Bu Suriyeliler yüzünden bir gün, "yanıldım, aldatıldım" dediğinizde iş işten geçmiş, Basra harap olmuş olacak!
Dünya'nın neresinde "işverene Suriyeliyi işe al, vergisini-SGK primini devlet ödeyecek!" diyen ahmak iktidar var? Azılı devlet düşmanı bunlar!
#ÜmitÖzdağYalnızDeğildir
Büyük Türk Milleti,
Suriye'nin kuzeyinde Türk ordusunun kontrolündeki bölgelerde başlayan olayların sebebi Kayseri de yaşanan olay değildir. Olayların sebebi Türkiye ve Esad arasında başlayan görüşme ve ticaret ve buna Rusya'yanin da destek vermesidir. Geçen hafta El bab'ı Halep'e bağlayan yol üzerinde rejim görüşmeler ve anlaşmalar sounucu ticaret ve ulaşın amaçlı açılan Ebu El Sendin kapısının açılması ve rejim ile başlayan ticaret ÖSO ve yerel halk son derece rahatsız oldu. Aşağıdaki videoda bir ÖSO mensubunu Azez’de Türk tırına ateş ederken görüyorsunuz. Ancak ÖSO’nun büyük kısmı TSK’nın yanında yer aldı ve bugün Türk birliklerine saldıranlara ateş açtı.
Sonrasında Azez yerel meclisi de Azez Halep arasındaki yolu açmak için girişimde bulundu. Bu durum kuzey kesimdeki yabancı güçleri ve son derece rahatsız etmeye ve halkı provoke etmeye başlamasına sebep oldu.
Asıl sebep Türkiye’nin rejim ile yapmaya başladığı görüşmelerin önünü kesmek ve PYD devleti projesini devam ettirmektir. Bölge her türlü provokasyona açıktır. Bu akşam üstü Kilis Öncüpinar sınır karşısındaki Es Selam'e kapsini geçer geçmez Sucu kapısında halk Sucu. Meydanında olayları protesto ederken kimin açtığı belli olmayan yerlerden açılan ateş sonucu ilk belirlemelere göre iki kişinin ölmesi ve yaralıların olması bunun somut örneğidir.
Keza Afrin’de durum daha da kötü. Bana gelen bilgilere göre güvenlik güçlerimiz Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye saldıran çete bozuntularına gereken her türlü cevabı veriyor ve vermeye de devam edecektir.
Ordumuz Suriye’nin kuzeyinde bir provokasyon ile karşı karşıya iken Türkiye’de sokaklarda Suriyeli sığınmacı sorununu öfke ve kin ile sözde çözmeye çalışmak ülkemize yapılan büyük bir kötülük olacaktır.
Bugün Kayseri’de, Hatay’da, Kilis’te, Konya’da sokakta olan veya olmaya hazırlanan bütün vatansever yurttaşlarımıza sesleniyorum. Yaptığınız 13 milyon sığınmacı/kaçağın geri dönmesini sağlamayacak, aksine onları mağdur gösterecektir. Bu insanların yurtlarına dönmesini istiyorsanız 8/9 Ağustos’ta kalkın Çanakkale’ye gelin. Başınızı 8 Ağustos gecesi şehitlerin kalp atışlarını duyabileceğiniz o mübarek topraklara koyarak geçirin. 9 Ağustos sabahı yüzbinlerce insan işgale karşı yürüyelim.
Şu anda Suriye’nin kuzeyinde saldırıya uğrayan Türk askerine ancak böyle yardım edebilirsiniz.
Öte yandan hükümet olayların yatışmasını hızlandırmak amacı ile Okay çıkan ve çıkması muhtemel illerde saat 22.00-05.00 arasında sokağa çıkma yasağı ilan etmelidir. @zaferpartisi
4000 yıldır devam eden Türk tarihinde yeni bir yıla giriyoruz. Cumhuriyetimizin 101. Yılına giriyoruz. Zor geçecek olan 2024 Türk Milletine Atatürk’ün izinde yeni zaferler getirsin. @zaferpartisi
Kerkük'ten her şeyi silebilirsiniz, ancak Türklüğü ve Atatürk'ü silemezsiniz.
Bugün Suudi Arabistan'da yaşananlar bana, Kerkük'te Atatürk'ü sevdiğimiz için karşılaştığımız baskıları hatırlattı.
Bir nebze olsun Atamızdan taviz vermedik.
Türkmeneli, Atasına sahip çıkar!
Suudi Arabistan’da böyle yapmayacaksanız hiç gitmeyin lütfen. O topraklarda yüzbinlerce şehidimiz var. Hem onlar incinir hem biz. @zaferpartisi@Fenerbahce@GalatasaraySK
Türkiye bir DEVLET KRİZİ yaşamaktadır: Yargıtay 3.Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin Şerafettin Can ATALAY hakkında aldığı karar ile Anayasayı ihlal ettiğini iddia ederek Yüksek Mahkeme’nin ihlal kararı veren üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Aynı Daire, Anayasa Mahkemesi kararını yok sayarak, ATALAY’ın milletvekilliğinin düşürülmesi için kendi kararını, uygulanmak üzere T.B.M.M.’ne göndermiştir.
İlk olarak; her Türk vatandaşı, temel hak ve özgürlükler ile adil yargılanma ilkesinin ihlali gibi konularda, Anayasa Mahkemesi’ne ‘Bireysel Başvuru Hakkı’na sahiptir. Anayasamızın 153. Maddesinin son fıkrasına göre, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” Bu bakımdan Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesi kararını tanımayıp, Ağır Ceza Mahkemesi’ne kendi kararını göndermesi açık bir Anayasa ihlalidir.
İlave olarak; sadece ihlal kararı veren Yüksek Mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması hukukun genel ilkeleri ve hakimlik teminatına aykırıdır. Bu haliyle anılan suç duyurusu tamamen hukuk dışıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı işleme koymadan derhal iade etmelidir. Aksi halde hak arama özgürlüğü kapsamındaki her ihlal kararı hakkında suç duyurusu yolu açılmış olacaktır.
Sonuç olarak; 3. Ceza Dairesi yapmış olduğu suç duyurusu ile Anayasa Mahkemesi’ni tanımamış, Şerafettin Can ATALAY’ın hak arama özgürlüğü kapsamındaki adil yargılanma hakkını ihlal etmiş ve böylece kendilerine tevdii edilmiş yargı yetkisini Anayasa ve hukukun temel ilkelerine aykırı kullanmışlardır. Ortada ciddi bir devlet krizi vardır. Bu krizin çözümü için, kuvvetler ayrılığı ilkesi kapsamında her merciin hukuka saygılı olması ve Anayasa Mahkemesi kararının esas alınması gerekmektedir. Anayasamızın savunması Giriş bölümünde bütün yurttaşlara bir görev olarak verilmiştir. Zafer Partisi, Anayasal düzene saygı duyan bütün siyasi partilere, barolara, üniversitelere ve yurttaşlarımıza Anayasamızı savunma görevini hatırlatmayı görev bilir. @zaferpartisi
Sevgili Galatasaray tebrikler ve teşekkürler. Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun. Devlet-i ebed müddet ilelebed Cumhuriyet @zaferpartisi@GalatasaraySK