Ben almanya kadar Türk düşmanı bir ülke görmedim. Akademilerinden tut istihbarat servislerine kadar bütün Almanya Türk karşıtlığı için mesai yapıyor. Projelerinden bazılarına bakalım.
1-Holokost'u Türklere yıkma çabası. almanyalı akademisyen Stefan Ihrig ve isviçreli dostu Hans-Lukas Kieser'in tezleri şu. Talat Paşa ermenilere soykırım yapmış, bütün avrupa da ondan etkilenmiş falan, iftira bu şekilde aşağı yukarı. Böylece Türkleri yirminci yüzyılda işlenen soykırımların öncüsü konumuna getiriyorlar. Holokost da bu sözde ermeni soykırımından ilham alınarak yapılmış. Yani sözde ermeni soykırımı olmasa Holokost da olmazmış. Türkler suçlu, özellikle Talat Paşa suçlu diyorlar.
2-Türkiye'nin soykırımlar üzerine inşa edildiği ve meşru bir devlet olmadığı iddiası. Sözde ermeni soykırımıyla yetinmiyorlar. Sözde pontus rum soykırımı, sözde süryani soykırımı ve birçok soykırım iftiraları atıyorlar. Türkiye bu sözde soykırımları yapmış, neredeyse tüm azınlıkları katledilmiş ve öyle kurulmuş. Hatta cumhuriyetten sonra da katliamlar devam etmiş. İftiraları bu. Dolayısıyla soykırımlar sayesinde kurulmuş bir devletin meşru olmadığını, Türklerin de Anadolu'da var olmamaları gerektiğini savunuyorlar.
3-Soykırımcı suçlamalarının Atatürk'e uzaması. Sözde ermeni soykırımını yapanlarla Atatürk arasında bir bağ kuruluyor. Talat Paşa modern cumhuriyetin kurucusu olarak kabul ediliyor. Kuran kişi Atatürk olsa da onlara göre Talat Paşa'nın açtığı alanda, onun fikirleriyle ve desteğiyle kurdu. Bir anda gökten inmedi, bir çizgi var, Jön Türkler-Talat Paşa-Atatürk şeklinde. Hepsi birbirinin devamı ve Atatürk de Talat Paşa'nın devamı olarak gösteriliyor. Talat Paşa sözde soykırımı yaptıysa Atatürk de onunla beraber oluyor ve onun işlediği sözde suçlar Atatürk'e de yıkılmış oluyor, işin ucu buraya gidiyor.
4-Türkiyeli, Türkiye bayrağı gibi kavramları pazarlama. Ajansları ve satılık kalemleri aracılığıyla bu kavramları Türk milletine pazarlamaya çalıştılar yıllarca. Hala da vazgeçmiş değiller. Aynı haber içinde bize Türkiyeli, onlara alman yazılması bir şeyler gösteriyor. Örneğini çok gördük.
5-Hunları İrani yapma çabası. Türklükten bir parça koparma, Türk tarihini tahrif etme çabası.
6-Türk dönerini çalma çabaları. Türk mutfağından bir yemek çalmak Türk kültüründen bir parça koparmak demektir. Geleneksel yemeği, kıyafeti, şarkısı türküsü olmayan bir millet köksüzdür. Türklüğü köksüz olarak göstermek için yunanlar, ermeniler, almanyalılar el ele vermiş adeta.
7-almanya'nın pkk'ya verdiği destek. Konuşmaya bile gerek yok. Tüm avrupa içinde en ileriye giden ülkelerden biridir herhalde.
8-Sözde soykırımdan bahsettik ama yine de almanya parlamentosunun sözde ermeni soykırımını resmi olarak kabul ettiğini yazalım.
Yemin ederim bunlar aklıma ilk gelenler oturup düşünmedim bile. Aklıma gelmeyen veya bilmediğim neler vardır kim bilir.
20-30 sene çok az, biz şunu 2-3 senede bir olarak güncelleyelim. Hiçbir şey olmasa bile...
Dünden beri sadece oyunlar, diziler gibi toplumun dikkatini çeken ama olaya etkisi çok daha az olan olaylar konuşulup köpürtülüyor. Problem çok daha büyük ve ciddi.
Saldırgan şahıs, teröristlerin ve okul baskınları yapan katillerin övüldüğü, idol olarak görüldüğü global gruplarda ciddi zaman geçiriyor ve bu saldırganları kendisi de örnek alıyor.
