*********Cumadan cumaya*********
Hayaller Askıda!
Eğitim sisteminin ve atanmayı bekleyen yüz binlerce öğretmen adayının en büyük kanayan yaralarından biri, atama sayılarındaki yetersizlik ile kontenjan dağılımında öne çıkan dengesizliklerdir. 2024-2025 dönemi, bu tablonun toplumsal ve vicdani boyutunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. 2026 ise hala belirsizliğini korumaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın binlerce okuldaki öğretmen açığını ve emekli olan personelden doğan boşlukları bilmesine rağmen 2024 yılında 15 bin 2025 yılında 10 bin atama sayısı, devasa mezun popülasyonu karşısında son derece sınırlı kalmıştır. Yıllarca emek verip yüksek KPSS ve AGS puanları alan gençlerin, ihtiyaç odaklı bir planlama yerine kısıtlı bütçe ve tasarruf tedbirleri bahanesine takılması toplumsal bir güvensizlik oluşturmuştur.
Atama sayısının düşüklüğüyle yüksek KPSS/AGS puanına sahip öğretmenler 85-90 gibi yüksek puanlarla açıkta kalırken; diğer yandan lisans mezunu olmayanların okullarda derse girmeleri büyük bir yaradır.
-Nitelikli eğitim diyerek akademi getirildi ama devletin binlerce kadrosuz "ücretli öğretmen" çalıştırarak maliyeti düşürmeye çalışması, atama bekleyen liyakatli öğretmenlerin hakkını gasbetmekte ve okul içindeki niteliği düşürmektedir.
Atama süreçlerinde ihtiyaçların şeffaf, gerçekçi ve branşlar arasında adil bir denge gözetilerek belirlenmesi, nitelikli eğitim geleceği ve gençlerin liyakat duygusu için vazgeçilmez bir zorunluluktur.
-Sorun odaklı değil çözüm odaklı düşünülürse çok çözüm var. Bir tane çözüm önerisi benden gelsin. Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) 51 yaş ve üzeri çalışan oranının %17,11 seviyesinde bulunması (yaklaşık 193.386 kişi), sistemde genç öğretmen istihdamının açılması ve yaşlanan kadronun refah içinde emekliye ayrılması için stratejik adımlar atılmasını gerektirmektedir.
Öğretmenlerin yaşlılık döneminde emekli olmayı ertelemelerinin temel nedeni, Çalışırken alınan maaş ile emekli maaşı arasındaki yüksek gelir farkı ve emekli ikramiyelerinin konut/yaşam maliyetleri arasında erimesidir.
Mali Teşvikler ve İkramiye Reformu
- 25-30 hizmet yılını doldurmuş ve 55 yaşını aşmış personele, normal emekli ikramiyelerine ek olarak %20–%35 oranında "Erken Teşvik İkramiyesi" ödenmesi.
-Emekli maaşı bağlama oranlarının (ek gösterge ve tazminat yansıtmaları) gözden geçirilerek, çalışırken alınan net ücret ile emekli maaşı arasındaki makasın daraltılması.
-Emekli olan kamu çalışanlarına ilk yıl için tek seferlik vergi indirimleri veya TOKİ projelerinden öncelikli/faizsiz konut kredisi imkanı sunulması vb.