Bir asırlık miras, hiç bitmeyen bir tutku…
Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Gazi Koşusu, 100. yılında Türk atçılığının gururuyla yaşamaya devam ediyor.
Gazi Koşusu için Kentucky Derby tarzında bir “Road to the Gazi” puan sistemi kurulabilir mi? Bence kurulabilir. Yarış programımız buna tamamen uygun mu? Hayır… Önce bunu kabul etmek gerekiyor. Mevcut program birebir ideal değil. 2 yaşlı ve 3 yaşlı yarışları bu yol çerçevesinde yeniden düşünülmesi, bazı yarışların ağırlığının artırılması, bazılarının ise yalnızca sinyal yarışı olarak değerlendirilmesi gerekir. Hipodromlarda ayrı ayrı bu yol için yarışlar olmalı. Mesela İzmir bu yönde eksik kalıyor. 2 yaşlılıkta erken koşulan yarışlar daha çok adaylık ve yetenek sinyali, sonbahardaki yarışlar dayanıklılık testi, 3 yaşlılıkta koşulan yarışlar ise artık doğrudan Gazi’ye giden ana seçici yarışlar olmalı. Farklı modeller hazırlanabilir, hazırlanmalı da. Sonra bunlar kulüp, dernekler, at sahipleri, yetiştiriciler ve ilgili tüm paydaşlarla birlikte tartışılmalı. Böyle bir yönetişim anlayışıyla geliştirilecek sistemin, Gazi Koşusu’nu daha dengeli, daha okunabilir ve daha üst seviyede bir yarış haline getireceğine inanıyorum. Çünkü bu sistem sadece Gazi öncesini değil, Gazi sonrasını da etkiler. Safkanların pist, mesafe ve yarış karakterinin daha net oturmasına yardımcı olur.
Ben bu öneride mevcut yarış programı üzerinden gittim ve sistemi 5 etapa ayırdım.
1.Etap-2 yaşlı erken sinyal yarışları: Gazi Koşusu 2400 metre çim bir klasik. Bu yüzden ilk etapta amaç, yetenekli tayları erkenden bu yola sokmak; ama Gazi’nin anahtarını tamamen bu performanslara teslim etmemek olmalı. 2 yaşında çok parlak görünen bir tayın, 3 yaşında 2000-2400 metreye uzayıp uzamayacağı her zaman belli olmaz. Bu yüzden 2 yaş puanları değerli olmalı ama sınırlı kalmalı. Bu bölümde 1200-1400 metre aralığındaki yarışlar daha çok erken sinyal üretir. Sadun Atığ, Demokrasi, I. İnönü, II. İnönü, Hitit gibi yarışlar kaliteyi gösterir; fakat tek başına Gazi adayı belirlemez. Karayel G1 olmasına rağmen 1300 metre olduğu için yüksek ama kontrollü puan almalı. Çaldıran kadar belirleyici olmamalı.
2.Etap-2 yaşlı klasik test yarışları: 2 yaşlı sezonunda asıl ağırlık sonbahara verilmeli. Burada özellikle Çaldıran ve Sakarya öne çıkıyor. Çaldıran 1600 metre G1, Sakarya ise 1800 metre G2. Gazi’ye giden yolda mesafe uzadıkça gösterilen performansın değeri artmalı. Bu yüzden bu iki yarış, 2 yaşlı sezonunun en kritik göstergeleri olmalı. Tevfik Başer gibi 1600 metreye çıkan yarışlar da bu açıdan önemli. Kısaca 2 yaşta erken parlayan tay değerlidir; ama uzayan mesafede kendini gösteren tay bu yol için daha ön plandadır, olmadır da…
3.Etap-3 yaşlı hazırlık dönemi: 2 yaşlılıktan ve kıştan çıkan tay gerçekten klasik adayı mı? Bu sorunun cevabını aradığımız bölüm burası. Tendürek, F. Lütfü Karaomanoğlu., Orhan Meker, Ali Orhan birol, Cihangir ve Nadas gibi yarışlar bu etabın temel taşları olabilir. Burada puanlar 2 yaş erken yarışlarına göre daha etkili olmalı. Çünkü artık tay 3 yaşındadır, fiziksel gelişim başka bir noktaya gelmiştir ve Gazi’ye doğru asıl değerlendirme başlamıştır. Özellikle Cihangir ve Nadas gibi 1600 metre G3 yarışların, klasik yol açısından daha belirleyici kabul edilebilir.
