@beykozunincisi@narkolepsiliyim Sizi yormayacaksam eğer linkini ben de alabilir miyim acaba ☺️ Ellerine sağlık çook güzel olmuş bu arada Allah güzel günlerde kullanmayı nasip etsin inşallah 🥹🫶🏻
benim kader defteri boş mu acaba diye düşünüyorum zaman zaman. bazen o kadar yaşamıyor gibi hissediyorum ki. bizim yazgıda yazan da kadere bir şeyin yazılmaması mı acaba
Yaş ilerleyince hiçbir şeyin benim elimde olmadığını her şeyin nasip, kısmet olduğunu anladım. Ne kadar emek versende sonunda kaderde ne yazıldıysa onu yaşıyorsun.
Guidetti’nin Kanada ile neler yaptığını gördükten sonra Santarelli’nin Türkiye ile nasıl hiçbir şey yapmadığını, hiçbir oyun planı olmadığını ve sadece Vargas’a güvendiğini o kadar iyi fark ediyorsun ki…
Adam, senli benli gevşek gevşek sıfır ciddiyetle konuşuyor bir de ahdjdjdjd Bir ara şey demişti, özgeçmişine bakınca ve enerjinden anladığım kadarıyla çok sosyal birine benziyorsun ama burayı bir nevi açık cezaevi gibi düşün önceki hayatını bırakıp gelmen lazım sjxjdjdjdj ÇIĞLIKK
Ben de mezuniyetten sonra Kimya Mühendisi olarak kurumsal bir firmayla görüşmüştüm. Lisans bitirmede 1 sene üzerine çalıştığım bir prosesin (Türkiye'de kullanılan bir proses değil) Türkiye'de ilk fabrikasını bunlar kuracaklardı. Görüşme için nasıl heyecanlıyım, 1 senedir üzerine+
Sene 2016.
Kimya mühendisliğinden mezun olduktan sonra çoğu kişi askere giderken ben yabancı dilimi geliştirmek için İrlanda’ya gittim.
Türkiye’ye döndükten sonra iş başvuruları yapıyordum. Hadımköy’deki büyük bir firmada mülakata girdim. Abartısız 3 mülakat yaptılar. Son mülakat tamamen İngilizceydi. Beni mülakat eden arkadaşın İngilizce seviyesi benden daha düşüktü.
Neyse, sonrasında fabrika müdürüyle tanıştırdılar. Şartları konuşuyoruz.
3 vardiya çalışılacak.
Bir hafta cumartesi, diğer hafta pazar mesaisi olacak.
İngilizcem iyi olduğu için beni Mısır’daki fabrikaya da göndereceklermiş. 15 gün orada kalacakmışım.
Derken konu maaşa geldi.
2200 TL teklif ettiler. 🤣
Güldüm.
Müdür, “Neden gülüyorsun?” dedi.
Ben de, “Biz tezgahtarımıza 2500 TL maaş veriyoruz. Bu az değil mi?” dedim.
O da bana, “Senin yerinde olsam kendi işime devam ederdim.” dedi.
Masadan kalkarken, “Ben de öyle yapacağım.” dedim.
O gün iş aramayı bıraktım. Kendi işimi kurmaya odaklandım. Kolay olmadı. İki ileri, bir geri ilerledim ama sonunda başardım.
Aradan yıllar geçti.
Bakıyorum da aslında pek bir şey değişmemiş.
Kendi işinizi kurun. “Olmaz.” demeyin. Bir ucundan tutun. Akıllı hareket edip sabırlı olursanız zamanla oluyor.
İlk 2-3 yıl zorlanabilirsiniz ama maaşlı bir işe başlasanız da o sıkıntıları büyük ihtimalle yine yaşayacaksınız.
( Post sadece Türkçe yazım kurallarına göre düzenlenmiştir)
çalışıyorum sonuçta. Yüksek lisansımı da bu alanda yapacağım falan neler neler var aklımda. Günün sonunda min 6 gün asgari ücretle mesai, fabrikanın içindeki misafirhanede kalma şartı, önümüzdeki 3 sene evlenmeme garantisi vermem falan böyle şeyler sıralanmıştı 🥲
10 yıl öncesine kadar her evde her kesimde gördüğümüz nişanlar bunlardı. başkalarının yaşamlarına benzetmeye çalıştığınız, sadece popüler şeyleri yapmaya çalışan zorlama hayatlarınızdan kafanızı kaldırırsanız sosyal medya için yaşamayan sadece kendisi olan insanları da görürsünüz
Adis ve Mirza Lagumdzija kardeşler..
Savaştan ve soykırımdan çıkan bir ülkeden yetenekleri göstermek ve daha iyi bir gelecek için ülkemize geldiler.
Geldiklerinde küçüklerdi, bizimle beraber büyüdüler. Şimdi marşımızı ve bayrağımızı taşıyorlar. İyi ki bizimlesiniz 🇹🇷💙