Yıllarca gerilla savaşında uzmanlaşmış; taktik ve teori anlamında yüksek deneyimi olan gerillaları TSK'da eğitmen ya da subay olarak değerlendirmek, bu gücü orduya kazandırmak kimsenin aklına gelmiyor. Bütün işler duygusal yürüyor bu ülkede.
TBMM ÜYELERİNE ÇAĞRI
Türk milleti, bundan 106 yıl önce dayatılan Sevr haritasına karşı, Gazi Meclis ve onun Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, verdiği Millî Mücadele ile işgalcilerin kendisine uygun gördüğü çerçeveyi kırıp attı. Bugün TBMM'de, Türk milletinin iradesini temsil etmekte olan vekiller tarihî bir sorumluluk ile karşı karşıyadır.
Eli kanlı teröristlerin affedilerek her türlü siyasi hakka sahip olmalarının yolunu açacak Anayasa'ya aykırı “Çerçeve”yi, hem de Sevr'in yıl dönümünde kabul etmek, Millî Mücadele kahramanlarının, terörle mücadele şehitlerimizin kemiklerini sızlatacaktır.
Millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in, bu iradeye ve Anayasa'ya aykırılığı açık olan malum teklifi kabul etmesi, millî dayanışmayı güçlendirmeyecek, tam tersine bölücü söylem sahiplerini daha da azdıracaktır.
Türk Ocakları olarak TBMM üyelerini, tarihî bir anda, tarihin yüklediği sorumluluk bilinciyle Türk milletinin sesine kulak vererek bu yasaya “HAYIR!” demeye çağırıyoruz.
"Milletle beraber olup eşkıyanın başını kesmek zorundasınız, dikkat edin, eşkıyanın başıyla oturup milletin başına bela olmayasınız."
Şubat 2019, mecliste bir Yavuz Ağıralioğlu vardı. @yavuzagiraliog
Önüme iki video düştü. Biri 3 yıl önceden. Başlık şu: “Eski Ülkü Ocakları Başkanı: İmamoğlu Türk milliyetçisi gelenekten geliyor.”
Kastedilen başkan @AzmiKaramahmut. Türk milliyetçisi gelenekten gelen ise Ekrem İmamoğlu imiş.
Diğer video ise yeni. Yavuz Ağıralioğlu hakkında. Konuşan yine Azmi Bey.
Katıldığı bir programda yaptığı açıklamayla belki de en fazla ihtiyaç duyulacak günler öncesinde milliyetçi camiayı birbirine düşürecek görüşlerini paylaşmış. @yavuzagiraliog hakkında kurduğu “Milliyetçi kökenden değil, siyasal ümmetçi kökenden geliyor.” gibi bir cümleyle başlayarak bundan 30 sene önce yaşanan anlaşmazlıkları gündeme getirmiş.
Ben konunun içeriğine hiç girmek istemiyorum. Yalnız merak ettiğim birkaç husus var. Azmi Bey’e sormak istiyorum:
1) Apoculara ve Apo ile iş tutanlara karşı birlikte mücadele etmenin yollarını aramak varken Türk milliyetçisiyim diyen insanları birbirine düşürecek bu tavrın gereği nedir?
2) Yavuz Ağıralioğlu şahsında camianın bir bölümünü rahatsız eden açıklamaları yapınca bir hafta önceden daha mı güçlü oldu kurulması gereken savunma hatları?
3) Gerçekten bu açıklamaların amacı ne?
4) Ve bütün bunlardan daha önemlisi:
Ekrem İmamoğlu’nu “Türk milliyetçisi gelenekten gelen bir insan” olarak tanımlamışken daha 3 sene önce (ki bir sene sonra kendisini tehlikeli bir şahıs olarak adlandıran Ümit Özdağ ile birlikte siyaset yapmaya başladınız.) Yavuz Ağıralioğlu’na mı bu sıfatı çok gördünüz?
5) Ekrem İmamoğlu’nun babası ilçe başkanlığı yapmış da Yavuz Ağıralioğlu’nun babası hırsızlıktan mı hapis yatmış?
6) Hülasa: Ekrem İmamoğlu’nu içeride kabul ettiğiniz bu geleneğin sınırları nerede bitiyor ki ona gösterdiğiniz nezaketi Ağıralioğlu’na gösteremiyorsunuz?
SAYIN YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NUN İZMİR’DEKİ KALABALIK TOPLANTISI ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRMEM..
Burada asıl dikkat edilmesi gereken konu kalabalığın büyüklüğünden çok sosyolojik anlamıdır.
İzmir, Türkiye siyasetinin nabzının attığı şehirlerden biridir.
Bu nedenle İzmir’de ortaya çıkan her siyasi hareketlilik dikkatle incelenmelidir.
