80 yıl boyunca her yıl 120 gün ve günde 24 saat 12.000 btu bir klimayı çalıştırırsanız ömrünüz boyunca doğaya yaptığınız co2 salınımı 100 ton olacaktır.
bir süperyat haftada 109 ton
bir özel jet yılda 810 ton
co2 salınımı yapar.
yani ömrünüz boyunca yazları terleyerek geçirirken bir milyardar sadece bir haftada sizin ömrünüz boyunca kaçındığınız zararı doğaya verebiliyor.
MARMARA'DA NELER OLUYOR?
Son haftalarda Marmara'da farklı bölgeler farklı renklerde deniz görüyoruz. Boğazda turkuaz, Bandırma'da koyu lacivert, Gemlik'te pas rengi gibi...
Telaşla soruyoruz: Müsilaj mı? Cevap: Hayır! "Oh çok şükür" deyip geçiyoruz. Rahatlayıp günlük hayatımıza dönüyoruz. Sanki Marmara'nın tek sorunu müsilajmış gibi...
Oysa denizdeki her değişim bir mesaj. İklim değişiyor ve deniz suyu sıcaklıkları artıyor. Bunu kontrol edemiyoruz. Marmara Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında bir geçiş denizi. Bunu da kontrol edemiyoruz. Marmara'nın çevresine kümelenmiş resmi rakamlara göre 23 milyon nüfus var ve bunların evsel atıklarının ancak yarısını arıtıyoruz. Türkiye endüstrisinin %60'ı bu bölgede ve sanayi atıklarının ancak %30'unu arıtıyoruz. Tarım zehirleri ve diğer atıklar da cabası.
Gemlik Körfezi görüntüsü 2 Haziran 2026 Salı gününe ait. Görüntüde deniz içinde yeşilin farklı tonlardında yayılım var. Bir de çizgi gibi oluşumlar mevcut. Yeşilin farklı tonlarındaki deniz içinde gördüğümüz yayılım kirlilik ve sıcaklık etkisiyle aşırı artan algler. Çizgi gibi oluşumlar ise bunların yüzeyde birikimini temsil ediyor. Körfez çevresindeki yerel gazatelere bakarsanız kıyılardaki tarhana çorbası kıvamındaki görüntüler var bol bol.
Yetkililere sorarsanız "her şey normal", "analiz için örnek alındı, kontrole gönderildi". Biraz daha üstelerseniz boyunuz kadar yazışma ve denetim dosyasını koyuyorlar önünüze. Herkes çok çalışıyor, herkes işini mükemmel yapıyor!
Ben denize bakıyorum. Başkalarını bilmem ama deniz yalan söylemiyor.
Görüntünün sol alt köşesinden denize uzanan küçük çizgi Nilüfer Çayı-Susurluk Çayı-Çapraz Çay ve daha birçok akarsuyun birleşerek Karacabey Longozu'ndan denize karıştığı yer. Çayın karıştığı yerden yeşil rengi takip edin. Gemlik Körfezi'ne doğru kıyıdan ilerlediğini göreceksiniz. Körfez çevresindeki akarsu girişlerine dikkat edin. Renklenmenin nasıl artığını göreceksiniz.
Sonuç
Arıtmadan denize boca ettiğimiz evsel, endüstriyel, tarımsal atıklar körfezi boğmak üzere! Zehir kanalına döndürdüğümüz akarsularla denize giden atıklar Gemlik Körfezi'ne geri dönüp birikiyor! Yani bizim atıklarımız bize geri dönüyor! Su sıcaklığı arttığı ve deniz şartları da durağan olduğunda aşırı alg artışıyla karşılaşıyoruz.
Denizdeki bu alg artışı doğal değil. Tamamen bizim eserimiz. Marmara'yı sihirbaz zannetmemizden, atık çukuru olarak kullanmamızdan kaynaklanıyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü arefesindeyiz. Lütfen birbirimizi kandırmaktan vazgeçelim. Suçu, sorumluluğu bimbirimize atarak Marmara'yı temizleyemeyeceğimizi sanırım artık anladık.
