Louis'in annesi evladı için müebbet hapis cezası talep etti. Ben de bugün Fransız gazetecilere röportaj verdim. Çok yakında oğlum Mattia Ahmet Minguzzi'nin adı Fransa'da da duyulacak.
Adaletin sınırı olmaz. Çocuklarımız için verdiğimiz mücadele de ülkelerle sınırlı değildir.
Şimdi merakla bekliyorum: Hangi ülke çocuklara karşı işlenen suçlarda gerçek anlamda gereğini yapacak?
6 duruşmada, görüntüleri alenen ortada olan bir davada, savcının “yardım”, uzmanların “iştirak” dediği bir cinayette 2 kişiye beraat verenler, siz bugün utanmadan babalar günü kutlamalarını da kabul edersiniz. Ar yok tabii.
Yerde kum tanesi bırakmayacağız demiştik!
Kadıköy’de üç kere cereyan eden olaya, üç karışlık pazara rağmen 6 park görevlisi + 17 zabıta ortada yoktu. Görevini yapmayan kamu görevlileri de hesap verecek!
Ece Seçkin’in konser verdiği sahnede 21 Ekim 2022.
Annesini seyreden Mattia Ahmet. Yasemin’in aşka gelmesini eleştirdiler. Çok kişi üzdü Yasemin’i çok. Unutmadık! #Adaletİstinafta
11 yaşındaki Berat Irmak hayattan koparıldı. Bir çocuk daha aramızdan alındı. Ailesinin ömür boyu taşıyacağı acı bırakıldı geriye. Ancak iddialara göre bu vahşetin faili olan 14 yaşındaki kişi bugün özgür. Bir yanda evladının mezarına sarılan bir aile, diğer yanda toplumun vicdanını yaralayan bir adalet tartışması... Çocuklarımızı koruyamayan, ailelerin feryadını duymayan hiçbir düzen vicdanlarda kabul görmez. Berat için adalet, sadece bir ailenin değil, tüm toplumun talebidir.
Dağlardaki eşkıya artık şehirlere inmiş, vatandaşın can güvenliği her geçen gün daha fazla tehdit altına girmiştir. Her gün yeni bir cinayet, yeni bir acı haber alıyoruz. Bana ulaşan yüzlerce mesaj, toplumun içinde bulunduğu korku ve çaresizliği açıkça göstermektedir.
Devletin asli görevi vatandaşını korumaktır. Suçla ve suçluyla mücadelede kararlı adımlar atılmalı, toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
İnsanlarımız korkuyla değil, güven içinde yaşamak istiyor. Bu nedenle gerekli yasal düzenlemelerin acilen çıkarılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.