Radikal beyaz üstünlükçü, aşırı ırkçı, İslam düşmanı, AŞIRI nefret dolu, antisosyal bir saldırganla karşı karşıyayız ve takıldığı sanal gruplardaki insanlar da kendisi gibi. Birbirlerini övüp teşvik ettikleri global topluluklar mevcut.
Mevzu iki oyun üç saçma diziyle açıklanabilecek bir olay olmanın ötesinde. Şahsın arkasında bıraktığı ve bu gruplarla paylaştığı yazılarda okuyunca inanamayacağınız fikirler de var. Kutsal gördükleri saldırganlar, tarihler ve mekanlar mevcut. Bu imgelerin saldırılarında etkileri var.
Tüm detayları güvenlik sebebiyle ve özenilmemesi adına paylaşmıyorum lakin sorun sözde uzmanların televizyonlarda anlattığından çok daha ciddi ve farklı konularla bağlantılı.
Uzmanların, yetkililerin ve topluluğa hitap eden insanların magazinsel, dikkat çekebilecek saçma mevzuları bırakıp işin tehlikeli ve ciddi kısmı hakkında ebeveynleri uyarması ve bilinçlendirmesi gerekiyor.
Derdimiz daha fazla tık veya gündem olmak değil, bu problemlerin ardının gelmesini engellemek olmalı.
Eşime ped kullanımını, türlerini vs anlatmıştım ve "Yarın öbür gün bir kızımız olur ve ergenliğe ilk adımlarını atışını görebilirsek afallayıp kalma" demiştim. Sanırım sunduğum sebep çok hoşuna gitti ki fazla hızlı öğrendi 🤭
Hepsi senin için güzel kızım...
Değerli dostlar; yaklaşık bir yıl önce açıktan ilan edilen 'Yeni Devlet kurma projesi' ve buna bağlı yürütülen İhanet Süreci bugün çok tarihi bir şerefsizliğe imza atmış bulunuyor.
Bunca zamandır 80 milyonun dizi izler gibi hayretle takip ettiği sürecin aslında ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz; bu yönüyle çok başarılı yazılmış bir senaryosu var. Hani sanat eserleri yorumlanırken, eseri yorumlayan kişi kendisinden bir şeyleri yansıtır ya? Eserin anlamının ne olduğunun önemi olmaksızın. Hatta anlamı da olmayabilir. Bu süreç tam olarak böyle bir eserdir. Ortada kimsenin tanımlamadığı bir süreç var ve Türk müesses nizamı el ele olmasını umduğu şeyi yansıtıyor, okuyor. Bunun için gazetecisi kendi kendine spin doctorluğa soyunuyor, sanatçısı kanaat önderliğine atlıyor. Duvara yapıştırılan bir muzda hayatın anlamını arayan duayen sanat eleştirmenleri gibi „Kardeşlik“, „Barış“, „Bir asırlık sorun“, „Devlet Projesi“, „Demokrasi“ gibi yarak kürek laf salatası içinde kendi ideallerini görüyorlar. Veyahut psikolojideki meşhur Rorschach testinde olduğu gibi, süreçte türlü acayiplikler okuyan şizofrenleri dinliyoruz.
Bu sizleri şaşırtmasın; zira burada beylik beylik konuşan AKP’liler, MHP’liler veya DEM’liler de ne olduğunu bilmiyor. Çünkü adam yerine konmuyorlar. Oysa ne beylik konuşuluyordu, değil mi? Güya pazarlık yoktu, PKK kendi kendine silah bırakacaktı. İsrail kapımızdaydı. Halbuki şizofreni daha sürecin başındaydı. Cumhur “Terörsüz Türkiye” derken, Terör Örgütü “Demokratik Cumhuriyet süreci” diyordu. Kimse de “Madem sorun Kürt sorunu, tanımlaması ne, çözümü ne?” demiyordu. “Madem sorun PKK ve terör; o zaman Meclis ne alaka?” demiyordu. Sadece “Bize güveniiiin!” diye bağıran bir Cumhurbaşkanı; öcalan’a methiyeler dizip Türk milletine söven bir MHP Genel Başkanı.
