Bugün #Karne sevinci yaşayan kızım Hanse Zehra ile oğlum Ahmet Hamza’yı ve tüm öğrencilerimizi tebrik ediyorum. #KarneSevinci
Öğrencilerimize, Velilerimize ve Öğretmenlerimize sağlıklı, huzurlu ve güzel bir yaz tatili diliyorum.
Kalınız sağlıcakla…#İyitatiller
﷽
Bismillâhirrahmânirrahîm
Ve şöyle niyaz et: "Rabbim!
Girilecek yere sıdk (doğruluk, dürüstlük ve esenlik) ile girmemi, çıkılacak yerden de sıdk ile çıkmamı sağla ve Katından bana yardımcı bir güç ver." İsrâ Sûresi-80.Âyet
Dualar ile.#HayırlıCumalar
Cumhurbaşkanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kutlu yola çıkmış, kutlu yolda saf saf dizilmiş; adım adım, kararlılıkla aynı kutlu istikamette yürüyen kutlu bir kervanın öznesi,
parçası olana ne mutlu…🇹🇷@RTErdogan@Akparti
27 Haziran’da Artuklu’da yapılacak Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) Yabancı Dil Yeterlilik Yazılı Sınavı öncesi "Bölge Sınav Yürütme Komisyonu Toplantısı", Genel Müdürlüğümüz Daire Başkanı Sn. Gönül Demirel ve İl Müdürümüz Sn. Ali Eyyüpkoca koordinasyonunda gerçekleştirildi.
Toplantıda, sınavın güvenli ve sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için alınacak tedbirler ile kurumlar arası iş birliği detaylıca ele alındı.
👉🏻 https://t.co/I1kan0CnHc
@tcmeb@Yusuf__Tekin@mebodsgm@tuncay_akkoyun@ali_eyyupkoca
Birbirinizin başarısından mutlu olun çünkü peygamberimiz öyleydi.
Hasetlik ahkamı kesip hasat mevsimini beklemeyin çünkü peygamberimiz hasetliğin ruhu ne denli kemirdiğini ashabına çok güzel anlatandı.
Size koltuk verildiğinde geldiğiniz yeri unutmayın çünkü kaderinizde geldiğiniz yerin taburesine oturmak zorunda kalışınız yazıyor olabilir.
Sıvacı olmayın sıvacı, özür iyi kombinlendiğinde çok şık bir insan elbisesine dönüşebilir.
Kırdıklarınızın üzerine gideceğinize hataların üzerine yürüyün adamlık böyle bir şey olabilir.
Öyle kırık pencereli de olsa viranemize eteklik kumaşlardan giysiler dikip yaşıyorduk. Hepimiz “bize bir şey olmazlarla” rütbeli gamsız.
Hepimiz bencillik şatomuzda damsız.
Hepimiz, bir başkasının hayal kırıklığı olmuş merhamet çölümüzde sanki bir haltmışız gibi debeleniyorduk.
Planlarımız vardı tatil köyümüzde bütün patatesler bize kızaracaktı, üç beş araziye heves güdüp öyle dikmeye çalıştığımız taşlarla gurur duyacaktık.
El âlemdi bizim jürimiz.
Üç evet alacaktık riyamıza ki şu dünyada finale kalmak gibi zırva hayallerimiz vardı.
Alınacak intikamımız, yakılacak köprülerimiz, kapak olsun suda beklettiğimiz cümlelerimiz vardı.
Biz başkalarının gözünü alsın diye şıklaştırdığımız hayatımızın sefili olduk.
Zor biriktirip kolay harcadığımız dostlarımızla aramıza koyduğumuz riya mesafesi, sosyal mesafemiz için de zaten bir fragmandı.
Top top ipekli kumaşlar kestirip o telaşın içinde ışıltılı goller atmak, koşuşturmak, çocuklarımıza, alışveriş merkezlerindeki vitrinlerden daha az sarılmak gibi önemli gündemlerimiz, koşu bantlarını daha fazla ileri sarıp daha az incelteceğimiz kabalıklarımız vardı.
Laf yetiştirmek de muazzam konforlu, oturduğumuz yerde renk renk desen desen örümcek ağıydık.
