Çeşme Altınkum plajına gitmek isteyen vatandaş, yaşadıklarını anlattı:
- Eskiden rahatça girdiğimiz plajı kapatıp kişi başı 1500 TL yapmışlar.
- Oradaki çalışanlar da ücretsiz park alanına sizi sokmamak için her şeyi yapıyorlar.
- Bu yıla kadar böyle bir şey yoktu ama şimdi plajı bu şekilde kapatmışlar.
Eczacının Olmadığı Sağlık Sistemi Sürdürülemez
Resmî Gazete’de yayımlanan “ilk defa ve yeniden atama kurası” 2026 yılı 2. Dönem ilanında eczacılar için kadro açılmaması kabul edilemez bir durum ortaya çıkarmış, bir an önce göreve başlayarak mesleğini icra etmek isteyen genç meslektaşlarımızda büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştur. Sağlık hizmetinin nitelikli yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen bu atamalarda, ihtiyaç olmasına rağmen eczacı kadrosu açılmamasını anlamak mümkün değildir.
Sağlık hizmetleri, hekimden eczacıya, hemşireden hasta bakıcıya kadar her profesyonelin zincirin bir halkasını oluşturduğu karmaşık ve çok boyutlu kamu hizmetleridir. Bu zincirin vazgeçilemez bir halkası olan eczacının kamu otoritesi tarafından görmezden gelinmesi sağlık hizmetini sunan profesyonellerin birbirini tamamlayan biçimdeki çalışma yöntemine ve iş yükünü hafifletmesi anlayışına da aykırıdır.
İhtiyacın çok üstünde açılan fakülte kontenjanlarına karşın kamuda artmayan hatta sürekli azalan eczacı istihdamı sebebiyle ortaya çıkan genç eczacı işsizliği yönetilemez bir noktaya gelmiştir. Fakültelerden mezun olan genç eczacılar, bu atama ilanı ile Sağlık Bakanlığımız yani kamu otoritesi tarafından sahipsiz bırakılmıştır.
Sorunun temelinde sağlık işgücü planlaması yapılmadan kontrolsüzce açılan eczacılık fakülteleri yatmaktadır. 2025 yılında eczacılık fakültesi kontenjanları 3458 iken kamuda istihdam edilen eczacı sayısı 421 ile sınırlı kalmıştır. Aradaki oransal farklılığın sebebi olan kamu otoritesi bu atamalara ilişkin gerekli sorumluluğu üstlenmelidir.
Nitelikli kamusal sağlık hizmeti için ihtiyaç bulunan tüm alanlarda eczacı istihdamının ivedilikle sağlanması ve bu atamaların zamanında yapılması; eczacılık fakültelerindeki kontenjanların (devlet ve vakıf üniversitelerinin tamamında) acil bir şekilde azaltılması gerekmektedir.
Eczacının olmadığı bir sağlık sistemi sürdürülebilir değildir. Bu bakış açısının gerekliliğine duyduğumuz inançla kamu otoritesine açık çağrıda bulunuyoruz. Hastanelerde, ceza ve tevkif evlerinde, evde bakım hizmetlerinde, klinik eczacılık uygulama alanlarında, kamusal sağlık ve ilaç denetim ve hizmetlerinin sunulduğu her alanda eczacı istihdamının artırılması zorunludur. Bu alanlarda yeni kadroların da açılması gerekmektedir.
Sağlık hizmetinin bütüncül yapısı değerlendirildiğinde yayınlanan bu atama ilanında eczacıların olmaması yanlışından biran evvel dönülmesini talep ediyor, gerekli ek düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi için kamu otoritesini göreve çağırıyoruz.
Sağlık Bakanlığı, ilk defa ve yeniden atama kurasında eczacılara tek bir kadro dahi ayırmadı!
Binlerce genç meslektaşımız kamuda görev beklerken mesleğimizi yok sayan bu yaklaşım rasyonel değildir. @saglikbakanligi bu hatadan dönmeli, eczacı atamalarını bir an önce yapmalıdır.
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu:
İstifa etmeyeceğim, daha yapacak çok iş var. Rakipler bizi ezerek yenmedi. Topa %80 biz hâkimdik. Milli Takım tarihinde ilk defa UEFA Elit Ligi'ne çıktı. Kenar mahalle ülkeleriyle oynuyorduk.
Şansal Büyüka, TFF’nin Dünya Kupası organizasyonunda sınıfta kaldığını söyledi, diğer ülkelerle karşılaştırdı:
• Ne kadar savunurlarsa savunsunlar iyi organize olamadılar.
• Futbolcuların da %100 motive olarak başladığını düşünmüyorum.
• Fransız Milli Takımı, FIFA’nın kendilerine tahsis ettiği kamp yerini beğenmeyip değiştirmiş.
• İspanya ve Almanya da bunu yapmış. İspanya gitmiş, yüksek okulun eğitim tesislerini tutmuş.
• Fransa kamp yerindeki sahanın çimlerini değiştirmiş çimlerini.
• Kendi alternatifini yaratman lazım. Organizasyonda sınıfta kaldılar.
• 2002 Dünya Kupası’nda Can Çobanoğlu Japonya’ya gitti, oyuncuların kalacağı yeri inceledi.
• Yatakların boyunu uzattırdı bizde uzun boylu oyuncular var diye.
• Başarı tesadüf değil işte.
• Ülkenin en iyi isimleri, en iyi yerlere gelemiyor ne yazık ki.
Ankara’da bir süredir amansız bir çalışma var.
NATO toplantısı için sokaklar yenileniyor ve yollar kapatılıyor. En ilginç yanı ise NATO zirvesi öncesi 200’e yakın terör örgütü şüphelisinin göz altına alınmasıydı.
Oysa sokaklar Türkler için her zaman temiz ve düzenli tutulmalı. Parklar ve yollar Türklerin kullanımına açık ve kullanışlı olmalı. Teröristler de Türklerin güvenliği için yakalanmalı.
Vergileri Türklerden alanlar, hizmeti NATO’ya özel kılıyor.
Hiç şaşırmadım! İlk davamızda katiller için hemen gözlemci vekil gönderdiler, SSÇ’ler için de ardı arkası kesilmeyen açıklamalar yaptılar. Ama ben kendilerini ziyaret etmeyince ne oldu? Hemen ırkçı damgasını yapıştırdılar!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Katili koruyan, çocuk katillerini kollayan sizsiniz! Vicdanınız yok, adaletiniz yok. Biz adalet istiyoruz, siz katilleri aklıyorsunuz. Bu utanç verici düzen değişmezse, yeni Ahmet’ler olmaya devam edecek!
bakınız algı böyle bir şey. sen bozkurt yaptığın için barbarlık ve ırkçılık ile itham edilirsin ama adamlar yağma ve tecavüz kültürünün doruklarda yaşayan vikingleri alkışlar eşliğinde anıp tatlı gözükürler.
önemli olan tarihte ne yaşandığı değil. kimin daha çok medya gücü ve tarihçiyi elinde tuttuğu :)
@ambargo_tv Polis teşkilatındaki özellikle toplumsal olaylarda görev alanların kendi içindeki Türk bayrağını tekmeleyenleri ayıklayıp temizlemedikleri sürece kendilerine marul ekmeği, 24 saat yoğun ek ücretsiz çalışmayı, marul ekmek kumanyasını müstehak buluyorum