Şu anda müsilaj yok ama kirliliği önlemediğimiz sürece müsilaj mutlaka geri dönecektir. Marmara'nın tek sorunu müsilaj değil.
Denizdeki kirliliği önlemek yerel ve merkezi yönetimlerin işi. Benim veya vatandaşın işi değil. Akademi bilimsel olarak, vatandaş atığını azaltarak bu sürece katkı sağlar. Tekrar ediyorum arıtma tesisi yapmadan, fabrikaların zehirlerini denetlemeden, vatandaşın bilinç düzeyini yükseltmeden başarılı olamayız.
2026 Dünya Çevre Günü'nü milat kabul edelim. Lütfen Marmara ile ilişkimizi değiştirmeki için adım atalım.
Giresun’un %85’i maden sahası ilan edildi.
• Maden ruhsatlarının toplam büyüklüğü 125 bin dönümü buluyor.
• İhaleye açılan alan en az 38 köy ve yaylayı içeriyor.
Türkiye ekonomik krizde DEĞİL. Yıllardır anlatıyorum. Türkiye'nin ekonomik krizleri kısa sürer. Bu bir gelir transferi. Emekli, emekçi, esnaf, çiftçi vs'den, bir avuç zengine gelir aktarımı yapılıyor.
Siz (ben) aktaracak bir şeyimiz kalmadığı için bunu kriz olarak hissediyoruz
Kaç defa başa alıp izlediğimi bilmiyorum. İnsan, videodaki şu manzaraya bakarken adeta büyüleniyor. Cennetten bir köşe gibi…
Bu görüntüleri kamuoyuyla paylaştığı için Tarım Bakanlığı’na teşekkür ederiz. Zira bu gidişat devam ederse, önümüzdeki yıllarda bu tür manzaraları göremeyebiliriz. Hatta Yedigöller’i bile…
Milli Park’a 7–8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkiinde; merkezi Karayip ülkesi Belize’de bulunan bir holding adına, Ankara’da kurulan Öz Mining Mühendislik adlı firma tarafından 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldı ve bu başvuru kabul edildi.
Ülkemizin gözbebeği Milli parkın ve bu doğa harikasının zarar görme ihtimali bile insanın tüylerini ürpertiyor.
Kaynak : https://t.co/8l7NjCPfaQ
Osmaniye'de eşiyle çadırda yaşayan emekli vatandaş:
“Akşamları fermuarı çekiyoruz, bir de elektrikli soba var, onu yakıyoruz, öyle duruyoruz. Çadırda tir tir titriyorum.”
AK Parti'nin oyunun neredeyse 3'te 2'si doğrudan çalışmayan kesimden geliyor !
Türkiye’de ekonomi uzun süredir olumsuz bir seyir izliyor. Buna rağmen, kamuoyu araştırmalarında AKP’nin oy oranının %30’un altına inmediği görülüyor. Bu durum, bütün kesimlerde merak ve tartışma konusu olmaya devam ediyor.
@toplumenstitusu olarak yaptığımız araştırmalar, bu duruma ışık tutabilecek bazı bulgular içeriyor. Anket verilerimize göre ev kadınları, %28,1’lik oranla Türkiye’deki en geniş meslek grubunu oluşturuyor. “Yarın bir seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna yanıt veren ev kadınlarının %49’u AKP’ye oy vereceğini söylüyor.
Ev kadınları (%28,1) grubunun %49’u AKP’ye oy veriyor → toplam oyun yaklaşık %15’i buradan geliyor.
Emekliler (%18,7) grubunun %21’i AKP’ye oy veriyor → yaklaşık %4’lük katkı.
Öğrenciler (%3,8) grubunun %23,7’si AKP’ye oy veriyor → yaklaşık %1’lik katkı.
