Maya için kaleme aldığımız, ardından tüm çocuklara ulaşan Müjde Kuşu ve Müjde Kuşu: İlk Buluşma, sevgili eşim @ramazangulten_ ve benim için uzun bir emeğin, sabrın ve özlemin ürünü.
Son günlerde kitaplarımızın telif sürecine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapıldı, bu nedenle kısa bir açıklama yapma ihtiyacı duyduk.
Bu süreçte, @krmzkedikitap oluşan hassasiyeti dikkate alarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiştir. Kitaplarımızın ortaya çıkmasında emeği geçen tüm Kırmızı Kedi ekibine ve sürece katkı sunan gazeteci dostumuz @baristerkoglu'na teşekkür ederiz.
Yaşadığımız bu haksız süreç boyunca yanımızda olan, ailemizi kendi ailesi gibi gören herkese minnettarız. Dayanışmanın iyileştirici gücünü her geçen gün daha derinden hissettik. Ve elbette en büyük teşekkürümüz çocuklara… Merakları, hayal güçleri ve dünyaya başka bir gözle bakabilme cesaretleriyle geleceğe dair umudumuzu büyütüyorlar.
İyi ki varsınız.
Yok artık, dedim. Telefonu kapar kapamaz araştırdım... Doğruymuş. H.H. adlı kişinin, Özgür Özel’in memleketi Manisa’da belediyeye ait ağaçları keserken yakalandığına dair bir mahkeme kararı varmış. Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 26 Şubat’ta verdiği kararla, H.H. adlı o kişiyi yaklaşık üç yıl hapisle cezalandırmış. Ve işte o H.H., şimdi İzmir il başkanlığındaki olaylı anlarda CHP kurmaylarının hemen arkasında “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı atıyordu...
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/BDisuQfH05
Müjde Kuşu ve Müjde Kuşu: İlk Buluşma kitaplarımıza gösterdiğiniz yoğun ilgi için eşim @ramazangulten_ ile birlikte hepinize teşekkür ederiz.
Umudumuzu kaybetmeden, haksızlıklar karşısında duygusal dayanıklılığımızı koruyarak ve hepimizin yapabileceği şeyler olduğunu bilerek yaşamaya, üretmeye, yolumuza devam ediyoruz.
Dayanışma gösteren, yanımızda olan ve desteğini hissettiren herkese çok teşekkürler.
Bu süreci birlikte aşacağız.
@krmzkedikitap@krmzkedicocuk
Daha durun, Ekrem İmamoğlu 2023 seçimlerinde 1 gün içinde 3 farklı şehir gezerek Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeyin mitingleri yapmıştı da der bunlar.
Çünkü saf kötülük böyle bir şey
#mutlakbutlan
@krmzkedikitap iki gündür bekliyoruz ha duyurdunuz ha duyuracaksınız diye ama hiç ses çıkmıyor. zor bir soru da değil, bu kitapların tüm gelirini destek için aile ile paylaşacak mısınız yoksa rekor sayıda satış yapıp sonra da standart %10 mu vereceksiniz @krmzkedikitap?
🔴Koskoca CHP’yi yıllarca yönetip! hiç bir şeyden haberi olmayan, tanık olmayan bir genel başkan düşünün? Üstelik eğer doğruysa ülkeyi yönetmeyi hedefliyor :)
Sosyal medyaya bakmadığı için yazılan eleştirileri görmüyormuş, görmediği için de bilmiyormuş
Ama en azından hissedebilir, çünkü “gerçeğin mayası gözle görülmez, insan ancak yüreğiyle görebilir”
Tabii eğer yüreği varsa…
Gazeteci İsmail Arı, Kılıçdaroğlu'nun kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini anlattı:
"Normalde her gelen benden önce oturmuş oluyordu, bu sefer ben bekledim.
Bakıyorum uzağa kim gelecek diye, köşeyi döndü geldi Kemal Kılıçdaroğlu ve çok şaşırdım.
Çünkü benim Kemal Kılıçdaroğlu'yla daha önce bir sohbetim olmadı.
İlk yarım saat zaten benim dosyama, tutukluluk sürecime, cezaevi koşullarına dairdi.
Mutlak butlan meselesini sordum.
'Bence mutlak butlan kararı %50 %50. Ben samimi olarak bunu düşünüyorum.
Avukatımı mahkemeye yollamıyorum zaten, çok dedikodu çıkıyor falan diye ama ben mutlak butlanı kabul edeceğim' dedi.
'Nasıl, ne olacak peki?' dedim.
'Özgür Bey'le de oturur konuşuruz. Onunla konuşurum, bunu yapmamız lazım, kabul edeceğim, CHP genel başkanı olacağım.' dedi.
'Peki hani bu süreçte çok tepki olacak, itiraz olacak.' dedim.
Ondan sonra kendi partisindeki isimlere dair çok sert sözler söyledi. Çok sert ithamlarda bulundu.
