Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti.
15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.
Erdoğan’a “artık yeter” dedi.
Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum.
O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.
⚕️Aile hekimleri için uygun görülen saçma sapan yönetmelik her kimin dahiyane fikriyse, ona Allah akıl versin!
Şu rezalete bakın!..
-Hasta antibiyotik istedi, yazdın. Fazla antibiyotik yazmaktan paran kesiliyor. Antibiyotik yazmadın, bu sefer hasta düşük puan verdi, yine paran kesiliyor.
-Hasta senede 7 kere sağlık sistemine başvurursa, aile hekiminin parası kesiliyor. Hasta 6 aydan fazla hiç gelmez ve hasta olursa gene aile hekiminin parası kesiliyor.
-Hasta askere gitti, 6 ay aile hekimine uğramadı, askerde olduğu için çağıramıyorsun ama paran kesiliyor.
-Doktor boş olsa da, yan odadaki doktorun kuyruk bekleyen hastalarına bakamıyor.
-Hasta başka şehre taşınıp direkt olarak hastaneye giderse, eski doktorunun parasından kesiliyor.
#ailehekimleri
Ece Üner:
"Narin ne zaman öldü biliyor musunuz?
Bir kereden bir şey olmaz dendiğinde...
Küçüğün rızası var dendiğinde...
6 yaşında çocuk evlenebilir dendiğinde..."
Açık konuşalım. Hayvanseverler, ya hiç sevmediğiniz ya da içten içe haset ettiğiniz bir grup insanı temsil ediyor değil mi? "Evde kalmış itperest kadın" diyerek aklınızca aşağıladığınız o kadınları da böyle lime lime etmek istiyorsunuz. Çünkü o kadın evlenmeden yaşayabiliyor, kendine yetiyor, size ihtiyaç duymuyor. Evet, köpeğini seviyor, kedisini seviyor, ormanı, ağacı, ağaçtan düşen bir kozalağı bile seviyor. Sizi sevmiyor.
Ailenizi, partnerinizi, arkadaşlarınızı ancak kendinize bağımlı kılarak yalnız kalmamayı başarabildiğiniz için, bu da elinizden alındığında tek başınıza geberip gideceğinizi bildiğiniz için bu bir canlıyı iç organlarına kadar paramparça eden/edilmesine alkış tutan hıncınız.
Öldürülürken sıralarını mı beklediler acaba? Hissettiler ve korktular mı? Biri gelip kurtarır diye beklediler mi? Ölecekleri an ne düşündüler? Bugüne kadar biç başları okşandı mı? Hiç karınları doydu mu? Bu soruların ağırlığında eziliyorum #AltindagdaKatliamVar
Ailesinden sağlıklı ayrışamamış, henüz birey ve yetişkin olamamış, kendi kararlarını alamayan, duygusal açıdan olgunlaşamamış, hayatını yönetemeyen, problem çözmeyi bilmeyen yetişkin görünümlü çocukların evlenmesi, toplum ruh sağlığı açısından bir tehdittir.