DUS’ta iyi bir yere yerleşmek için sevdiklerimizden, yaşadığımız şehirden vazgeçiyoruz. Sadece 1 net farkı bile hayatımızı komple değiştiriyor.
Bu süreci ve stresi yaşamayan doktoralıların, uzmanlık unvanına bağlanmasını kabul etmiyorum.
#DustaOrtalamaDegilSıralama
Şirketlerine kayyum atanan tavukçular, acaba Ekrem İmamoğlu'nun 30 yıllık diploması iptal edildiğinde ne demişlerdi? Bugün diploma iptal edenler, yarın şirkete kayyum atar, öbür gün tapunu alır, sonraki gün bir bakmışsın, bankadaki paran da yok. Yaaaa... Hukuk herkese lazım.
Ben hakikatim.
Geçen hafta şablon çöktü.
Şimdi 110 milyarlık kamu zararı iddiası var. O da balon çıktı. O da çöküyor.
Şablonla yola çıkanların balonları tek tek patlıyor.
Yanıyoruz… Ağacımızla, hayvanlarımızla, insanımızla her gün biraz daha yanıyoruz… Ülke yanıyor ve biz engel olamıyoruz. Çaresizlik ve acı içindeyiz, bu acıları tarif edecek kelimeleri bulamıyoruz. Kuşlar yuvasız, hayvanlar ormansız, biz vatansız mı kalacağız? Şehirlerini yönetecekler, doğasına sahip çıkacaklar, ülkesinin geleceğini ve adaletini savunacaklar içeride esir. Dışarıda vatan her geçen gün daha çok kaybediyor… Son bir ağaç kalana, son hayvan ölene, son nefes verilene kadar yanmamak, tükenmemek için bir an önce tüm sorumlulukların yerine getirilmesi gerekiyor. Liyakat bekliyoruz. Adalet bekliyoruz. Yeterli müdahale ve acil önlem bekliyoruz!
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Yüce Türk yargısının bir avuç muhteris tarafından içine düşürüldüğü tarihinin en kötü günlerinden çıkmasını sağlayacak ilk hamle; on binlerce namuslu, onurlu, haysiyetli hakim, savcı ve yüksek yargı mensubunun alacağı adil kararlardır.
Ekonomimizi, hayatımızı, umutlarımızı, geleceğimizi derinden sarsan bu hukuksuz sürecin son bulmasının yegane yolu budur. Bir siyasi hırs uğruna açlıkla ve yoksullukla imtihan edilen halkımızın feraha erebilmesinin çaresi budur.
Yüce Türk milleti yargı mensuplarımız tarafından bugün gösterilecek onurlu tutum ve tavrı büyük bir minnetle vicdanında, hafızasında sonsuza dek muhafaza edecektir.
“Devletin dini adalettir.”
Bizi bir arada tutan, hayata güvenle bakmamızı sağlayan şey adalettir.
Aziz Milletim;
Ülkemizin bereketini, huzurunu ve güven duygusunu yerle bir eden bu kara günlerden bizi çekip çıkaracak olan, başta gençlerimiz olmak üzere bir bütün halinde 86 milyon vatandaşımızın azim ve kararlılığıdır.
Asla kararlılığınızdan vazgeçmeyiniz, umudunuzu daima diri tutunuz.
Yüce Allah milletimizi ve devletimizi korusun…
o 299 gencin içerisinde özgür filistini savunduğu için, israil işbirlikçilerine kafa tuttuğu için tutuklu olan Arif Sarıyaşar var, sizinkiler netanyahunun elini öpme sırasında