Hatta tam unutmayayım diye o görüşten sonra koğuşa böyle koşa koşa döndüm, gardiyan da şaşırdı. Not alayım cümlelerini aynen, kağıt kalem yoktu o zaman yanımızda.
Kurultayın parayla satın alındığını düşünüyor. Defalarca milletvekilliği yaptırdığı, belediye başkanlığı yaptırdığı isimleri hırsızlıkla suçluyor.
Ve hatta tam kendi ifadesi: 'Kurultayı parayla satın alan hırsızlar bu partiyi de ülkeyi de yönetemez. Bu yüzden ben kabul edeceğim.' diyor.
Sonra örnekler verdi, işte ahlaksızlıkla suçladı yine birçok ismi.
Çeşitli örnekler verdi, 'Uşak mevzusunu biliyorsun' dedi,
'Şu rezaleti de burada görüyorsundur... Bursa ayrı bir şey.' dedi. Böyle çeşitli belediye operasyonlarından örnekler verdi, sordu yani.
'Peki 2 yıldır çok sert eleştiriyorsunuz, siyasi hayatınızda görmediğiniz kadar yaşamadığınız kadar bir eleştiri içerisindesiniz.' dedim.
Orada da böyle güldü, hatta o gülmede biraz kahkaha da vardı.
'Ben bakmıyorum ki, umurumda değil' dedi.
'Nasıl yani?' dedim. 'Ya sosyal medya falan ben okumuyorum' dedi.
'Bu haberleri de okumuyorum. İnan hiç bakmıyorum iki yıldır.
Bunlara bakmadığım için de görmüyorum, görmediğim için de bilmiyorum' dedi."
(BirGün TV)
🔴 Irmak Öğretmen’den geriye arkadaşının paylaştığı bu fotoğraflar kaldı…
Sürekli gülümseyen, hayat dolu görünen 24 yaşındaki genç bir öğretmenden geriye koca bir sessizlik kaldı.
Gazeteci İsmail Arı tahliye edildi.Bu satırları gözlerim dolu dolu yazıyorum; Sevgili İsmail 75 gündür tutukluydu, insan hayatında 75 günün önemini en iyi bilenlerden biriyim..Depremde kaybettiğim evladımla bir gün geçirmek için bile neler vermezdim, İsmail Arı’da benim evladım yaşında.. Sevgili İsmail biz depremzedeleri hiç yalnız bırakmadı,Reyting kaygısı gütmeden deprem haberleri yapmaya devam etti,”gündem yoğun” deyip bizleri hiç unutmadı o yüzden biz de onun dürüst gazeteciliğine şahitlik etmeye geldik.
Ekrem İmamoğlu'nun önceki Özel Kalem Müdürü ve İBB Muhtarlıklar Daire Başkanı Yavuz Saltık, savunmasını yaptı.
İnsani yönün öne çıkan savunmada Saltık, bir anısını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı:
Ben tutuklandığımın 3. ayında "Avukat görüşü var" dediler. Ben de avukat görüşüne çıktım, elimde kâğıtlarımla beraber kabine girdim. İçeride tanımadığım bir avukat vardı. O sıralarda da tabii böyle işte "etkin pişmanlık" hani, bu ve benzeri konularda şeyler ortalıkta dolaşıyor. Avukatı tanımadım. "Yavuz Saltık siz misiniz?" dedi, "Benim" dedim. "Siz kimsiniz?" dedim, ismini söyledi. Benim hafızam iyidir Başkanım, yani ayıptır söylemesi üzerime 27 yıl önce su sıçratan arabanın plakasını aklımda tutarım; o yüzden ama ismini hatırlayamadım avukatın, adını tanımadım yani. "Yavuz Bey" dedi, "beni Ağrı Doğubayazıt'tan şu isimli bir vatandaş gönderdi." Onu da hatırlayamadım. "Hoş geldiniz" dedim, "buyurun" dedim, "nedir? Size nasıl yardımcı olabilirim?"
"Yavuz Bey" dedi, "siz bundan 1-2 yıl önce..." Sayın Başkanım, konuşmamın başında dedim ya, hem özel sektörde çalıştığım yıllarda hem kamuda çalıştığım yıllarda çok çeşitli sosyal sorumluluk projeleri için hem Türkiye'nin yoksul bölgelerinde hem Balkan coğrafyasındaki soydaşlarımızın olduğu bölgelerde böyle sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeyken de bu projelere hiç ara vermedim. Herkes bilir; herkes tatilde, bayramlarda annesinin, babasının yanına gider, ailesiyle geçirir. Ben o anlamda eşim ve çocuklarıma karşı da mahcubum; ben bütün tatil zamanlarımı Doğu, Güneydoğu'da, İç Anadolu'da ve Balkan coğrafyasında geçirdim. "Siz" dedi, "Doğubayazıt'a gitmişsiniz bundan birkaç sene önce bir kış ayında." "Onu hatırladım" dedim, "evet hatırladım ben o konuyu." Ondan sonra orada, dedi, 2500 tane çocuğa ilçe milli eğitim, kaymakamlığın da desteğiyle, ilçe milli eğitimin de rehberliğinde biz bot ve mont getirdik 2500 çocuğa, yoksul çocuğa. "Onları da almışsınız" dedi, "evet" dedim. "O siz çalışmayı bitirdiğiniz akşam..." Doğubayazıt'ı bilenler vardır, trafiğe kapalı bir caddesi vardı, İsmail Beşikçi Caddesi. "Orada oturuyoruz" dedi, alçak tabureli evlerde çay içerken...
