09.06.2026 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığımız tarafından düzenlenen Çalıştay'a katıldık.
Bu verimli toplantıda, oturuma liderlik eden Mustafa KILINÇ başkanımıza, Personel Daire Başkanımız Sadık Demirbaş’a, Grup Başkanımız Kadir Çiçek’e, bu organizasyon için emek harcayan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bu şeffaf bakış açısı için Gelir İdaresi Başkanlığımıza, toplantıya katılan tüm sendikalarımızın değerli yöneticilerine ayrı ayrı teşekkür ederim.
Toplantıda ele alınan konular gerçekten Gelir İdaresi Başkanlığında görev yapan çalışma arkadaşlarımız için önemli ve öncelikli konulardı.
· Vergi Dairesi Müdür Yardımcılarına, Gelir Uzmanlarına, Devlet Gelir Uzmanlarına inceleme yetkisi verilmesi
· Kreş ve gündüz bakımevi imkanının sağlanması
· Servis ya da ulaşım kartı imkanının sağlanması
· Denetim fazla mesaisi ile ilgili hususlar
· Uzlaşma-Takdir Komisyonları huzur ücretleri
· Diğer kariyer mesleklerde bulunan yabancı dil eğitim desteğinin Gelir Uzmanlarına da sağlanması
· Teşkilatın kullandığı araçların kasko sorunu
· Avukatların vekalet ücretlerinin daha hızlı ödenmesi
· BAŞUZMANLIK modelleri
· Personel istihdam politikası
Konularının da yer aldığı pek çok konu tartışılıp, istişare edildi. Bazı öncelikli konularda; *İnceleme Yetkisi *Kreş ve Gündüz Bakımevi *Ulaşım çok daha hızlı adım atılmasında mutabık kalındı.
BAŞUZMANLIK modelleri ve Gelir Uzmanı için ayrı bir çalıştay takvimi de yapıldı.
Bu şeffaf istişare kültürü için atılan adımı kıymetli buluyor, tekrar organize eden ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. @gibsosyalmedya
HUKUKİ MÜCADELEYE NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Sendikaların Anayasadan ve yasalardan aldıkları 2 önemli gücü bulunmaktadır.
📌EYLEM GÜCÜ
📌Üyeleri adına her türlü idari işlem için dava tarafı olabilmesi yani HUKUKİ GÜCÜ
Sendikamız kurulduğu günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla yaklaşık 50 davanın tarafı olmuştur.
İlk dava açan olmak gibi bir gayretimiz de yok.
Her şeye dava açmak gibi bir gayretimiz de yok.
Sendikamız bu hukuki başarısını, üye sayısını artırmak için değil, tespit edilen ancak idareyle yapılan görüşmeler neticesinde çözüme ulaşmayacağına emin olduğu konularda, üyelerimizin menfaatlerini korumak için kullanmaktadır.
Açılan davalardaki başarımız da her konunun ne kadar ciddiyetle ve emekle ortaya çıktığını net bir şekilde göstermektedir.
Muhasebe Uzmanlarımızın, SGK Denetmenlerimizin, bizlere güvenip üye olan bütün meslek mensuplarımızın, meslekleriyle ilgili yapısal sorunların çözümü için taraf olduğumuz davalar bulunmakla birlikte açılan davaların büyük kısmı Gelir Uzmanlarının görevlendirme sorunları, bireysel işlemler ve meslek mensuplarının genelini ilgilendiren mevzuat düzenlemeleridir.
Dava sayılarını şekillendiren şey, yapısal sorunların varlığıdır. Yapısal sorunlara en fazla maruz kalan mesleklerimizin başında da maalesef gelir uzmanlığı gelmektedir.
Gelir Uzmanlığı kanunda sayılan kariyer mesleklerden bir tanesi olmasına rağmen, personel politikası yüzünden itibarı zayıflamış, kariyer mesleğe yakışır bir yapılanma içerisinde değil de memuriyet yapılanması içerisinde eritilmiş bir meslek haline gelmiştir.
Bu nedenle, Gelir Uzmanlarının görev tanımlarının ve hiyerarşik durumunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmemesi, idarenin bu sorunların çözümü noktasında istediğimiz adımları atmaması, düzenleyici işlemler için yargıya başvurmayı zorunlu kılmıştır.
