Bir biyoloji profesörü şöyle dedi:
"Mideniz kortizol atıklarının depolandığı bir yerdir. Yatmadan önce tek bir proteinle ondan kurtulun, hayatınız değişecek."
İşte bana 9 dakikada öğrettiği çözüm:
Oralı olmamak… Şunu başarabilen bir insan sosyal ilişkilerdeki sorunların %80ini çözer. Oralı olmamak, üzerine alınmamak, odağını değiştirmek, işine bakmak, takılmaya değer bulmamak, muhataplara büyük anlamlar atfetmemek…
♻️ Göbeklitepe Bisiklet Spor Kulübü'nün 2'nci Bisiklet Festilavi
🚴 Sağlıklı bir yaşam için pedal çeviren gönüllü ve sporcu arkadaşlarımızı Harran ilçemizde ağırladık.
@gobeklitepebis
YEDİKLERİN İTİRAF EDİYOR
1. Çok ekmek yiyorsan: Kararsızsın. Tutunacak bir "güven" arıyorsun.
2. Aşırı acı seviyorsan: İçinde söyleyemediğin öfke var. Beden dışarıdan acı istiyor.
3. Tatlı krizine giriyorsan: Sevilmek, ilgi görmek ve onaylanmak açlığın var.
4. Gece yemek yiyorsan: Gündüz bastırdığın duygular gece seni buluyor.
5. Çikolataya sarılıyorsan: Huzuru dışarıdan alma alışkanlığın var.
6. Tuzlu şeylere abanıyorsan: Sinir sistemin gergin. Bedenini "hissetmek" istiyorsun.
7. Hamur işi seni çekiyorsa: Yorulmuşsun. Beynin "kısa yoldan rahatlık" isti-yorsun.
8. Gazlı içecek arıyorsan: Sıkışmışlık var. Bir nefes alanı arıyorsun.
9. Aşırı kahve içiyorsan: Yorgunluğunu inkär ediyor, güçlü görünmeye çabalıyorsun.
10. Sık sık atıştırıyorsan: Zihninde bir boşluk var. Sessizliği sevmiyorsun.
11. Tatlı-tuzlu döngüsündeysen: Duyguların karışık, sistemin dengesiz.
12. Aşırı kahve içiyorsan: Yorgunluğunu inkär ediyor, güçlü görünmeye çabalıyorsun.
10. Sık sık atıştırıyorsan: Zihninde bir boşluk var. Sessizliği sevmiyorsun.
11. Tatlı-tuzlu döngüsündeysen: Duyguların karışik, sistemin dengesiz.
12. Sürekli yoğurt istiyorsan: Beden rahatlama, zihnin sakinlik arıyor.
13. Yağlı şeylere düşkünsen: Zihnin "yavaşla" çağrısı veriyor.
14. Bir anda çok yemek yiyorsan: Uzun süredir kendini ihmal ediyorsun.
1. Bugün Kehf sûresini okurken Musa ve Hızır kıssasında öyle bir sırra rastladım ki; kainatın tüm karmaşası, başımıza gelen "neden?" dediğimiz ve dar görüşümüzle felaket zannettiğimiz olayların aslında ilahi plan dahilinde olduğunu, lütuf ve hikmet barındırdığını idrak ettim. +
İnsanoğlunun binlerce yıldır sorduğu o soru: "Neden hep en çok sevdiğimi kaybediyorum?"
Neden üzerine titrediğim çiçek solar da, ilgilenmediğim otlar büyür?
Neden "Sensiz yapamam" dediğim kadın/adam arkasına bakmadan gider?
Cevap, kainatın işleyişindeki o çift taraflı mekanizmada gizlidir.
Bu mekanizmanın gökteki adı "GAYRETULLAH", yerdeki adı ise "GÜÇ DENGESİ"dir.
1. GÖKLERİN KANUNU: KALBİN SAHİBİ ORTAK KABUL ETMEZ
Sistem (Yaradan), kalpte "şirk" (ortak) istemez.
Kalp, "Beytullah"tır (Allah’ın evi). Sen o kalbin başköşesine, o tahta; Yaradan’dan daha fazla bir kulu, bir parayı, bir evladı veya bir eşyayı oturtursan, sistemin alarm zilleri çalar.
Buna Tasavvufta "GAYRETULLAH" (Allah’ın gücüne gitme) denir.
Mekanizma bir "Put Kırma Operasyonu" olarak çalışır: Sen bir faniye "İlahmış gibi" taparsan, sistem sana;
"O kul sadece bir aciz, asıl İlah benim" demek için o putunu kırar.
Aynı şekilde bir eşya yani dünyevi olan her şey için geçerlidir.
HZ. YAKUP VE YUSUF DERSİ:
Tarihin en büyük örneği Hz. Yakup’tur.
Yakup, oğlu Yusuf’u "aşırı" sevdi.
O kadar sevdi ki, kainatta Yusuf’tan başkasını gözü görmez oldu. O sevgi, bir babalık sevgisini aşıp, kalbi tamamen işgal eden bir perdeye dönüştü.
