Hayatımızın satırları çöktüğünde kalbimizin fay kırıklarından dünyaya; dönüşür kelimeler en sessiz çığlığa. Kızımın yüreğinden kalemine döküldü bütün çığlıkları. Hatay'da kırılan yalnızca bir fay hattı değildi; geçmişti, gelecekti,hayaldi,umuttu.Şehir artık yoktu.#6şubat#hatay
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini öğrenirken,bir gün benim de en alt basamakta olabileceğimi düşünmemiştim.Evim artık yok,tamam.Ama Hatay/Defne'de konteyner kentte ve bazı mahallelerde 60 saatten fazladır SU yok!!! Bir sonraki adım ne olacak? Yiyecek mi bulamayacağız? @hataybsb
1.2 milyon Öğretmen; öldürülen meslektaşımız İbrahim öğretmen için, bir daha şiddete maruz kalmamak için Cuma günü İŞ BIRAKIYOR!
Yeni tagımız: #Öğretmenlerişbırakıyor
Destek için BEĞEN+RT YAP+ 1 TWİT AT Öğretmenim...
BU CUMA TÜM ÖĞRETMENLER ÖLDÜRÜLEN MESLEKTAŞI İÇİN 1 GÜN İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPACAK!
İŞ BIRAKMA EYLEMİ yapacak SENDİKALAR!
✅ Eğitim İş
✅ Türk Eğitim Sen
✅ Eğitim Sen
✅ Eğitim Gücü Sen
✅ Hürriyetçi Eğitim Sen
✅ Anadolu Eğitim Sen
✅ TÖB Sen
✅ Eğitim Bir Sen
SUSMA HAYKIR !
#EgitimdeSiddeteHayir !
HATAY MESELESİ
En başından beri hep anlatmaya çalıştık. Hatay'ın dinamikleri, yönelimleri, olaylara tepkileri diğer illere benzemez. Üstelik bu kadim şehir deprem felaketini en derinden yaşadı.
Resmi olmayan verilere göre Hatay Büyükşehir Belediyesi'ni AKP kazandı. Lütfü Savaş kaybetti.
Tüm ülke çapındaki CHP rüzgarını, yurttaşların değişim ve fatura kesme isteğini gördüğümüz yerde, CHP Lütfü Savaş'ta ısrar etmese muhtemelen Hatay'da en başta "kırmızılaşan" illerden olacaktı. Ancak Hatay'da rüzgar "tersinden" esti. Belki de ekilen fırtına biçildi.
Büyükşehir'deki bu yanlış ve "kötü" tercih, ilçelerde de olumsuz etki yarattı. Depremden çok etkilenmeyen Dörtyol kazanılsa, Erzin'deki belediye korunsa da kazanılma ihtimali olan İskenderun ucu ucuna kaybedildi, CB seçiminde CHP adayına yüzde 93 oy verilen Samandağ kaybedildi, yine benzer oy potansiyeli olan Defne'de az bir oy farkıyla seçim kazanılırken TKP bu ilçede yüzde 40 oy aldı. AKP'nin en çok kaygılandığı ve Hatay Valiliği'nin özel ikametgah kararı çıkardığı Antakya da keza AKP'de kaldı.
Peki ne ve neden oldu?
Depremde büyük yıkım yaşayan Hatay ilçeleri, Kırıkhan hariç genelde CHP'nin baskın olduğu yerlerdi. Buralarda zaten genel bir memnuniyetsizlik de vardı. Savaş bu rahatsızlığın merkezindeydi.
AKP ve Savaş dışında üçüncü bir aday sürecinin sağlıksız yürütülmesi, TİP'in en başından beri bu konudaki gönülsüz tavrı, seçmeni daha da küstürdü. Erdoğan'ın Hatay'daki muhalif seçmeni hedef alması ters teperek kitlenin bir kısmını sandığa yönlendirdi. Yine Savaş'a tepkiye rağmen genel merkezin adaylık sonrası Savaş'ı yıpratması da bir kesimde Savaş'ı "mağdur" gösterdi ve sandığa yönelttirdi.
Ancak büyük bir kesim sandığa giderek ya da gitmeyerek seçimi boykot etti ve dayatmayı reddetti. Kötüler içerisinde en az kötüyü seçti. Çünkü mesele kazanmak ya da kaybetmekten çok daha başka ve insaniydi. Bu konuda da Hataylılar "Sesimi duyan var mı" dedi, maalesef bu konuda da seslerini duyan olmadı.
Şöyle örnek verelim.
Lütfü Savaş'ın bu seçimdeki oyu 342 bin oldu. 2019'daki oyu ise 490 bindi. Oy kaybı yaklaşık 150 bin.
AKP'nin 2019'daki oyu 380 binken bu seçimde 346 bine geriledi. Oy kaybı yaklaşık 35 bin.
AKP ile Savaş arasındaki fark yaklaşık 4 bin.
Mayıs 2023'teki seçimlerde kentin katılım oranı yüzde 83.2, kullanılan oy 883.992, geçersiz oy ise 13 bin.
31 Mart'ta ise katılım oranı yüzde 75'te kaldı. Kullanılan oy 816 bin. (Yaklaşık 70 bin) Geçersiz oy oranı ise dikkat çekici biçimde yaklaşık 40 bin.
Gökhan Zan'ın aldığı oy ise yaklaşık 16 bin.