Bana göre bugün bütün siyasi partiler, MYK ve yönetim kurullarında şu soruların cevabını aramalıdır:
Yavuz Ağıralioğlu’na gelen bu insanlar kimlerdir?
Neden geliyorlar?
Hangi beklentiyle geliyorlar?
Daha önce hangi partilere oy verdiler?
Bugün neyi eksik gördükleri için yeni bir adres arıyorlar?
Çünkü görünen o ki bu kalabalığın içinde sadece bir siyasi partinin seçmeni yoktur.
Milliyetçi muhafazakâr seçmen de var, merkez sağ/sol seçmen de var, geçmişte AK Parti’ye oy vermiş vatandaşlar da var, MHP kökenli isimler de var, kararsızlar da var, sandığa gitmekten vazgeçmiş insanlar da var.
Bu tablo, Türkiye’de önemli bir kesimin yeni bir siyasi dil, yeni bir üslup ve yeni bir umut arayışında olduğunu göstermektedir.
Vatandaş sadece eleştiri duymak istemiyor; çözüm duymak istiyor.
Sadece kavga görmek istemiyor; güven veren kadrolar görmek istiyor.
Sadece rakiplerini suçlayan siyasetçiler değil, memleketin sorunlarına çözüm üreten siyasetçiler görmek istiyor.
İzmir’deki tabloyu küçümsemek veya görmezden gelmek yerine doğru okumak gerekir.
Çünkü siyaset, kalabalıkların fotoğrafına bakarak değil, o kalabalıkları meydana getiren sebepleri anlayarak yapılır.
Bugün Yavuz Ağıralioğlu’nun etrafında oluşan ilginin arkasında; ekonomik sıkıntılar, temsil edilmediğini düşünen seçmenler, siyasi kutuplaşmadan yorulan vatandaşlar ve yeni bir çıkış yolu arayan geniş kitleler bulunmaktadır.
Bu nedenle bütün siyasi partilerin bu tabloyu ciddiyetle değerlendirmesinde fayda vardır.
Kim kazanıyor, kim kaybediyor sorusundan önce; millet ne söylüyor, ne istiyor ve neyi arıyor sorusuna cevap vermek gerekir.
İzmir’den yükselen ses belki de tam olarak budur:
Milletin beklentilerini ve sorunlarını doğru okuyanlar kazanacak, görmezden gelenler ise kaybedecektir.
Kalın sağlıcakla..
Barış bey Kuşadası Chp teşkilatındanmış. Düşünceleri ve güzel yorumları için teşekkür ederim kendi adıma. Siyaseti, politikayı doğru analiz eden nadir siyasetçilerden kendisi. Umarım her şey gönlünüzce olur Barış bey.
Samsun Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Milli Mücadele ödül töreninde #YılınSiyasetçisi ödülü Sn. @yavuzagiraliog ‘na verildi.
“Mevzu bahis vatansa;
Çıkılacak bir Samsun,
Binilecek bir Bandırma Vapuru buluruz.”
Murat Gezici:
- Anahtar Parti'nin oy oranı ciddi anlamda dikkat çekici.
- Araştırmacı arkadaşlarla bir araya gelip konuştuğumuzda ilk konuştuğumuz konu: "Anahtar Parti sende kaç çıktı?" oluyor.
- %4 - %7 arasında bulan isimler var.
@zcakir27 Yaşar! seviyene inecek değiliz lakin Fetöcüler gibi hedef gösterip operasyon çocuğu olmana da gerek yok! Yanlış bir isim telafisi üzerine yalanlarla dolu roman yazmışsın. Siz ilk önce Erdoğan’ın size dedilkerini, parti içi çatışmanızı ve öldürdüğünüz adamların hesabını verin.
@zcakir27 Lan Yaşar! seviyene inecek değiliz lakin Fetöcüler gibi hedef gösterip operasyon çocuğu olmana da gerek yok! Yanlış bir isim telafisi üzerine yalanlarla dolu roman yazmışsın. Siz ilk önce Erdoğan’ın size dedilkerini, parti içi çatışmanızı ve öldürdüğünüz adamların hesabını verin.
kantinde tek başına, kendi istemedikçe kimsenin ona bulaşmayacağı şekilde takılabilecek kadar mağrur.. bahçedeki öğle arası maçını oynamadan camdan takip edecek kadar büyümüş.. babasıyla aynı berberde aynı anda bu düz tıraşı olacak kadar muhafazakar ve geleneksel.. tost alabilecek ama yanına içecek alamayacak kadar orta direk.. gömlekle hırkayla takılmayıp ceketini jilet gibi giyecek ve o ceketi asla okulda askıda unutmayacak kadar efendi, annesinin emeğine saygılı.. kambur oturacak kadar düşünceli.. şimdi senle arkadaş olmak ve çıkışta ps cafede yarım saatlik açtırıp 3 maç türkçe yamalı pes atmak vardı be agacım..