Biz amedspor'u tebrik etmeyen ve 3 Mayıs Türkçüler gününü kutlayan Bursaspor'un yanındayız. Uludağ'ın da sonuna kadar destekçisiyiz. Siz bir taraf, biz bir taraf.
Yeni evlendiniz, bebek bekliyorsunuz veya 0-1 yaşında bebeğiniz var ve çocuğunuzun yabancı dil öğrenmesini istiyorsunuz, o halde dinleyin.
Çok çok çok önemli!
Bir vatandaş, meyve oranı analizi için gittiği Konya İl Laboratuvarı’nda “öyle bir analizimiz yok” cevabı aldığını söyleyerek isyan etti.
🔹 “İnternetten hangi tarım il müdürlüğünün bu analizi yaptığını araştırıp aradım, onlar da analiz yapmadıklarını söyledi.”
🔹 “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir meyve suyunun içindeki meyve oranını analiz edemeyecek kadar aciz mi?”
🔹 “Madem tespit edemiyorsunuz, neye dayanarak meyve sularına meyve oranları yazılıyor?”
🔹 “Markalar buna güvenerek mi istedikleri gibi at koşturuyor?”
Bu görüntülere savunma olarak, “İktidar yeterli çoğunluğu sağladığı için bulunmamıza gerek yok,” diyorlar.
E işiniz ne? Madem çoğunluk yok, o zaman istifa edin; milletin cebinden boşuna maaş almayın.
Meclise gelmeyip sürekli vatanın dört bir yanında koştursalar, her olayda onlarca vekili bölgede görsek “tamam” diyeceğiz; ancak o da yok.
Türk milleti, seçtiği vekilleri Mecliste görmek istiyor.
Twitter’da “tweetvekilliği” yapanları değil, tulum peyniri takıntısı olanları değil, mitingden mitinge koşanı değil; Mecliste milleti temsil eden, her olayda halkın önünde öncülük eden milletvekili istiyoruz.
şu telefon kayıt ücretini başımıza bela eden vestel’in batmasını ve piyasadan tamamen silinmesini dört gözle bekliyorum..asla 1 ürün bile satamazsınız inşallah
Kulaklarıma inanamadım. "Yünleri yakıyoruz" dedi. Biz de geri dönüştürülmüş plastik jean giyelim. Tarım ve hayvancılık politikaları bu kadar kötü yönetmeyi istesen başaramazsın.
🔴Ben Sena. 14 yaşından beri öz eniştem tarafından tacize uğruyorum. Yüzümü bu konuyla ilgili göstermek istemezdim ama son çarem sizsiniz. Lütfen sesimi duyurun.
Ailemle ilgili bir durum nedeniyle eniştem beni evimden alıp kendi evine götürmüştü. Ona bir baba yarısı gibi baktığım için güvenim sonsuzdu. Ailem de onunla olduğumu biliyordu. Bir gün, evinde odada otururken yanıma geldi ve bir anda bana saldırarak taciz etmeye başladı. O an yaşadığım korkuyu tarif etmem mümkün değil. Kimseye anlatmamam için tehdit etti. “Baban öğrenirse ikimizi de öldürür”, “Ailen seni suçlar, her şey senin yüzünden olur” diyerek beni susturdu.
Bu istismar yıllarca sürdü… Yaklaşık 3-4 yıl boyunca korku içinde yaşadım. Kendimden, insanlardan uzaklaştım. Psikolojim bozuldu, çok zor günler geçirdim.
Bir gün artık dayanamadım ve yaşadıklarımı arkadaşlarımla paylaştım. O gün her şey değişti. Ailem öğrendi ve hemen şikayetçi olduk.
Yaklaşık 2 yıldır bu davanın mücadelesini veriyorum. Elimde tacize uğradığıma dair görüntüler, ses kayıtları ve çeşitli deliller olmasına rağmen bugün mahkemede davayı kaybettim. Sanki kendi rızam varmış gibi bir kararla karşı karşıya kaldım. 14 yaşında bir çocukla 60 yaşında bir adamın nasıl gönül rızası olabilir?
Lütfen beni yalnız bırakmayın. Bu sizin kardeşinizin de başına gelebilirdi.
We cannot reach @qatarairways@qrsupport by phone or email. We would like to reach them about our planned trip; hıwever, there is not even a phone number belonging to neither Turkey nor Qatar. Please help us with our concern.
Erdoğan, demokratik bir ülkede siyaset yaptı. Ekrem İmamoğlu ise demokratik olmayan bir ülkede demokrasi mücadelesi veriyor.