Oysa terör örgütü bize gün gün anlatıyordu: meşru muhatap kabul edildiklerini, pazarlık yürüttüklerini, af yasası çıkacağını, dağdaki teröristin siyaset yapacağını ve yeni anayasa hazırlayacaklarını - tek tek söylüyordu. Duayen aydınlarımız ise panik olmuştu. İyi hoş ama Demirtaş ne olacaktı? Peki, madem hepimiz birbirimize tren yapacağız; CHP başkanları niye hapisteydi? Yoksa Öcalan–Bahçeli–Erdoğan üçgeni demokrasi için savaşmıyor muydu? Tabii tüm bunlar eski röportajlar, tutanaklar veya kulis bilgilerini “sızdırarak” kamuoyunu manipüle etmelerine engel olmadı.
Ve gözleri yönelmişti Edirne’deki peygamberlerine. Palulu Obama da durur mu? Yıllardır olduğu gibi minik bir göz kırpma, minik bir kuyruk sallamayla müritlerine yeni umut üfledi ve bir altı ay daha “Öcalan’a karşı çıkacak” ümitlerini harladı. İş bitene kadar bu salakları da idare etmek gerekiyordu; ne yaparsın?
Esasen şu an gerçekleşen, bir gerçekliğin Anayasa’ya geçirilme projesidir. Maksat, Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömmek ve Kürtçü-İslamcı ittifakı temelinde yeni bir devlet kurmaktır. Sizin bu aşamada konuşmak veya fikir beyan etmek gibi bir lüksünüz yoktur. Çünkü eliniz silah tutmuyor. Çalmıyorsunuz. Öldürmüyorsunuz. İnsan gibi yaşamaya çalışıyorsunuz. Siz bu işin finansman kısmında varsınız. İmralı’da haftalardır süren inşaattan tutun da Meclis’teki kebaplara kadar veya bu kaymak tabakayı beslemek için verilen ihalelere kadar işi finanse etmek için debelenen kölelersiniz.
Bakın ne konuşulduğunu, neden konuşulduğunu, ne için konuşulduğunu - hiçbirini bilmiyorsunuz. Sadece "Siz Kürtlerle savaşıyordunuz, Bahçeli ve öcalan sizi barıştırdı. Hadi Özgür bu nikahı onayla da şu süreç suç olmaktan çıksın, hepimiz bulaşalım boka!" diyorlar. "Olmaz" derseniz de sövüyorlar. Buna da demokrasi şöleni diyorlar. Oy verdikleriniz sizi adam yerine koymuyor, 40 bin kişinin katiline gitmek için birbiriyle yarışıyorlar - bunu da aramızda çözdük diye komisyona bağlıyorlar. Yalan yok, bizim siyasiler komisyon işlerinden iyi anlıyorlar.
Meğer yıllar önce Bahçeli ipi değil, ipini atmış - biz anlamadık. Tutan biri çıktı elbette. Imralı'ya mı gitmek istiyor? Gitmeli, ama kelepçeli. Ipini de birlikte yanına vermeli.
Kesinlikle. Yasemin hanımın alıntılarda (tıpkı aylardır olduğu gibi) Kürdofaşistler tarafından hedef gösterilmesinin bir nedeni var; alıntılarda ağlayanların da çok yakından bildiği gibi bu cinayetlerin, sokak çetelerinin, aşiretlerin, terör ve suç örgütlerinin birinci el destekçisi DEM partisi ve temsil ettiği kürdofaşizmdir.
Yıllardır bu partinin belediye yapılanmalarında örgüte adam devşiriliyor, uyuşturucu ticareti yapılıyor diye bas bas bağırırken, inkar ve saldırı dışında tepki gördün mü? Turizm bölgelerinde terör estiriliyor, ihalelere mafya çöküyor derken dalga geçip korkmayın yha diye tweet atanlar bunlar değil miydi?
Elleri bıçaklı kafalar tıraşlı bok torbalarını, biz sokak röportajlarında Demirtaşa methiyeler düzerken görmedik mi? Mersin, Konya gibi göç bölgelerinde çıkarılan karışıklıklar ve çete yapılanmaları burada fetih gibi kutlanmadı mı? Esenyurt boka batarken burada çizilen hayali haritalara eklenmedi mi? Sınır, uyuşturucu, vergi, insan kaçakçılığı burada övülüp devrimci bir eylemmiş gibi kutlanmadı mı?
Her Allahın günü üniversitelerde terör estirip tepki gelince yalandan faşist bunlar denmedi mi?
