kartal, ölümüne Kartal, Kartal gol gol gol” tezahüratında ise mesele, aylar öncesinde burada karşılıklı delillerin konuşması sonucunda bestenin kimin ve kime ait olduğu hususunda kapanmıştır. Kurcala da incele…
Alkış yaparak Kadıköy’ün ortasında balina çağırdığın şizofrenik senfoni ise tam sana yakışacak bir hareket olmakla birlikte, biz tarafından bir kere kullanılmamıştır.
Cevapları verdikten sonra gelelim soracağımız sorulara…
Sevgili Yücel, Türkiye’de tribün camiasında gerek zamanın getirisiyle, gerek bilerek, gerekse farkında olmadan birçok ritim ve tezahüratın ortak söylendiği aşikar olmakla birlikte, yine ve yineleyerek, hangi tribüncüye sorsan tezahürat ve ritim konusunda Beşiktaş tribünlerinin hakkını verip birçok mevzuda öncülük ettiği cevabını alacağını en iyi sen biliyorsun.
Peki sevgili Yücel, yıllardır sözcülüğünü ve sözde amigoluğunu yaptığın grubun adının yine bizden çıktığını, rahmetli Sefa’nın da dediği gibi gerçeklerin tespit ve delille ortaya çıkacağı, Birand’dan bile tescilli ulusal yayında bizden aşırdıklarınızla fişlendiğinizi bilmiyor musun? Yoksa bilmek mi istemiyorsun?
Yücel, sana son soru: Sizin için söylediğimiz “Reziller utanın, utanın reziller” bestesinden de mi utanmıyorsun?
Gerçekler her zaman gün yüzünde, her zaman her yerde, sikilmiş fenerbahçe! #Dandikler