4.Etap-Klasik kapı ve uzun mesafe filtreleri: Bu noktadan sonra puanlar ciddi şekilde artmalı. Erkek Tay Deneme ve Dişi Tay Deneme, 1600 metre G1 koşular olarak klasik kaliteyi ölçen en önemli eşiklerdir. Bu iki yarış bu açıdan aynı puan ağırlığıyla değerlendirilmelidir. Buna ek olarak 2000-2200 metre bandındaki yarışlar da çok kritik hale gelir. Hikmet Ataman, Dinçer Cebeci, Niyazi Polatyar ve 2000-2200 metreyarışlar, Gazi’ye mesafe yönünden hazırlık sağlayan önemli filtrelerdir. Gazi 2400 metre çim ise, sadece 1600 metre performansına bakmak yetmez. Uzun mesafeye doğru ne kadar taşınabildiğini görmek gerekir.
5. Etap-Final provaları: Son etap artık Gazi’nin final provasıdır. Burada Mehmet Akif Ersoy, Kısrak ve Sait Akson koşuları öne çıkıyor. Mesafe, takvim ve prestij açısından bunlar Gazi öncesindeki en ciddi sınavlardır. Tabloda Sait Akson en yüksek puanlı yarış olarak yer alıyor: 75-30-20-15-10. Çünkü 2200 metre çimde, Gazi’ye en yakın ana final provası niteliğinde. Mehmet Akif Ersoy ve Kısrak ise 70-28-18-12-8 puan alıyor. Kısrak G1 olduğu için normalde daha yüksek düşünülebilir; ancak dişilere mahsus bir yarış olduğu ve tek başına tüm sistemi domine etmemesi gerektiği için Sait Akson’un hemen altında konumlandırdım. Kısrağıı kazanan safkan Gazi yolunda çok güçlü bir pozisyon almalı; ama sadece tek yarışla bütün puan mimarisinide ezmemeli.
Sonuç olarak iyi bir denge yakalamak gerekiyor. Hem 2 yaşta yıldızlaşan tayları ödüllendirmek, hem 3 yaşta gelişen safkanlara kapıyı açık bırakmak, hem de Gazi’nin asıl doğasına, yani 2400 metre çim dayanıklılığına daha fazla ağırlık vermek lazım. Çalışmada sadece çim pist ve Kv8 üzeri yarışları baz aldım. Bu elbette kişisel bir öneri. Tartışılmalı, geliştirilmeli, farklı modellerle karşılaştırılmalı. Mevcut yarışların İstanbul ve Ankara’da yoğunlaşması, özellikle İstanbul’un ağırlığı, takvim aralıkları bazı hareket alanlarını kısıtlıyor. Ama bu kısıtlılık bir açıdan avantaj da olabilir. Çünkü safkanların yarış seçimi, planlaması ve mesafe karakteri daha stratejik hale gelir. Bence Gazi’ye giden yol yalnızca kim daha hızlı sorusunu değil, şu soruyu sormalı: Kim doğru zamanda, doğru mesafede, doğru gelişimi gösteriyor? İyi tasarlanmış bir puan sistemi tam olarak bunu görünür kılar diye düşünüyorum. Ayrıca bu mevcut yarış programı ile yaptığım ve düzenlediğim bir puan sistemi dışında birde ideal olanı yapmak lazım. Onu da daha sonra hazırlamaya çalışacağım. Öncesinde konu hakkında yorum ve görüşlerinizi belirtirseniz memnun olurum. Ek olarak çıkardığım puan sistemine göre şuan hangi tay hangi puanda onu da tablo olarak ekledim.
@GenceroSair AEI verisi https://t.co/xYZ8kns6Y7 sitesinden alındı. AEI RK ve AEI KO verileri ise AEI ile koşu başına kazanç ve koşan kazanan oranı arasındaki ilişki gözetilerek belirlendi. Mevcut verilerle oynanmadan basit bir hesaplama ile bulundu.