(Bir önceki seçime göre bile toplam yaklaşık 130 bin. Toplam oy kullanmayan ise yaklaşık 300 bin. )
Bu, onbinlerce yurttaşın sandığa gitmediğini, binlerce yurttaşın ise sandığa gidip, büyükşehirde oy kullanmadığını ya da Savaş'a vermediğini gösteriyor. CHP'ye oy vermemenin kendileri açısından büyük acı olmasına rağmen.
Her şey başka olabilecekken, Hataylıların kaygıları, öfkeleri görmezden gelindi. Gelincik tarlasına dönen Türkiye haritasında Hatay sararıp kaldı.
Velhasıl Hatay'da, parti değil isim değişti, çünkü zihniyet aynıydı.
Ve bu tablo asla Hatay'daki muhalif seçmenin suçu değil.
Eğer "Size müstehak" demek istiyorsanız da bu tabirin muhatabı çok olsa bu bileşenlerden birisi asla Hataylılar değil.
Lütfen cehennemi yaşayan insanların hassasiyetleri üzerinde daha fazla tepinmeyin. Zaten genel manzara ve Hatay arasındaki fark da bu gerçeği ortaya koyuyor.
(Az bir farkla Savaş kazansa da durum farklı olmayacaktı. Hatay'da oy veren yurttaşlar bile sonuçları takip etmemek için elinden geleni yaptı.)
HASARLI ÇIKANA KADAR KAROT TESTİ
"Yasadan önce özellikle Antakya’da yurttaşlar az hasarlı evlerini güçlendirmek için birçok masraf altına girdi. Basınç dayanıklılık testleriyle evlerinin oturabilir olduğunu gösterdi. 8 ay boyunca masraf yapan yurttaşlarımıza şimdi 'evinizi yıkacağız' diyorsunuz."
Kamuoyunda "Rezerv Alan" olarak bilinen düzenleme kapsamında söylenenlerle yaşananlar birbirini tutmuyor.
Rezerv alan bölgesinde kalan Antakya ve Defne'deki mahallelerde bulunan az hasarlı ya da hasarsız binalara dokunulmayacağı söylenmişti.
Bu açıklamaya güvenen insanlar evlerine güçlendirme yaptı.
Şimdi hem tüm binalar yıkılacak diyorlar hem de az hasarlı binalara "riskli" çıkana kadar karot testi yapıyorlar.
Mağdur yurttaşlar, Gazi Mahallesi Muhtarı Muhtarı Süleyman Çaltak ve CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara yaşananları Cumhuriyet'e anlattı.
Ayrıntılar haberimizde.
@nerminyldrmkara
#DepremGündemi
#DepremiUnutmaUnutturma
#ŞahsiMeselemiz
Ösym 'ye ve iktidar'a sesleniyoruz!Ekonomik krizde halkımız zor durumda YKS sınav ücreti 590 TL yüksek bir meblağ.En azından deprem bölgesindeki ôğrencilerinden sınav ücreti almayın,sosyal devlet gereği ücret alınmamalıdr.@OSYMbaskanligi@RTErdogan@Yusuf__Tekin
Ösym 'ye ve iktidar'a sesleniyorum.Sınav ücretleri büyük bir külfet haline gelmiştir.Ekonomik krizde halkımız zor durumda 590 TL yüksek bir meblağ.En azından deprem bölgesindeki ôğrencilerinden sınav ücreti almayın.@OSYMbaskanligi@RTErdogan@Yusuf__Tekin@sendikatobsen
6 Şubat depremini yaşayan bir Subay, yaşadıklarını Ekşi Sözlük'te anlatmış ve sözlük bu nedenle kapatılmıştı.
Çünkü; yazıyı okuduğunuzda, askerin bölgeye gönderilmemesinin ve derhal olağanüstü hal ilan edilmemesinin, binlerce cana mal olduğunu anlıyorsunuz. Siz de okuyun...
#6Şubat
#Deprem
#DepremiUnutmaUnutturma
1-
Hiç vicdan azabı duymadan, yıl dönümü yaklaşıyor diye gelecekler. Hatta gelmeye, önden yer yapmaya başladılar. Sanki hep buradaymış gibi konuşacaklar. Konuşmaya da başladılar.
Ancak, sanki her şey dün olmuş gibi şaşkınlıkları, neredeyse hiçbir şeyin değişmemiş olmasına olan bakir afallamaları, bölgeye yabancılıklarını ve o ana kadarki duyarsızlıklarını ele verecek.
6 Şubat haftası deprem bölgesini, özellikle de Hatay'ı dekor yapıp pozlar verecekler. Sonra geri dönecekler. Yerel seçim 31 Mart'ta diye siyasiler, bu kişilerden biraz daha fazla ortalıkta gözüküp ateşli sözler söyleyecekler. Gözümüzün içine baka baka "En başından beri kalbimiz burada" yalanını atacaklar.
Ve biz de, bir yandan başkasının yerine utanıp, diğer yandan da "6 Şubat-31 Mart arası ilgi artacaktır. Bu evrede bölgenin sesini ne kadar duyurursak o kadar kârdır" derken bulacağız kendimizi lanet okuyarak.
Çünkü bölgenin -buna bile- ihtiyacı var. Görüntü vermek için gelen kişinin getirdiği bir kova su yangını söndürmeyecek ama çok çok az da olsa fayda verecek.