Yukarıdaki oranlar toplandığında, AKP’nin Türkiye genelinde yalnızca bu üç gruptan aldığı oyun toplamı %20’yi buluyor. Anketlerde AKP’nin toplam oy oranı %30 civarında öngörülüyor; bu da partinin oylarının yaklaşık üçte ikisinin doğrudan çalışmayan kesimden geldiğini gösteriyor.
Bu güzellik sahibi tarafından malesef önce sokağa terkedildi sonra da alıp geri dönemeyeceği bir uzaklığa atıldı😔 Yaklaşık 2 yaşında dişi gerçekten prenses gibi çok naif sevilmeye bayılan bir kedicik Trabzon
İnstagram @trabzon_hayvan_koruma
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Söğütlü köyünde yaşayan 73 yaşındaki Hakime Pala Gürel, çocukluğunda dinlediği hikâye ve masalları, köy yaşamını ve gözlemlerini resmedip evinde sergiliyor.
"Bir şeye üzüldüm mü alıyorum kâğıdı, resim yapıyorum..."
Gebze'de 7 katlı binanın yıkılmasında bir numaralı sorumlu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'dır...
Yetkililer neden suskun?
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 7 katlı Aslan Apartmanı bu sabah 06:57'de çöktü. 5 kişilik Bilir ailesi, enkaz altında kaldı. Ailenin iki çocuğunun cansız bedeni çıkarıldı, 18 yaşındaki ablaları ise sağ olarak kurtarıldı. Anne-baba halen enkaz altında.
12 yıllık bir binanın, ortada deprem olmamasına karşın yıkılması soru işareti yarattı. Yetkililer sessiz. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı suskun.
Bu sessizliğin bir nedeni var. Çünkü bu yıkımın sorumlusu olarak oklar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nı gösteriyor...
Çöken binanın hemen yanında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ihalesi Eze İnşaat'a verilen metro inşaatı var.
Fotoğraftaki istasyon, Akse Sapağı Metro İstasyonu. Bu istasyon Gebze-Darıca Metrosu'nun bir parçası. Temeli 2018'de atıldı. Akse Sapağı İstasyonu'na ilişkin https://t.co/duk0fP0Wr6 sitesinde şu bilgi dikkat çekiyor:
"Akse Sapağı Gebze’de “pivot bölge” konumunda, çok işlek bir alandır. İstasyon Issıkgöl Caddesi’nin başında, kuzey tarafında yer almaktadır. Gebze Stadyum ile Adliye İstasyonları arasında konumlandırılmıştır. Yeni Avusturya Tünel Açma Metodu (NATM) ile inşa edilmektedir. İstasyonun derinliği 29 m, İnşaat Alanı ise 5.802 m²’dir."
Aslında bu metro inşaatı, yıkılan binanın altından yani Issıkgöl Caddesi'nden geçip Adliye durağına gidiyor.
Bu istasyonun Yeni Avusturya Tünel Açma Metodu ile yapıldığı vurgusu da önemli. Bu yöntem, özellikle kayalık bölgelerde tünel açmak için kullanılıyor ve riskleri yüksek. Bunun için ciddi tedbirlerin alınması gerekiyor.
Arslan Apartmanı'nın yıkılmasının nedeni de yanındaki metro istasyonu inşaatı gibi görünüyor. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın metro inşaatını durdurarak, bölgede bilirkişiler eliyle inceleme yaptırması ve çökme iddialarını araştırması gerekiyor.
Ancak metro inşaatının sahibi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sessiz. Yalnızca Ankara'a Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinde görüldü. Bir açıklama yapmadı.
Diğer yandan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da henüz olaya ilişkin Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturma başlatıldığını açıklamadı. Arama-kurtarmanın bağlı olduğu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bölgeye gitmemeyi ve açıklama yapmamayı tercih etti.
Olay, CHP'nin sorumluluk alanında olsaydı, çoktan gözaltılar yapılmıştı.
Ama Gebze'deki yıkımda iktidar, kendi sorumluluğu karşısında sessizliğe büründü.
