Bir sağlık profesyonelinin yaptığı hata elbette görmezden gelinemez ve yaşanan olayın başta bebek ve ailesi olmak üzere herkesi derinden üzdüğü açıktır. Ancak tekil bir olay üzerinden yüz binlerce hemşireyi zan altında bırakan, mesleğin tamamını hedef gösteren yaklaşımlar da adil değildir.
Hemşireler; yetersiz istihdam, ağır iş yükü, uzun nöbet saatleri, fiziksel ve psikolojik tükenmişlik gibi zorlu koşullar altında sağlık hizmeti sunmaya çalışmaktadır. İnsan unsurunun bulunduğu her alanda hata riski tamamen sıfırlanamaz. Buna rağmen her gün binlerce hemşire kritik hastaların yaşamına dokunmakta, sayısız komplikasyonu önlemekte ve sessiz kahramanlıklar sergilemektedir. Ne yazık ki bu başarılar çoğu zaman haber değeri taşımazken, münferit bir hata tüm mesleğin üzerine gölge düşürecek şekilde sunulabilmektedir.
Sağlık hizmetlerinde amaç suçlu aramak değil, hataların nedenlerini bilimsel yöntemlerle analiz ederek hasta güvenliğini güçlendirmektir. Meslek mensuplarını toplumsal linçe maruz bırakan değil, sorunların kök nedenlerine odaklanan sorumlu bir yayıncılık anlayışına ihtiyaç vardır. Hemşireler de insandır; emekleri, fedakârlıkları ve insanüstü gayretleriyle birlikte değerlendirilmeyi hak etmektedir.