Keeneland Sales . Book 1
Bu tablo ile en çok rastlanan 5 aygır hattının en fazla karşılaştığı 6 kısrak baba hattını aynı çubuk grafik üzerinde görebiliriz.
*Tek tek aygır hatlarının karşı tarafta hangi kısrak baba hatlarıyla “alışık” kombinasyonlar oluşturduğunu görüp, nick/uyum denklemleri hakkında fikir edinilebilir. Örneğin Storm Cat (Harlan) hattı (Into Mischief ve oğulları), çoğu katalogda Mr. Prospector (Gone West/Fappiano) kollarıyla sık eşleşir; bu grafikte de payının ne kadar güçlü olduğunu görebilirsiniz.
Keeneland Satışları . Böl��m 1
Soy Kombinasyonları Isı Haritası
Katalogda yer alan safkanların aygır hatları ile kısrak baba hatlarının buluşma sıklıklarını görselleştiren bir ısı haritasıdır.
Bu çalışma sayesinde:
Yoğunlaşma alanları ilk bakışta tespit edilir; katalogda en sık görülen soy kombinasyonları belirlenebilir. Bu yoğunluklar, pazardaki rekabet ve olası fiyat baskısı hakkında öngörü üretmek için (sonuç verileriyle birlikte) referans sağlayabilir. Sık kesişen hatlar (ör. Fappiano x A.P. Indy) için “pazar bu kombinasyonu tercih ediyor” yorumu yapılabilir. Alıcılar, hedefledikleri hatların katalog içindeki yoğunluğunu hızlıca görebilir; aygır ve kısrak baba tarafındaki trendler daha net okunabilir ki bu önemli bir veri olarak kullanılabilir.
Not: Harita, trend ve yoğunlukların görsel bir özetini sunar; tek başına karar yerine, sonuç verileriyle birlikte değerlendirilmesi önerilir. Ayrıca haritada veri derleme/sınıflandırma/görselleştirme kaynaklı hatalar bulunabilir. Geri bildirimlerinizi memnuniyetle karşılarız.
SATILIK TAY
Bodemeister - Buena Suerte by Toccet, 2024 dd
Hızı taşıyabilen dayanıklılık profili bulunan tayın, öncelik olarak çim pistte 1400 - 2000 m için ideal bir mesafe aralığının olduğu kağıt üzerinde görülebilir. Bu mesafe doğru pist ve süreç yönetimi ile 2200m'ye kadar uzayabilir. Empire Maker/Unbridled ile Roberto/Montjeu hat dinamiklerini vücut kondisyonu olarak yansıttığı da söylenebilir.
SATILIK TAY
Satono Ares - Bakhtawar, 2024, dd
Güzelocak Harası
- Tayın pedigri dinamiklerine kısaca bakalım ve yarış profilini çizelim:
Eşleşmenin bir kaç temel dinamiği var. İki anne hattının belirleyici rolü fazla. Bu hem Satono Ares hem Bakhtawar tarafının şekillenmesinde etkili olmuş. Satono Ares'i arka plan anne hattında yer alan Crimson Saint verimli ve aktarım gücü yüksek bir kısrak olarak çizgi boyunca ideal bir taşıma gücü vermiş. Royal Academy ve Storm Cat bu kısrağın öne çıkan çıktıları olarak biliniyor. Bu da bize alında bir sürat dinamiğini bu hat üzerinde veriyor. Royal Academy'nin Nijinsky oğlu olması da Satono Ares x Bakhtawar buluşması için ara referans özelliği taşıyor.
Sunday Silence x Danzig, Sunday Silence x Storm Cat çaprazları ile Satono Ares'in temel yapısı için fikir veriyor. Uzak nesilde ki Almahmoud kısrak inbreedingi Satono Ares için dengeleyici bir rol üstlenmiş.