Devlet Memurları açısından üst norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte, kariyer mesleklerle görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında ast-üst ilişkisi kurulmaması gerektiğinin çerçevesi çizilmiştir. Bunun temel nedeni, Anayasaya dayanan SINIFLANDIRMA, KARİYER ve LİYAKAT ilkeleridir.
Hiçbir kadro yasaların ve yasalara uygun mevzuatların çizdiği çerçeve dışında sınıflandırılmamalı, idarenin takdir yetkisine göre değerlenip, değer kaybetmemelidir. Şüphesiz idarenin takdir yetkisi sınırsız değil, yargı denetimine tabiidir.
Diğer kariyer uzmanlar gibi Gelir uzmanlarının da elbette sorumlu olduğu amirler olacaktır, ancak her hatalı düzenlemeye itiraz ettiğimizde, dava açtığımızda ‘‘Gelir Uzmanları Amir Beğenmiyor’’ yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bazı hatalar çok uzun süredir yapılıyor diye meşruiyet kazanmaz.
Kazanılan davaların, içeriğinin; hukuki kısmının değil de sistemi zora soktuğunun üst perdeden tartışılması hukuk devleti anlayışı ile de hakkaniyetle de uyu��maz. Hatalı da olsa, ‘‘alıştığımız bir sistem var’’ dayatması neticesinde meslektaşlarımızın rahatsızlığının yok sayılması ne kadar vicdanidir?
Kariyer mesleğe yakışır yapılanma nasıl olması gerekiyorsa öyle bir hiyerarşik yapılanma istemek Gelir Uzmanlarının en doğal hakkıdır.
Diğer kariyer mesleklerde nasılsa öyle ihdas edilen ve görev yapan Gelir Uzmanlarına "ne yapalım artık memur alımı yapılmıyor" bahanesiyle; veznedarlık, icra memurluğu, yoklama memurluğu, …vb görevlendirmeler yapılması, bu hatalı sistemin devam etmesini sağlayan en önemli nedenlerden bir tanesidir.
Ezilen kendisi olmayınca, haksızlığı olduğundan küçük göstermek beraber çalışan bütün kadroların da itibarını zamanla zedelemiştir.
Nitekim var olan tabloda Gelir Uzmanı ne kadar kıymetliyse amirleri de doğal olarak o kadar kıymetli, teşkilatın en büyük parçası olan Gelir Uzmanlarının itibarı ne kadar zayıflamışsa amirlerinin de itibari o derece zayıflamıştır. BUNU GÖREMEMEK, GÖRMEK İSTEMEMEK ASIL SORUNDUR.
Bazı görevler için özelleşmiş bu kadrolara alım yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Ne Gelir İdaresi Başkanlığı yeni yapılanan bir kurumdur ne de Gelir Uzmanlığı yeni ihdas edilen bir meslektir. (1993) On yıllardır devam eden bu sistemsizlik, çaresizliğin değil bakış açısının eseridir. Pek hala GİB, veznedar, icra memuru, sekreter, yoklama memuru, memur, VHKİ istihdam edebilir. Önünde yasal bir engel yoktur.
İdarenin bu tercihinin bedelini sadece Gelir Uzmanları çeksin diyebilen herkesin de bu sorunda bir parça payı vardır. Gelir Uzmanlarına yapılan bu haksızlığa ses çıkarmadıkları için zamanla bir virüs gibi yayılan bu haksızlık birlikte çalışan bütün kadroları sarmış ve rahatsızlığı tahammül edilemeyecek seviyelere getirmiştir.
Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında görev yapan bütün kadroların itibarlarının zayıfladığından şikayet edilir hale gelinmiş, özlük hakları da zayıflayan itibarların etkisiyle dayanılması güç bir noktada sıkışmıştır.
Gelir Uzmanları, Avukatlar arasından seçilen, eski adıyla Koordinatör Avukata karşı sorumlu tutulamaz dediğimizde ve yargı bu durumu hukuka aykırı bulduğunda, aslında avukatların itibarı ile ilgili bir tasarruf ortaya koyulmuyor. Avukatlık ciddi eğitim gerektiren ve çok önemli bir meslektir. Gelir Uzmanlığı da … Gelir Uzmanlarının avukatın ya da başka bir kadronun kalem memuru gibi değerlendirilmesi kabul edilebilir mi? Kaldı ki Gelir Uzmanlığı GİB’in en önemli personel kaynağıdır. Bir tek Gelir Uzmanlarını çıkardığınızda GİB çalışamaz hale gelir. Bu GİB’in merkez teşkilatı için de geçerlidir.
