Sevgili meslektaşım, sana İsveç’te çalıştığım klinikteki cerrahların çalışma düzeninden bahsedeyim, sen de aslında buraya yazdıklarının sistemsizlik yüzünden oluşan kaos sebebiyle hekimlerin emeklerinin sömürülmesinden ibaret olduğunu, aslında başka bir düzenin mümkün olduğunu bir nebze anlamış ol.
Mesai 7.30 da sabah toplantısı ile başlar. Elektif ameliyat edilecek hastaların zaten programı bellidir, kim ne zaman saat kaçta hangi odada ameliyat edilecek vs önceden planlanmıştır. Onlar o düzen içerisinde ameliyathaneye alınır hazırlıkları yapılır.
Servise bakacak ekip ile ameliyat yapacak ekip ayrıdır. Sabah toplantısından sonra ekipler sorumluluk alanına dağılır. Servise bakacak ekip koştur koştur ameliyathaneye yetişme çabasında olmadığı için hastaların sorularının doğru düzgün cevaplanmadığı üstün körü bir vizit yerine bütün hastalarla uzun uzun ilgilenilen bir vizit yapılmış olur çünkü buna vakit vardır. Ameliyat ekibi de böylece sadece o günün ameliyatlarına odaklandığı için daha huzurlu çalışır.
Akşam mesai 16.30 da biter. Çıkarken sistemden çıkış yaparsın böylece o gün 16.50 de çıktıysan o 20 dakikanın ekstra ödemesini alırsın, kimse “cerrahsın kardeşim olacak o kadar” demez.
7.30-16.30 arasında öğle arası hariç günde 8.5 saat çalışmış olursun yani dahili branşlardan günde yarım saat fazla. Pazartesiden perşembeye bu şekilde her gün yarım saat fazla çalıştığın için cuma günü mesai 14.00 de biter, bu şekilde haftada 40 saat tamamlanmış olur. Sen cerrahi branşsın bedavadan erken gelip geç çıkacaksın, bunu bilerek gelseydin, beğenmiyorsan dahili branşa git denmez.
Biz uzun bir süre bu sömürü düzeni içinde çalıştık çünkü büyüklerimizden öyle gördük. Şimdi yeni gelen neslin bir nebze olsun bu sömürü düzenini sorgulamaya çalışmasını “tembel” yaftası yapıştırıp kesip atmadan önce bir kulak vermeni tavsiye ederim. Emeğin sömürülmediği, hakkının verildiği, huzurla çalışılabilen bir düzen mümkün.
hatay’da depremzedeler kaybettikleri yakınları için sessiz yürüyüş yapmışlar. bazen sessizlik gürültüden daha ağır gelir insana.. https://t.co/YBnqB0Dtpm
23 yaşında bir doktor adayı, kendisine takıntılı olan kişi tarafından pompalı tüfekle 7 kez vuruldu. Bir bacağını kaybetti, diğer bacağı hâlâ riskli durumda. 14 kez ameliyat oldu. Hayati tehlikesi sürüyor... Nida Nur Nergiz, görev yaptığı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2 aydır tedavi görüyor. Davası 4 Ocak'ta görülmeye başlanacak. Sağlık durumu nedeniyle röportaj veremedi ama bir mesajı var: "Bugüne kadar yaşadığım ve gelecekte yaşayacağım tüm zorluklar için şahsın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Türk adaletine güveniyorum."
'Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.'
Kuveytli bir turiste yumruk attığı için bir kişi tutuklandı. Peki bu ülkenin kamu görevlisi olan doktorları darp edildiğinde ne oluyor genellikle.
ÜLKENİN DOKTORLARI KUVEYTLİ TURİSTTEN DAHA MI DEĞERSİZ?
Hastaneler için; adliye de değil, doğrudan havaalanı prosedürü uygulanmalı. Kapıda x-ray!!
Kemere kadar çıkartmak lazım.
Bazı vahşiler farklı bir yere geldiklerini, babalarının ahırına girmediklerini daha kapıda idrak etmeliler.
Dün gece izletilen şeyde en çok gözüme çarpan şey, gelir eşitsizliğinin apaçık, hiç çekinmeden sergilenmesiydi. Biz bunu apaçık şekilde izledik. Bundan utanmadılar. Bunca eşitsizlikten asla utanmadılar.
İntern hekimlerimizin maaşı ne oldu? 3 aydır İntern hekimlerimizin maaşı ortada yok. AKP yapamayacağı şeylerin sözünü neden veriyor? İntern hekimlerimiz gibi Asistan hekimlerde maaş ve nöbet ücretleri konusunda mağdur ediliyor. Bu tabloyu ilk seçimde değiştireceğiz.
Devamlı tetikte yaşamamıza sebep olanları affetmiyor ve unutmuyorum. Özellikle tacizci güzelleyen, hareketlerin altında ama "şöyle olmuştur, yaftalamayın" vs yazanlar var, vallahi size feminizm az sizin ağzınıza sıçmak lazım.
"Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
Gençlik, ilelebet Ulu Önderinin izinde. Kutlu olsun! ♥️