Nick buluşmaları açısından bakılırsa; G1 galibi Tale Of Ekati, Storm Cat, Sunday Silence, Nijinsky için öne çıkan ciddi bir referanstır. Yine Sunday Silence x Nijinksy çaprazı için; anne kardeşler, Japonya G1 kısrak koşusu galibi Dance Partner ve Japonya'nın St. Leger'i G1 Kikuka Sho galibi Dance In The Dark, 6 G1 galibi Special Week, ülkemizde aygırlık yapan Smart Robin, aynı çapraza sahip ve bu defa Royal Academy ile görünen Dabirsim gibi isimler görülebilir ki bunların arasında aygırların olduğuda düşünüldüğünde verimli ve tekrarlanan bir çapraz olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bakhtawar'ın anne hattı, hız dinamikleri açısından daha baskın nitelikte. My Babu, Derring-Do ve Damister (anne hattı ile) kısrak çizgisini bu yönde taşırken Lomitas ile bu biraz yukarı çekilmiş olabilir. Herhalukarda anne hattının temel dinamiği bu yönüyle soy kurgusunun yumuşaklığını outcross yapısıyla birlikte destekliyor. Tayın pist yansıması olarak genel profilini, orta-uzun mesafede çim pistte güçlü hızlanma olarak söyleyebiliriz. Dayanıklılığı rafine eden hatlarla birlikte anne hattının dengeli sürat katkısı özellikle düzlükte ki hız devamlılığını ve direncini sağlayabilir. Çim pistte 1800 - 2400 metre ideal temposunu bulabileceği mesafeler olabilir. Netice itibariyle; sağlam yapılı ve gelişime açık bir tay olarak değerlendirilebilir.
@resat_akkan Teşekkürler Reşat Bey. Artık daha aktif şekilde bu hesaptan paylaşımlar olacak. Haftalık ve aylık performanslar çıktıları olarak hazırlanacak.
Minnie Hauk ve Ombudsman: Karşılaştırmalı Soy Kurguları
@fahyildirim yazdı...
İki soy kurgusu yan yana geldiğinde, ilk bakışta isim benzerlikleri görülebilir ama her zaman altını çizdiğim gibi sadece isimlere takılmayın! Ombudsman ve Minnie Hauk’un pedigrisi aynı dil konuşan, ama farklı lehçelerle dile getiren iki kişi gibi. MINNIE HAUK, Frankel’in kızı olarak Galileo-Danehill süper-nickinin en iyi örneklerinden biri; OMBUDSMAN ise Dubawi oğlu Night of Thunder üzerinden Mr Prospector-Galileo ilişkisinin miler çekirdeğini sahaya taşıyan güçlü bir kurgu. İkisinin de belkemiğinde Juddmonte’ın derin ve verimli kısrak hatları var; birinde Hope–Zenda kolu, diğerinde All At Sea–Insinuate çizgisi. Bu ortak zemin, bir tesadüf değil; bunu verimin ve sınıf alışkanlığının sürekliliğini sağlayan, iyi kısrak dinamiklerinin ısrarlı tekrarının bir sonucu olarak görmek gerekiyor. Kısrak hatlarının önemi bir kez daha karşımıza çıkıyor.
Her iki pedigriyi birbirine yaklaştıran kilit nokta Dansili. MINNIE HAUK’ta ve OMBUDSMAN’da kısrak babası pozisyonunda. Dansili’nin arkasındaki Danehill ve Hasili (Kahyasi–Kerali) ikilisi, hem dayanıklılık hem de düzenli aksiyon sağlayan bir köprü görevi görüyor. Bu köprü önemli. Birinde Galileo’nun, diğerinde Dubawi’nin o güçlü motorunu taşıyor! Pedigrilerde ki köprü konusuna bir önceki yazımda değişnmiştim ki bunun hakkında daha sonra geniş bir açıklama yapmak gerekiyor. Zira soy kurguları için çok önemli bir başlık.
MINNIE HAUK’un pedigri kurgusu, bence Galileo baskın bir yapıda. Danehill 3×3 tekrarı, Razyana ve onun üzerinden Spring Adieu etkisini iki kanaldan yoğunlaştırıyor; Urban Sea kolundan gelen Miswaki ve anne tarafındaki Zamindar sayesinde Mr.Prospector katkısı arka nesilde dengeli biçimde dağılmış. Northern Dancer üç oğlu üzerinden (Sadler’s Wells, Danzig, Lyphard) sahneye çıkıyor; arkadan Rainbow Quest, Mill Reef ve Roberto dokunuşları güzel bir esneklik ve bu kurgu için üstüne basarak belirttiğim şekilde son metrelerde bir direnç ve güç etkisi ekliyor.