Sonuç? Sistem Yusuf’u ondan aldı.
Onu kuyuya attı, köle yaptı, yıllarca babasından ayırdı.
Ne zaman ki Yakup o aşırı sevgiyi kalbinden dengeledi, ne zaman ki "Hasbunallah" (Allah bana yeter) dedi; işte o zaman Yusuf geri geldi.
Kural Şaşmaz: Kime "O olmazsa yaşayamam" dersen, kader sana "Onsuz da çatır çatır yaşandığını" öğretmek için onu senden söküp alır.
2. YERİN KANUNU: EN AZ SEVEN YÖNETİR (WALLER İLKESİ)
Şimdi göklerden inip, insan psikolojisinin (hayatın) acımasız gerçeğine bakalım.
Tasavvufun "İmtihan" dediğine, modern psikoloji "WALLER'İN EN AZ İLGİ İLKESİ" der.
İkisinin de sonucu aynıdır: Aşırı bağlanan, kaybeder.
Bir ilişkide ipler, her zaman masadan kalkmayı göze alabilenin, yani "Kaybetmekten korkmayanın" elindedir.
KORKU BİR MIKNATISTIR (Ama İtici Bir Mıknatıs):
"Kaybetmekten korkan kaybeder"
Çünkü korku, yaydığın bir kokudur.
Sen birine "Sana muhtacım, gitme" enerjisi verdiğinde, karşı tarafın bilinçaltı şunu der: "Bu kişi bana muhtaçsa, demek ki ben ondan daha değerliyim."
Değer dengesi bozulur. Sen düşersin, o yükselir.
Ve insan doğası gereği, kimse kendinden "düşük" gördüğü birine saygı duymaz.
VAZGEÇEBİLME GÜCÜ:
İlişkiyi yöneten gaddar olan değil, kendi merkezinde olandır.
Bu "sevmemek" demek değildir; bu "Kendini daha çok sevmek" demektir.
Bir insan, "Sen gidersen üzülürüm ama hayatıma devam ederim, yıkılmam" diyebiliyorsa, o kişi yenilmezdir.
Cazibe, muhtaçlıkta değil, dik duruştadır.
PUTLARI YIK
Hayatın sana "Ben kıskancım" deme şekli budur.
Hem ruhani hem de dünyevi olarak sistem sana şunu haykırır: MERKEZE KİMSEYİ KOYMA.
Eğer birini "Tanrı"laştırırsan, Gayretullah devreye girer; o kişi senin imtihanın olur ve elinden alınır.
Eğer birine "Muhtaç"laşırsan, Psikoloji devreye girer; o kişi senden soğur ve seni terk eder.
FORMÜL BELLİDİR: Sev, ama tapma.
Değer ver, ama kendini paspas etme.
Korkma. Titreme.
Ve şu cümleyi kalbine kazı: "Vazgeçebildiğin her şey senindir. Vazgeçemediğin her şey ise sahibindir."
Sahip oldukların sana sahip olmasın.
Önce kendini sev, önce Yaradan'a yaslan.
Çünkü seni asla terk etmeyecek tek güç O'dur ve aynada gördüğün o surettir.
Gerisi misafirdir; gelir ve gider.
1. Ra’d Suresi 28. Ayet
“Bilin ki, kalpler yalnızca Allah’ı anmakla huzur bulur.”
Bu ayet, insan ruhunun en temel ihtiyacını işaret eder: huzur. Psikolojide huzur arayışı farklı tekniklerle açıklanır; kimileri meditasyona, kimileri nefes egzersizlerine, kimileri de dünyevî tatminlere yönelir. Fakat insan ruhu doyumsuzdur; mal, makam, eğlence ve hatta insan sevgisi bile kalıcı bir sükûnet sağlayamaz. Çünkü bunların tümü geçicidir. Kalp, ebedi olana yönelmek ister. İşte bu yüzden Kur’an, kalıcı huzuru sadece Allah’ı anmaya bağlar. “Zikir” burada yalnızca dilin tekrarından ibaret değildir; kalbin, zihnin, ruhun Allah’la bağ kurmasıdır. Zikir, ruhun kendi hakikatini bulmasıdır. Modern psikolojide “bağlanma teorisi” insanın güven arayışını açıklar; Kur’an ise bağlanmanın en güvenli adresini gösterir: Allah. Kalp, O’na bağlanınca, başka her şeyin kaygısı azalır.
Ne kadar sakinleşirseniz, insanların niyetlerini o kadar net görmeye başlarsınız. Çünkü gürültü azaldıkça ayrıntılar ortaya çıkar. Öfkeliyken, acele ederken ya da duygularınız sizi yönetirken herkes masum ya da herkes düşman gibi görünür. Oysa sakinlik, sisin dağılması gibidir; söylenenle söylenmeyeni, yapılanla yapılmayanı ayırt etmeyi öğretir. İnsanlar çoğu zaman kendilerini kelimelerle değil, tekrar eden davranışlarla ele verir. Sessiz kaldığınızda, tepki vermek yerine gözlemlediğinizde, niyetler kendiliğinden açığa çıkar. Kim gerçekten iyi niyetlidir, kim sadece kendi çıkarını gözetir, kim sizi dinler, kim sadece konuşmak ister… Sakin zihin bunları bağırmadan fark eder. Çünkü huzur, saflık değil; berraklıktır. Ve berraklık, insanı kandırılması en zor hale getirir.