"Sizin yanınıza" dedi, "bir çöp toplama işçisi geldi, aracın arkasından inerek." "Çok iyi hatırladım" dedim ben. Hatta sizi takdim etmişler; "İşte İstanbul Büyükşehir'den geldi arkadaşlarımız, böyle bir çalışma yapmışlar burada" diye. Siz bir de o çöp toplayan arkadaşla tanışmıştınız.
Öyle durunca benim işte İstanbul'dan bu amaçla geldiğimi görünce, üstünde tabii şey kıyafeti vardı, işçi kıyafeti. Dedi ki Kürtçe söyledi: "Heval" dedi, "biraz kirli" dedi "üstüm. Sarılmak isterim ama" dedi, "üstüm kirli, o yüzden" dedi, "eldivenleri çıkaracağım, elim temiz" dedi. "İnşallah başka bir zamanda sarılırım ama" dedi, "bir elini sıkayım senin, elini sıkayım" dedi. "İnşallah bir gün de sarılabilirim" dedi. Orada arkadaşları çağırdılar onu ve oraya araca konuştular. Tamam, ben detayların hepsini biliyorum, hatırladım ben, evet. O çöp işçisi tutmuş avukatı. "Git" dedi, "Yavuz Bey'e selam söyle.
Ona benim yerime de sarıl" dedi; çünkü bizim bot ve mont verdiğimiz çocuklardan biri onun kızıymış. Ben de dedim ki —kâğıtlar vardı, elimden düştü kâğıtlar— dedim ki Elazığ'da, Palu'da bir yaşlı amcadan öğrenmiştim, çok güzel bir sözdür, aklıma nakşetmişim:
"Biz dostlarımızın azını çok, yokunu var sayarız." Söyle ona, onu geldi kabul ettim. Gönderdiği selamı da al.
Sayın Başkan, ben hayatımı insanların bu duygularını duymak, yaşamak, bu ülkenin kardeşlik hukukuna bir nebze de olsa kendi imkânlarım çerçevesinde katkı sunmak için yaşayan bir insan
Derste 6. sınıftaki öğrencilerimden birinin saçında tel tel beyaz saçlar görünce nasıl şaşırmışsam, yanındaki arkadaşı yüzümdeki ifadeyi görmüş diyo ki, hocam niye şaşırdınız ki arkadaş fenerli😍
🔴Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Zainal Abarakov’un babası Engin Yücel'in ifadesi:
👉Zeinal’ı “bunaldığı, annesinin panik yaptığı” için Rusya’ya göndermek istedik. Amirime sorduk, “Sorun yok” dedi, gönderdik.
👉Elazığ’daki eve İl Emniyet Müdürü Yılmaz D., Asayiş Müdürü Ertuğrul A. ve korumalar geldi. “Vali’nin selamı var, Zeinal’ı getir, hiçbir şey olmayacak” dediler.
👉Aynı görüşmede “Sizi Antalya Belek’te otele yerleştireceğiz, kimsenin haberi olmayacak, Vali Bey para yardımı da yapacak” dediler.
👉Bir gün sonra asayişten Hakan polis zarf içinde 4000 TL civarı nakit para getirdi. Vali “Parayı nakit verin, hesaptan göndermeyin” diye talimat vermiş.
👉“Zeinal’a Rusya’dan Antalya’ya bilet aldığımız gecenin arifesinde 62 AJ 616 plakalı siyah Toyota jip geldi (emniyet müdürünün korumalarının aracı). İçinde Ertuğrul ve 4 polis vardı.”
👉“Gece yola çıkıp Antalya’ya gittik. Zeinal uçaktan iner inmez VIP araçla, VIP geçişten kimse görmeden havalimanı şube müdürlüğüne getirildi.”
👉“Bizi 5 yıldızlı Sueno Hotels Deluxe Belek’e yerleştirdiler. Kaydımız yapılmadı, 3 ay kaldık. Misafirlerimizi ücretsiz ağırladık.”
👉“Korumamızı sağlayan Ertuğrul müdür de aynı otelde 3 ay kaldı, onun da misafirleri geldi, ücretsiz kaldılar.”