OMBUDSMAN’ın kurgusu benzer olan bu dinamikleri başka şekilde sonuca götürüyor. Mr.Prospector 5×4 (Dubai Millennium hattı ile Insinuate hattı) çeviklik veriyor; Sadler’s Wells 4×3 ise o çeviklik ve hızın kaybolmamasını bir anlamda taşınmasını ve özellikle sonlarda güç kaybetmemesini sağlıyor. Danzig iki defa (Danehill ve Green Desert) kendini gösteriyor; Dubawi’nin anne hattında High Line etkisi ve Dancing Brave katkısı, bu çizgi üzerinde denge ve verimli mesafe kat etme etkisi bırakıyor. Mill Reef/Never Bend dinamikleri Deploy ve Riverman üzerinden iki noktadan bağlanınca, orta mesafe esnekliği artıyor.
Bu iki soy kurgusunu asıl benzer kılan, erkek hatlarından çok kısrak hat dinamiklerinin tekrarı. MINNIE HAUK’ta Hasili-Kerali / Hope-Zenda-Bahamian çizgisi; OMBUDSMAN’da Hasili-Kerali / All At Sea. Bunlar yalnızca “güzel isimler” değil; doğru yerlerde olan, üretim devamlılığında sınıf safkan verimliliğini öne çıkaran, sağlam destekler. Bu destekler sayesinde, erkek hatları yoğunluktan dolayı belli bir seviyeye ulaşsa da kurgunun ortaya çıkardığı yapıyı rahatlatıyor ve yüksek bir direnme gücü katıyor. Bunu özellikle dikkate almak gerekiyor!
Her iki safkanın piste yansıma biçimleri ise farklı özellikler taşıyor. MINNIE HAUK, Danehill 3×3’ün sağladığı erken hız özelliğini Galileo ve Mill Reef’in uzayan mesafesiyle birleştiren bir yarış karakteri veriyor; pozisyon alma, bekleme ve düzlükte uzun soluklu bir hızlanma… Ağır pistten minumum düzeyde etkilenebilen bir profil. OMBUDSMAN ise Mr Prospector 5×4’ün getirdiği çıkış ve sprintleri Sadler’s Wells gücüyle birleştirdiğinden, yüksek tempolu ve kırılgan olmayan bir miler-middle gibi koşabiliyor; sertleşen yarış temposu lehinedir ki son yarışında da bunu gördük.
Sonuçta iki pedigri, aynı hedefe gitmenin birbirine benzeyen iki yolu gibi. MINNIE HAUK, Galileo-Danehill temasını merkezine alıp Mr Prospector’u arka planda gerektiği şekilde kullanan, dayanıklılığı yüksek bir orta-uzun mesafe kurgusu sunuyor. OMBUDSMAN, Mr.Prospector’u, Galileo ve Dansili ile hatları sağlamlaştıran, hız���direnç dengesini mil-middle tarafında zirveye taşıyan bir kurgu niteliğinde. Her ikisinin de ortak paydası, elit kısrak dinamiklerinin ısrarlı tekrarı ki bu, pistte yüksek kazanma alışkanlığına, harada ise tahmin edilebilir bir kalite çizgisine dönüşüyor. Bu iki pedigri kurgusu; soy ağacı hatlarının hedef doğrultusunda ne yönde değerlendirilebileceği konusunda mükemmel iki örnek. Hangi ismin nerede nasıl ve kimlerle birlikte kullanılacağının bir haritası gibi adeta. Bu bakımdan pedigri meraklıları, yetiştiriciler zaman ayırarak detaylı bir şekilde göz gezdirmeleri kendileri açısından faydalı olacaktır.
OmbudsMAN - Kısa Pedigri Analizi
@fahyildirim yazdı...