Böyle sıkışıp sıkışıp, göğü de üstümüze alçaltıp azıcık kâr fazlasıyla Güneş beklerken bir sabah uyandık ki, korkumuzu hangi panikle kombinleyeceğimizi düşünüyoruz. Haydaaa!
Ölüm “Eyvah”larımızın galerisiydi.
Bizi kendimize getirmek için hangi duraktan taksi söylememiz gerektiğini anlamış olduk mu?
Diğerkâm olup kendi inzivasının dervişi olmuşlar kazanacak.
Peki, başka neleri gördük? En yakınımızda havlayanların uzaktan bile eğitilemeyeceğini gördük.
Safları şık tutmaya çalıştığımız için tevazu bize rüküş geldi. Kibri, kat kat giyindiğimiz için adamlık üşüttü bizi. Konforun sıcağında terlediğimiz için alın teri, elimizin kiri oldu. Birbirimize sahip çıkmayı değil birbirimizin sahibi olmayı tercih ettik.
Enaniyet, ortaya konan nimetin iri kıyım tarafını sevdirdi bize. Şeytanın yürüyen ofisi olmak, bir tabutla servis edileceğimiz toprağı unutturdu hepimize.
Ahkam kasabı olduk, ince ince doğruyoruz ama tatmadan tattırmayı seviyoruz nedense.
Aynanın karşına geçip “kendini ne zannediyorsun” diye sormadığımız her gün başkasının ekranında zanlı yayın yapmaya başlıyoruz. Ki Hakikat zan etmez, bilir.
Kibir malzemeden çalan ve insanın ayağıyla beraber ruhunu da yerden kesen kötü bir müteahhittir demiştim.
Vaat eder adamlığınızı inşaat halinde bırakır ve sizi pırıltılı taşlar içine istifleyip kaçar.
Alçağız çok alçak! İnsan kadar yerin dibine çalışan varlık yok. Bunu niye söylüyorum. Çukurlardan çukurlara seyahat halinde olduğumuz için söylüyorum...
İnsan (!) Hürmet görmek istiyor, pervane istiyor etrafında ki virane olduğu perdelensin.
İşte makamların oyun hamuru olduğunu unutan su ve toprak karışımı çamurun geldiği durak bu.
İnecek var mı?
Yok galiba.
Ailesine kol kanat geren, ailesinin ve toplumun huzuru ve mutluluğu için çalışan, her türlü imkânını, vaktini, birikimini evlatları için seferber eden tüm babalarımızın #BabalarGünü’nü tebrik ediyor; ahirete irtihal etmiş tüm babalarımızı, büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum.
Elveda baba. Elveda evimizin Kudüs'ü.
Elveda bana intifadayı öğreten, bana taşlar ve kuşlar seçen
Ey! Annemin Selahaddin'i kardeşlerimin bayrağı benim toprağım nereye gidiyorsun
Babaları katledilen çocuklar için yazdım unutturmamak direnişiyle.
Seslendiren: Orhan Karaağaç 🥀
Son yıllarda mezuniyet törenlerinin gösteriye dönüşmesi eğitimin işlevini yeniden düşünmeyi gerekli kılıyor. Şüphesiz eğlence ve kutlama okul deneyiminin parçası olmalıdır. Ritüeller aidiyet ve motivasyon yaratır. Ancak bunlar eğitimin pedagojik odağından kopamaz.
Top sahada oynanır, maç sahada kazanılır. Abartılmış duyguların, temelsiz bir özgüvenin ve içi boş bir propagandanın yeşil sahada bir karşılığı yok. Sahanın dışında anlattığınız büyüklük masalları, sahanın içinde sizi kurtarmaz, top size boyunuzun ölçüsünü verir. Hikaye, budur!
Millî Takımımıza Paraguay’la oynayacakları maçta yürekten başarılar diliyorum. 🇹🇷
Vatandaşlarımdan, YKS’ye girecek evlatlarımızı düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi sınav öncesinde rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını rica ediyorum.
.@AkPartiTunceli Yön.Kur. Üyemiz Sn.Nurhak Özel’in kıymetli babası Murat Özel’in vefatından derin üzüntü duydum.
Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet,kıymetli yol ve dava arkadaşımız Sn.Nurhak Özel ile kıymetli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum.
#Tunceli
Mekânı cennet olsun.