Aynı Avukatlarda olduğu gibi Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğünü kadrolarını da ŞEFLİK kadrosunu da değersiz görmüyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra teşkilatının personel yapısının kariyer mesleğe göre değil de düz memuriyete göre yapılanması nedeniyle, Gelir Uzmanlarına yapılan haksızlığın idarecilerin, takdir yetkisine ve vicdanına bırakılmasına İTİRAZ EDİYORUZ.
Gelir Uzmanlarına diretilen şey şudur; ‘‘kariyer meslek gibi zorlu koşullardan geçeceksiniz ancak düz memur gibi değerlendirildiğinizde sesinizi çıkarmayacaksınız’’
📌Özlük meselesi de bu konunun mütemmim cüzüdür. Vergi Dairesi Müdürlerinin özlüğü şube müdürü özlüğüne sıkışmış, bu durumda Gelir Uzmanlarının kariyer meslek olarak özlük haklarının diğer kariyer mesleklerle denk olmasına engel olur hale gelmiştir.
Kimse kusura bakmasın, Gelir Uzmanlarının özlük haklarına engel olan hiçbir hususa da Gelir Uzmanları sabretmek zorunda değildir.
Herkesin söylediği ancak davranışlarından hissedemediğimiz gerçek; ‘‘AYNI GEMİDEYİZ’’ ifadesidir. Aynı gemideyiz ancak ‘‘benim rahatım bozulacağına sen haksızlığa uğramaya devam et’’, ‘‘ben hakkımı almadan senin hak alma hayalini kurmana da izin veremem’’ bakış açısı artık vicdanlara ağır gelmektedir. Bir haksızlık uzun süre yaşandı diye haklı hale gelmez.
AYNI GEMİDE OLANLAR GEMİ BATMADAN DOĞRU İSTİKAMETE NASIL ULAŞACAKLAR?
📌Önce gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Şube Müdürlüğü statüsünden kurtulmadıkça müdürlerin ve yardımcılarının özlük sorunu çözülemez.
Bu statüde iken Gelir Uzmanlarına amirlik yapması da onları değerli kılmaz Gelir Uzmanlığını değersiz kılar ve bu sarmal döngü devam eder durur. Bunu yıllardır görüyoruz.
📌Bu döngüyü sona erdirecek çözüm yolu, idarecilerin kariyer bir unvana amirlik yapacak bir statüye sahip olacakları yeni bir unvan elde etmeleridir. Ancak tek başlarına yani sadece onlar özelinde yapılacak bir düzenleme ile bunu elde etmeleri hukuken mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, sınıflandırma, kariyer ve liyakat temel ilkeleri gerekçesiyle bu geçişi hukuka aykırı bulmuştur.(Bkz. İŞKUR İl Müdürünün istihdam uzmanlığa atanması ile ilgili karar)
Bu sorunun yeni bir te��kilat yapısı içerisinde yeni unvanlarla çözülmekten başka çaresi kalmadı.
Bu gerçeğe göre değil de yirmi yıl önceki gerçeklere göre hareket edilirse Vergi dairesi Müdürleri sadece kendi sorunlarını çözememekle kalmayacak, Gelir Uzmanlarının da işini zorlaştırmaya devam edeceklerdir.
Ancak Gelir Uzmanları için tek yol bu değildir. Aylardır ülkemizin en önemli hukukçularıyla tartıştığımız ve bir iki ay içerisinde açacağımız Merkez Taşra ayrımına ilişkin davamızdan da ümitliyiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde seçim öncesinde siyasetin bir kararı ile daha önce denk olunan diğer kariyer mesleklerle denk özlük haklarına sahip olabileceğimizden de ümitliyiz.
Aynı gemideysek tek yol ‘‘BAŞUZMANLIK MODELİ’’
Birlikte başka bir çıkış yolu var ancak biz bilmiyorsak dinlemeye de hazırız. Acı gerçek, zamanın daraldığıdır.
Ezcümle, Gelir Uzmanlığı, Muhasebe Uzmanlığı, SGK Denetmenliği, Muhasebe Denetmenliği, İl Planlama Uzmanlığı, İl Göç Uzmanlığı, Vergi İstihbarat Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı, Milli Emlak Denetmenliği, Ticaret Denetmenliği ... kanunda sayılan kariyer mesleklerdir ve kariyer mesleğe uygun çalışma koşullarına ulaşana kadar Kariyer Büro Sendikası mücadele etmeye devam edecektir.