Ombudsman’ın soy kurgusuna pedigri analizi yaklaşımıyla bakınca karşımıza, hız dinamiğini uzun süre taşıyabilen bir orta-uzun mesafe atı çıkıyor. Elbette bu durum sadece kağıt üzerinde yalnızca iyi isimlerin yan yana gelmesinden ibaret değil; hatların birbirini tamamlayış biçimi, tekrar eden genetik motifte diyebileceğim kanalların yerleşimi ve bunların yarışın pratiğine çevrilişi ile olayın asıl belirleyici kısmı bir netice veriyor.
Baba tarafında Night Of Thunder üzerinden gelen Dubawi kanalı, Seeking the Gold>Mr.Prospector çizgisinin bariz hızını, Dubai Millennium’un o bildiğimiz yarışçı atletik dinamiğiyle taşıyor. Dubawi’nin annesi Zomaradah üzerinden Shirley Heights-Mill Reef dayanıklılığı ve Dancing Brave/Lyphard sağlamlığı, bu hızın saf sürat olmamasını sağlıyor. Daha önce ki yazılarımda da sıkça bahsetmiştim: Salt hız hiçbir zaman yeterli olmaz, bunu taşımak gerekir. İşte bu üst kanal o tutarlılığı çok iyi bir şekilde sağlıyor. Dubawi kaynağından ilerlersek bunu rahat bir şekilde görebiliriz. Night Of Thunder’ın temel şablonu Dubawi x Galileo buluşması üzerine kurulu. Avrupa’da bu nick için söylenebilecek çok birşey yok. Aslında sayfalarca yazı yazılabilir ama yeri burası değil çünkü artık süper nick haline gelmiş bir buluşma. Bu eşleşmenin özellikle 1600m-2400m aralığında en güven veren kombinasyonlardan biri olduğu ortada ki bir noktadan sonra süratlenme isteği ile tempoyu omuzlama kapasitesinin bir araya gelmesi onlarca şampiyon ismi izlememizi sağladı ve sağlıyor.
Anne tarafına bakarsak, net bir şekilde kurgunun motorunun burada olduğunu görebiliriz. Syndicate (Dansili-Indication) hattı, kısrak baba ile Juddmonte’ın efsane kısrağı Hasili üzerinden yarışçı dinamik yükünü getiriyor. Indication (Sadler’s Wells), onun gerisinde Insinuate (Mr Prospector) ve All At Sea (Riverman) sıralaması, Never Bend arka plan kaynağı ile bu kısrak hattı; aksiyon yeteneği ve güçlü bir nefes katkısını vermiş olabilir. Kısacası, anne hattı Ombudsman’a aksiyonlu, dengeli ve dağılmayan bir karakter veriyor gibi görünüyor ki bu da baba hattının verdiği o ham gücü sahada verimli kullanmanın anahtarı olarak nefis bir çıktı veriyor.
Ne dedik? İki ayrı kurgu daha doğrusu iki omurga var. İşte bu iki omurgayı birbirine bağlayan pozisyon seçiciliği de dikkat çekici. Sadler’s Wells 4×3 (Galileo ve Indication) inbreedinginin hem kağıt üzerinde hemde fenotip olarak bir denge sağlaması beklenir. Yazılarımı takip edenler, Sadlers Wells inbreedingine özellikle dikkat çektiğimi, yakınlaşması durumunda bile (çok fazla tekrara girmeden) doğru hat destekleri ile olumlu sonuçlar verebilme yeteneği ve kapasitesine sahip olduğunu dile getirdiğimi hatırlarlar. Bu inbreeding bize şu hızlanma durumunda aksiyonu bozulmayan bir yapı verebiliyor. Bu önemli bir ayrıntıdır aslında. Vites arttırmak ta dediğimiz bu durum çok kısa bir süre içerisinde gerçekleşen bir aksiyon. Bunun kontrolü sağlam olmalı, bildiğimiz ve söylenen anlamıyla safkan dağılmamalı. SW’in bunu yapabildiği düşüncesindeyim. Mr Prospector 5×4 (Seeking the Gold ve Insinuate) ise sürat konusunda güzel destektir ki artık bunu biliyoruz. Kurgunun verdiği o gücü keskinleştirir ki