Erdoğan, %25 ile İBB başkanı oldu. Ekrem İmamoğlu'nun %48 ile kazandığı seçim iptal edildi. İkinci turda %54 aldı da ancak İBB Başkanlığı koltuğunu verebildiler.
Erdoğan tutuksuz yargılandı. Hakkındaki hüküm Yargıtay'dan geçip kesinleşene kadar 1 gün bile tutuklu kalmadı. İmamoğlu, 1 yıldır tutuklu.
Erdoğan görevden alınınca, Refah Partisi İBB Meclisi'nde çoğunluk olmadığı halde başkanvekilliği Refahlı Ali Müfit Gürtuna'ya bırakıldı. Şu anda ise CHP'li başkanlar tutuklanınca, meclis üyeleri de tutuklanıyor, baskıya uğruyor ve AKP'li başkanvekilleri seçtiriliyor. Ya da kayyum atanıyor, direkt AKP'li birileri başkanvekili yapılıyor.
Erdoğan, cezaevine girdiğinde 3+1 ev gibi düzenlenmiş bir koğuşta kaldı. Hükümlü olmasına rağmen ziyaretçi kısıtlaması yoktu. Zirayetçilerle görüşme kabininde değil, kendi koğuşundaki oturma odasında görüşüyordu. Tanıdığı kişilerle birlikte kaldı, yanına asistan verilmişti bir nevi. Ekrem İmamoğlu, tek kişilik hücrede tutuluyor. Avukatlarla görüşmesi bile engellenmek isteniyor. Bırak yanına tanıdığı kişilerin yardımcı gibi verilmesini, tanıdığı kişilerle koridorda yan yana geldiğinde bile temas kurması engelleniyor.
Erdoğan'ın mahpusluğu ile bugün İmamoğlu'nun yaşadığı şeyin arasında uçurum var. Bu uçurum, Türkiye'nin yargı bağımsızlığı ve demokraside nasıl bir kayıp yaşadığının çarpıcı bir özeti.
Artık göz göre göre dalga geçiyorlar milletle.
-Zaten maliyetini biz karşılamışımız vergilerimizle
-Bakım maliyeti söylediği gibi değil, aksine bu köprüler ve otoyolların kârlılığı yüzde 97 seviyelerinde.
-Yani devlet aldığı geçiş ücretleriyle tüm bakımların (ağır olanlar dahil) maliyetini karşıladıktan sonra büyük kâr elde ediyor.
-Şimdi bu kârdan peşin para alabilmek için vazgeçecek.
-Peki örneğin köprülerin işletme hakkını alan şirket ne yapacak?
-"Ben niye 3. Köprü'den daha ucuz olayım ki?" diyecek geçiş ücretine haşırt zam yapacak.
-Üstelik Boğaz'ı geçebilmenin özel sektör haricinde bir alternatifi de kalmayacak.
-Ve bütün bu yaptıklarını bir de marifet gibi anlatmıyor lar mı...
Pes artık...
26 Ocak'ta, AirBnB ve benzerlerinin yasaklatılması için dava açtıklarında şunu yazmıştım, aynen geçerlidir:
"Hahahahaha yasaklatma yoluyla rekabeti yok etmenin tadı bir kere alınınca, mevzunun PayPal'le, TEMU'yla sınırlı kalacağını mı sanıyordunuz?
Bu kadar kolay avantajı kim bırakmak ister?
Daha sırada bekleyen nice yiğidolar var, neleri neleri engelletecekler fırsat buldukça.
Evet, sıra senin $1000 MRR'lı app'ine de, evde 3D yazıcıyla bastığın trişka parçaya da, evde diktiğin elbiseye de gelecek güzel kardeşim."
Altına da şöyle ek yapmışım, alim değilsem de arifim, bana güvenin;
"Bu kadar büyük çaplı bir kerizleme operasyonuyla baş etmenin tek yolu erken seçim için mücadele etmek bu arada."
Sebahat Akkiraz, AKP’li Özlem Zengin’in savunduğu Meclis’teki ‘gösterişli iftar menüsü’ hakkında konuştu:
“Peygamberimiz çorbaya ekmek doğrayıp iftar ediyordu.
Hz Ömer kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakıyordu.
Hz Ali süt parası ödemek için kalkanını satıyordu.
Bir hırka bir lokmadan Avakadolu Antrikota.
Savunanlar da makarna yiyor!”
ABLA SEN SEN NE YİYORSAN MİLLET DE ONU YESİN DİYE ÇABALAMAN İÇİN MAAŞ ALIYORSUN. SEN AŞAĞI İNMİCEN BİZİ YANINA ÇIKARTACAN. Ay aklımı çıldırıcam şimdi ha az kaldı