Birlikte mücadele etmeye de
Tek başına mücadele etmeye de
Haklı olduğumuz konularda herkesle mücadele etmeye de HAZIRIZ.
Antalya’da saha denetimi sırasında Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kabul etmiyoruz.
Gelir uzmanlığı; sınav, liyakat ve yoğun bir yetişme süreci gerektiren bir kariyer meslek olup, vergi adaletinin sağlanması ve kamu gelirlerinin güvence altına alınmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Bu görevi sahada icra eden meslektaşlarımıza yönelen her saldırı, yalnızca bireylere değil, kamu düzenine ve devlet otoritesine yönelmiştir.
Bu tür eylemler cezasız kalmaz.
Meslektaşlarımızın yanındayız.
#GelirUzmanınaSaygı
@HMBakanligi@memetsimsek@gibsosyalmedya
Vergi, kamu hizmetlerinin devamlılığını sağlayan en temel kaynaktır.
Eğitimden sağlığa tüm kamu hizmetlerinin arkasında güçlü bir mali yapı vardır.
Bu yapının bel kemiğini oluşturan gelir ve muhasebe alanındaki uzman kadrolar, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede ve vergi adaletinin sağlanmasında büyük sorumluluk taşımaktadır.
Vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için emek veren maliye çalışanlarının 37. Vergi Haftası’nı kutluyor; özverili çalışmalarının karşılığını bulduğu bir çalışma hayatı diliyoruz.
Güçlü kamu maliyesi, güçlü kamu çalışanlarıyla mümkündür.
#vergihaftası
@RTErdogan@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur@mehmedmus
📌 Gelir Uzmanları;
Vergi gelirlerinin tahakkuku, denetimi ve tahsili süreçlerinde yüksek sorumluluk taşıyan, uzmanlık gerektiren bir kariyer meslektir.
🔹 Buna rağmen;
• Özlük hakları görev ve sorumluluklarıyla orantılı değildir.
• Merkez–taşra ayrımı adaletsizliği derinleşmiştir.
• Ek ödeme ve tazminatlar benzer kariyer mesleklerin gerisinde kalmıştır.
• Unvan ve görev tanımı fiili çalışma ile örtüşmemektedir.
📊 Talebimiz nettir:
✔ Kariyer meslek statüsüne uygun ücret ve özlük düzenlemesi
✔ Merkez–taşra farkını ortadan kaldıran eşitlikçi yapı
✔ Görev tanımına uygun yetki ve sorumluluk dengesi
✔ Liyakat ve emeği esas alan kalıcı mevzuat düzenlemesi
✊ Gelir Uzmanları görmezden gelinemez.
Vergi sisteminin yükünü taşıyanlar, hak ettikleri değeri almalıdır.
#GELİRUZMANI
Artan iş yükü ve genişleyen sorumluluklar, mesleki statü ile uyumlu bir özlük yapısını zorunlu kılmaktadır. Yetki, sorumluluk ve haklar arasındaki denge, kurumsal başarının anahtarıdır.
#GELİRUZMANI@gibsosyalmedya@HMBakanligi@memetsimsek
Gelir Uzmanlığı; kamu mali yönetiminin sahadaki omurgasıdır.
Vergi adaletinin sağlanması, mali disiplinin korunması ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin başarısı;
nitelikli, donanımlı ve doğru yerde değerlendirilen bir insan kaynağıyla mümkündür.
Gelir uzmanlarının görev, sorumluluk ve mesleki birikimi; bütüncül bir anlayışla ele alınmalı, uzmanlık–sorumluluk–özlük hakları dengesi birlikte değerlendirilmelidir.
Bu bir talep değil,
kamu yararı ve devlet ciddiyeti açısından yapılan yapısal bir tespittir.
Süreci dikkatle izliyor, kararlılıkla takip ediyoruz.
#GELİRUZMANI
@gibsosyalmedya@HMBakanligi@memetsimsek
Sorumluluğu almada var,
Sahada var,
Özveride var ama bir kariyer meslek olarak 375 sayılı KHK’da #nedenyok
Gelir Uzmanlarını taşra diye dışlamadan hak ettiği III sayılı cetvele eklenmesi gerekmektedir. @mehmedmus@_cevdetyilmaz@avabdullahguler