anne kanalında yakın hatta bağlanması bu açıdan önemlidir. Northern Dancer’a bakalım. Geri planda bir isim olarak kalmış ancak tek bir hatta yığılmadan, Sadler’s Wells, Danehill, Lyphard, Nijinsky, Shareef Dancer ve Green Desert üzerinden çok kollu biçimde tekrarı inbreedingin olumsuz yönlerini minumuma indirmiş diyebilirim. Aslında burada Northern Dancer’dan bahsetmemin nedeni “farklı kanal linebreedingi” olarakta adlandırabileceğim bir konuyu açıklamak. Bu tanım daha açıklayıcı bir ifadeyle; çok kanallı hat üzerinde yoğunlaştırma olarak bir karşılık bulabilir. Aynı ata safkanı, birden fazla yavru ve torun kanalı üzerinden tekrarlayarak güçlendirme stratejisidir. Yani bu şekilde ne yapıyoruz? Ata aygır ile ilişkilendirilen bir takım özellikleri (hız, çeviklik, adımlama, yarış zekası, yarış mentali vb.) yoğunlaşan bir etki biçimde güçlendirmek. Diğer yandan ise haplotip çeşitliliği sağlamak. Yani anne hatları üzerinden farklı rekombinasyon geçmiş birikimi ile bir uyumluluk ve sağlamlık kazandırmak. Bu başlık aslında çok keyifli bir araştırma konusu. Bunu daha sonra detaylı bir şekilde yazacağım. Şimdilik böyle kısa bir giriş yapmış olayım.
Ombudsman’ın soy kurgusuna dönersek; safkanda ki bu mimari, hız-dayanıklılık dengesini özellikle 2000m etrafında bir özel bir noktaya getirir. Hız kaynakları ile dayanıklılık ve taşıma kaynakları hızı başlatıp sürdürmesini sağlıyor. Ortaya çıkan görüntü, tek bir keskin sprintten ziyade uzun süreli, formu bozulmayan (yukarıda bahsettiğim dağılmayan) bir hızlanmadır. Bu yüzden Ombudsman, kısa düzlükte “bir anda öne çıkıp kaybolan” tipte değil de, uzun düzlükte rakibi sindiren, aksiyonlarını bozmadan temiz ve net bir bitirişe sahip.
Elbette her pedigri kurgusunun güzel yanları ile beraber bir “risk penceresi” vardır. Çok sert zeminde ve parçalı bir tempoda, yoğun Mr.Prospector etkisi bazı safkanlarda bir anda hızlanıp bunu devam ettirememe riski doğurabilir; Ancak Ombudsman’da bunu dengeleyen Sadler’s Wells/Mill Reef dinamiği var. Öte yandan yine aşırı ağır zeminde Green Desert/Danzig yönü bu yönde verimi düşürebilir; fakat Riverman ve Galileo katkısı bu etkiyi yumuşatır. Daha rahat bir görünüm sağlayabilir. Bu açılardan pedigride dengenin ne kadar önemli olduğunu yine rahatlıkla görebiliriz. Pedigri kurgusunda ki avantaj ve riskleri tespit etmek, devam edilecek yolu belirleyen en önemli dinamiklerdir. Bundan dolayı isimlere takılıp kalmadan yani ezber yapmadan, pedigride şu var mı, bu yok mu gibi sorular sormadan, eşlemeninin omurgasına odaklanıp alınacak çıktılar ile bir harita çizmek gerekiyor.
Gelecek projeksiyonu açısından bakarsak, gelecekte aygırlık rolünde doğru eşleşmeler bu dengeyi koruyup genişletecektir. Roberto veya Blushing Groom kaynakları güçlü; Danzig/Mr Prospector yükü görece düşük kısraklarla çalışmak, nefes verimini ve dayanıklılığını artırırken mevcut hız sürekliliğini bozmadan hareket alanını genişletebilir. Zaten yoğun Sadler’s Wells taşıyan kısraklarla tekrar yakın inbreedinge de zorlamaya gerek yok. Danzig yoğun kısraklarda ise Riverman/Mill Reef gibi outcross köprülerini tercih etmek ideal olabilir.
Outcross ve köprüler...Bir başka yazının konusu 😉