Kocaeli'nde kamu ihalelerini toplayan şirket
Darıca-Gebze Metrosu inşaatı ihalesini eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu döneminde Eze İnşaat aldı. Bu şirket Kocaeli'nde dikkat çekiyor. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2024'de verdiği soru önergesinde EZE İnşaat'ın Kocaeli'nde birçok kamu ihalesini aldığına dikkat çekti. Önergeye göre, inşaat şirketinin Gebze-Darıca Metro hattı, Şehir hastanesi tramvayı ve Körfezray ihalelerini aldı. Gergerlioğlu, şu iki soruyu sordu:
1) Basında yer alan iddialara göre Eze İnşaat’ın Gebze-Darıca Metrosunu bitirememesi ve Kocaeli Şehir Hastanesi tramvay inşaatını geç bitirmesi göz önüne alındığında Körfezray ihalesinin Eze İnşaat’a verilmesinin sebebi nedir?
2) Eze İnşaat Gebze-Darıca Metro projesi ve Kocaeli Şehir Hastanesi tramvay projesini hangi tarihlerde bitirmeyi taahhüt etmiştir?
Meğer üniversite tercihlerine geçen yıl da müdahale edilmiş.
N.K., kimya mühendisliği beklerken, hiç yazmadığı mobilya ve dekorasyon bölümüne girmiş. Bölümü açıklanınca tercihlerinin değiştirildiğini öğrenmiş.
Savcılık, “VPN ile girip değiştirmişsindir” diyerek, dosyayı kapatmış
ülkenin geldiği halen bakın, insanlar ev satın almak için değil ev kirası ödemek için kredi çekecek. taş devrinde bile bu kadar barınma sorunu yoktu. işte size Türkiye Yüzyılı.
İsmail Saymaz Balıkesir'de yaşanan kabus gecesinin saat saat gelişimini yazdı:
• Uzman Çavuş Kemal Ekri, dün 22.30'da Edremit’te caddede aracını durduruyor. Cinayetten 20 yıl 27 ay hükümlü olan ve bir tutuklunun kaçması suçundan aranan Mustafa Emlik, yanına yaklaşıp Ekri'ye ateş ediyor. Ekri, orada can veriyor.
Emlik, daha sonra aracı gasp edip kaçıyor.
• Araçla caddede giderken yol kenarında bekleyen 4 kişiye ateş ediyor. Volkan Alp’i boğazından yaralıyor.
Akçay’dan Güre’ye seyrediyor.
• Güre’de Doğan Can’ı evinin önünde vurup yaralıyor.
• Kordondaki Ege Tekel’in sahibini yaralıyor.
• Akçay’a dönerken ışıklarda kendisine yol vermedi diye Avukat Göktuğ Çalık’ı öldürüp Melih Nergis’i yaralıyor.
• Zafer köprüsü yönünde ilerlerken yürüyüş halindeki Rukiye Karakaya’yı bacaklarından vuruyor.
• Hamidiye mahallesinde yolu kesen yunus polisleriyle çatışıyor. Polis İbrahim Gül’ü ayağından vuruyor.
• Ters istikamette Balıkesir yönüne devam ederken, tekrar polislerle çatışmaya giriyor. Polis Ümit Işık’ı karnından vuruyor.
Emlik, bu noktada etkisiz hale getiriliyor. Üzerinden tabanca ve çok sayıda mermi ele geçiriliyor.
Gecenin sonunda bir uzman çavuş, bir avukat ve saldırgan ölüyor. İkisi polis, yedi kişi yaralanıyor.
Gökhan Günaydın, hakkında 213 suç duyurusu olan, eski eşi yurt dışına kaçan Zehra Taşkesenlioğlu'nun mal varlığını açıkladı:
- İngiltere’de çiftliği
- Afrika’da madenleri
- 82 milyon TL’lik yatı
- 100’e yak��n mal varlığı
- AVM’leri
- 180 milyon doları
- 2,5 kg altını var.