Yaptıklarının kurbanlarından sadece birini görmek bunları neden rahatsız ediyor? Sokağa sıçılan çocuklar öyle neo liberalizmmiş, fakirlikmiş bunların sonuçları değil. Türkiye hep fakir ülkeydi amk adam mı sikiyorsunuz siz? Burada bu dızolar et yiyemiyor Tirko diye garibanlarla dalga geçmiyor mu? Ne anlatıyorsunuz? Bu suçun övülmesi, yaşam tarzı haline getirilmesi. Kin beslenen bir toplumdan intikam alınması. Saç, giyim, konuşma, TikTok'ta ortak sosyal medya alanı - bunların hepsinin mimarı bu siktimin partisi ve terör sevicileridir. Öcalanı siyasi önder yılmaz güneyi sanat güneşi belleyen kekolardan ne çıkacaktı, filozof mu?
Ama kürdofaşizm evrimleşmiş bir parazittir. Sıkıştığı anda sarılması gereken kolonları çok iyi bilir. Niye Minguzzi konuşuluyormuş, başka cinayetler de varmış. Ne ilginç değil mi? Yüzüne bakmadığı cinayetleri hatırladı! Burjuvanın iki yüzlülüğüymüş. Ne ilginç değil mi? Birden solculuğunu hatırladı.
Yıllardır sistematik bir şekilde DEM partisi "Kürt olduğu için vuruldu öldürüldü" yalanlarını pompalamıyor mu? Her olaya etnik bir hikaye uydurmuyor mu? Yahu narin cinayetinde bile jandarma yaptı sanıp atlayıp sonra bırakmadılar mı? AKP-MHP'ye önden sallayıp arkadan sikini taşağını yalamıyorlar mı? Güya Kendileri Kürtlerin temsilcisi. MHP de Türklerin, şimdi buraya da ama mhp yazacaklar bu yüzden. Ne benim ne Türklerin temsilcisi. Amk kekoları Türk solundan kopya çekerken düzgün çekmemiş. O kavga etnik değil siyasi. Yani senin faşist olman gibi. Peki neyi şikayet ediyorlar? Biz birbirimizi tanıyoruz, neyin şovları bunlar?
Türk toplumu vicdanlı toplumdur. Haberi olursa her cinayette tepki verir. Saydıklarının hepsine verdik, veriyoruz. Kim olduğu önemsiz.
Ama her olayda etnik arkaplan arayan. Etnik ırkçılığı siyasi kimlik edinmiş hatta 15 yıldır kurduğu etnik ırkçı bir partiyi ve sadece onu destekleyen, Kürt işçileri Kürt öğrencileri Kürt anneleri diye yıllardır ayrım yapan toplumun resmen yüzüne tüküren bu faşistler mi bize sınıf, toplum duyarı yapıyor?
Minguzzi Cinayeti yüzlerce örneğin biri, artık halk kaldıramıyor. Yasemin hanım güçlü olduğu için önder oldu. Ankara, Izmir, İstanbulda kaç tane aynı kaderi paylaşıp adalet arayan aile var biliyor musunuz? Suçun kategorik farkını anlıyor musunuz?
Elbette hayır. Sizin aradığınız urfada olduğu gibi akp ve dem gelecek barışın lo diyecek iki tarafa sulh olacak. Böyle bir Türkiye olmayacak. Başaramayacaksınız.
Evet. Bizim için bir Ahmet Minguzzi, bin tane sokağa sıçılan itten değerlidir. Türkiye de böyle işleyene kadar devam edecek, yeni anayasanızın bir tarafını size diğerini badem bıyıklı ortaklarınıza sokacağız.
Her gün yeni bir vergi icat edip vatandaştan fahiş vergi topluyorsan her yıl yaşanan afete de hazırlıklı olmak ZORUNDASIN. "Yok onun şu uçağı var, yok burada da bu yangın çıkmış" diye kıvırarak ülke korunmuyor. Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı koyunun hesabını verin.
Ben artık bin farklı milletle kardeş ilan edilmek istemiyorum. Ben artık tarihte kazandığım zaferlerin başarısını farklı milletlerle bölüşmek istemiyorum. Her şeyimize bir ortak çıkmasına dayanamıyorum. Ben artık Türk adını duymak ve övülecekse Türk'ün övülmesini istiyorum.