Dualarımız, başarı dileklerimiz sizinle... #2026YKS
20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (2026-YKS) girecek tüm kardeşlerimize üstün başarılar diliyorum. #2026yks#YKS
Rabbim; zihin açıklığı, ferahlık ihsan eylesin. #YKS2026
Büyük bir azim ve kararlılıkla Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanan tüm öğrencilerimize başarılar diliyoruz.
Verilen emeklerin karşılık bulacağı, aydınlık bir geleceğe adım atacağınız bir sınav olması dileğiyle. Zihin açıklığı dileriz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tuncay_akkoyun@ali_eyyupkoca
Duyuru❗️
20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (2026-YKS) katılacak adaylardan nüfus cüzdanını veya T.C. Kimlik Kartını kaybeden ya da yeniden çıkarmak isteyen adaylar için İlçe Nüfus Müdürlükleri hizmet vermeye devam edecektir.
Bu kapsamda, İlçe Nüfus Müdürlükleri;
➡️ 20 Haziran 2026 Cumartesi günü 07.00-17.00 saatleri arasında,
➡️ 21 Haziran 2026 Pazar günü ise 07.00-15.30 saatleri arasında açık olacaktır.
T.C. Kimlik Kartını yeniden çıkarmak isteyen adaylar, Sınava Giriş Belgesi ve 1 adet biyometrik fotoğraf ile birlikte açık bulunan İlçe Nüfus Müdürlüklerine başvuruda bulunabileceklerdir.
@iletisim@TC_icisleri@TCNufus
﷽
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah, size,emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emretmektedir.Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.Nisâ Sûresi-58.Âyet
Dua ile.#HayırlıCumalar
Zalimler ölüm tarlasını hep böyle sürecek değil ya,
Dalgınlığına geleceğiz silahların,
Arada bir yaşayacağız Anne,
Arada bir geri dönecek bombalar,
Füzeler boşluğa düşecek,
Bir derviş delirecek acıdan,
Hatırlanacağız..
Birimizi öldürmeyi elbet unutacaklar,
Döndüğümüzde kar yağacak portakal bahçemize
Çadırları ve çıplak ayakları görmek istemeyeceğiz,
Akıcı bir lisanla konuşacağız Rabbimizle,
Sadece özgür kalma duası
Toprağın libası,
İdris nebinin biçtiği hülleler kederli kefenlere analık ettiğinde
Hatırlayıp ağlayacağız ..
Hep bir ağızdan öldüğümüzde
Bir güvercinin kalem tutan kanadına
Yazılacağız
Elbet okuyacaklar..
Okullarda yine direneceğiz bizsiz yazılan tarihe
İşgal edilmemiş coğrafyalar kitabını unutacağız,
Mataralar tehlikeli sularla dolacak,
Gömlekleri ütüsüz çocukların yanında
Övmeyeceğiz annemizin yaptığı ekmekleri,
Boğazımızdan geçtiğinde ilk lokma,
Yetimhane koridorlarında bir baba yürüyor gibi hissedeceğiz,
Dağılacağız Orta Doğuya
Radyoda okunurken adımızı kısaltacaklar
Bültenlere zaman kazandıracağız
Yine boş vereceğiz kağıtları ..
Olsun diyeceğiz
Yokluğumuzu elbet sayacaklar..
Evimize döndüğümüzde,
Şehit annelerimizin örtüsünü çırparak asarken babalarımız,
Ocakta boş yere kaynayacak sular,
Kurşun deliklerini madem ki yok edemiyoruz
Duvarların gözleri önünden,
En azından bir vazo girecek kadar kazacağız
Nane ve limon yapraklarına mesken olacak oyuklarımız.
Yağarken şehit düşecek yağmur,
Taşınacak ya da taşacak nehirlerin omuzlarından
Ayetlere inecek.
İçimizde gölgesi hafız Gazze
Bulacak yazıldığı yeri,
Orada,
Yetim Muhammedlerin adı geçtiğinde
Kisranın ateşi yeniden sönecek,
Veda tepelerinde bir ayak izini öper gibi
Kapanacağız yine Kitaba,
Yetimlerine kumaş seçen kadınlar göreceğiz çarşıda
Bebeğinin ağaran saçlarını
Tarayacak geriye doğru
En geriye doğru
Çöle ve sürgüne doğru,
Toplayacak acısını bir papatyalı toka..
Döndüğümüzde elbet kaybolacaklar..