Son zamanlarda internette karşıma çıkan harika bir akım var: Wabi Sabi. Wabi Sabi bir Japon felsefesidir ve buna göre güzellik mükemmeliyette değil kusurlarda gizlidir.
72 SAATLİK ORUÇ DÜNYANIN EN İYİ İLACIDIR!
Vücudun tümörleri, iltihapları ve toksinleri yutmasına neden olur.
3 günlük mucizevi sistem:
Güney Kaliforniya Üniversitesi'nin araştırmasına göre; 72 saatlik açlık, bağışıklık sistemini tamamen resetliyor.
Vücut enerji bulamayınca şu sırayla yakıt arar:
1. Glikoz
2. Yağ
3. Hasarlı Hücreler ve Tümörler
Vücudunuzdaki çöpleri temizleyen bir iç doktor gibidir.
Hazırlık Aşaması
Sakın birdenbire başlamayın, duvara çarparsınız.
Başlamadan 2-3 gün önce:
• Karbonhidratı ve şekeri azaltın.
• Sağlıklı yağları (Zeytinyağı, Avokado, Tereyağı) artırın.
• 16:8 aralıklı oruç yaparak metabolizmayı yağ yakma moduna alıştırın.
0-24. Saat: Meydan Okuma
En zor kısım burasıdır. Vücut glikozdan yağa geçerken Açlık hormonu tavan yapar.
Baş ağrısı ve sinirlilik normaldir.
Dayanın. 24. saatten sonra açlık hissi azalacak ve enerji artmaya başlayacak.
24-48. Saat: Zihinsel Berraklık ve Yağ Yakımı
1. saatten sonra "Ketonlar" beyninizi beslemeye başlar.
• Sisli beyin kalkar.
• Odaklanma artar.
• Büyüme hormonu %300 artar (Kasları korur, yağları eritir).
Artık aç değilsiniz, enerjiksiniz.
48-72. Saat: Derin İyileşme
Burası sihrin gerçekleştiği yerdir. Vücut artık dışarıdan yemek gelmediğini anlar ve hayatta kalmak için "içerideki hasarlı, yaşlı ve bozuk hücreleri" parçalayıp enerjiye çevirir. Kronik ağrılar azalır, enflasyon düşer, cilt parlar.
Oruç Boyunca Ne Tüketilir?
Bu "Su Orucu"dur, keyif orucu değil.
Sadece şunlar serbest:
• Su (Maden suyu olabilir)
• Sade Kahve (Şekersiz)
• Bitki Çayları
Orucu Nasıl Bozmalısınız?
3 gün sonra gidip kebap yerseniz hastanelik olursunuz. Sindirim sistemi uykudadır, nazikçe uyandırın.
• Adım 1: Kemik suyu için. (1 saat bekle)
• Adım 2: 1-2 haşlanmış yumurta veya avokado. (1 saat bekle)
• Adım 3: Hafif, proteinsel bir öğün.
İlk 24 saat karbonhidrat ve şekerden uzak durun.
72 saatlik oruç, bir diyet değil; bedensel ve zihinsel bir meydan okumadır. Yılda 1-2 kez yapmak, vücudunuzu çöplerden arındırır ve iradenizi çelikleştirir. Doktorunuza danışmadan denemeyin.
Vücuduna nazikçe konuşmak gerçekten iyileştiriyor. Bilim artık bunu kanıtladı.
Sadece 20-60 saniye boyunca kendine şefkatle, sakin ve destekleyici cümleler söylemek:
Kortizol anında düşüyor
İltihap markörleri düşüyor
Kalp atışı yavaşlıyor
Bağışıklık sistemi yükseliyor
Ağrı hissi azalıyor
Harvard Tıp Fakültesi araştırmaları: “Şefkatli iç konuşma + yavaş nefes, sinir sistemini saniyeler içinde ‘savaş-kaç’ modundan ‘iyileş-dinlen’ moduna geçiriyor.”
En güçlü ilaç bedava, her an yanında ve ışık hızında çalışıyor: Kendi nazik sesin.
Denemesi bedava. Şu an kendine şunu söyle: “İyileşiyorsun, her şey yolunda, ben yanındayım.”
#Şefkat #İyileşme #MindBody #Psikoneuroimmünoloji
Aklımdaki soruları hiç bir şekilde google’da aratmadım, chatgbt’ye sormadım.
Evren bir şekilde cevapları önüme serdi.
Öğrenmek istediğiniz bir şey varsa bu konu üzerinde düşünün ve gelen işaretleri yorumlayın.
Sebebi=çekim yasası+eş zamanlılık
Bir kaç gündür kafamda nasıl yapabilirim diye düşündüğüm bir konuda flood denk geldi. İnanılmaz.