It’s strange and beautiful to realise that you can be simultaneously proud of how far you have come and aware that you have barely scratched the surface of who you could become.
hz ali evliliği şöyle resmediyor
“yoğun koşturmalar içerisinde eve gittiğimde fatımanın yüzüne baktığım andan itibaren bütün dertlerimi unutuyorum”. muazzam bir izah.
rızkınızın gecikmesini sadece kapıların kapalı olmasına bağlamayın. bazen gecikmenin sebebi, her gün aynı eşiğin önünde, aynı düşüncelerle, aynı korkularla ve aynı tereddütlerle beklemektir. insan, kendisini yoran yerlere bile zamanla alışır. değişim ise ilk başta ürkütücü gelir. oysa Allah, bazen kuluna yeni bir rızkı, yeni bir düşünce, yeni bir çevre veya cesaretle atılmış hayırlı bir adım vesilesiyle nasip eder. kul gayret eder, sebeplere sarılır; neticeyi ise Allah yaratır. Allah teâlâ şöyle buyurur: “şüphesiz Allah, bir kavim kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.” (ra’d, 13:11) insan, samimiyetle yönelip üzerine düşeni yaptığında Allah’ın izniyle değişmeye başlar. bazen insanın içinde öyle bir uyanış olur ki, eski hâli orada son bulur. daha şuurlu, daha cesur ve daha olgun bir yolculuk başlar. çünkü birçok insan yeni bir hayat ister, fakat eski düşüncelerini, eski korkularını ve eski alışkanlıklarını terk etmez. oysa önündeki engel bazen bir evin, bir işin veya bir şehrin kapısı değildir. asıl engel, daralmış bir gönül, değişime direnen bir zihin ve ruhu tüketen alışkanlıklardır. insan, Allah’ın izniyle iç dünyasını ıslah etmeye başladığında ufku da genişlemeye başlar. nice rızıklar vardır ki, kulun hayırlı olmayan yerde ısrar etmeyi bırakıp Allah’a güvenerek hayırlı sebeplere yönelmesini bekler. rabbim bu şuurda olmayı nasip eylesin. amin.
Bir yerde okumuştum.Birine ayçiçeği hediye edeceksen her zaman iki tane vermelisin.Çünkü güneş gökyüzündeyken ayçiçekleri yüzlerini ışığa döner.Ama gece olduğunda birbirlerine doğru dönerler ve ışığı birbirlerinde bulurlar. Yani ayçiçeği hediye ederken sen benim ışığımsın diyoruz