Avrupa’da bu gece kış saat uygulamasına geçildi.
Şu anda Türkiye’de saat 10:00, Avrupa’da ise 08:00.
Yani Türkiye, iki saatlik karanlık bir inatla Avrupa’dan uzaklaşıyor,
Suudi Arabistan’la aynı saat dilimine taşınıyor.
Ekonomi, ticaret, lojistik, iletişim…
Hepsi Avrupa’yla eşgüdüm ister.
Ama iktidar, Avrupa’yla senkron olmayı değil,
Ortadoğu’ya benzemeyi tercih ediyor.
Bu sadece bir saat farkı değil,
akıl farkı, yön farkı, medeniyet farkıdır.
Çocuk sabahın zifiri karanlığında yola çıkıyor,
kadın işe giderken güvenlik endişesi yaşıyor,
işçi, memur, öğrenci karanlıkta sürünüyor.
Enerji tasarrufu yok, kamu yararı yok.
Kış saati uygulamasına geçmemek,
bilimsel değil, siyasal bir tercihtir.
Ve bu tercih, Türkiye’yi karanlığa değil;
yalnızlığa ve geri gidişe mahkûm ediyor.
20 TOMA’yı orman yangınlarına göndermeyen iktidar,
CHP İstanbul İl binasının çevresine yığmış.
Bu tablo, devletin araçlarının halk için değil, iktidarın koltuğu için kullanıldığının fotoğrafıdır.
Bu bir güvenlik değil, demokrasiye karşı ablukadır!
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!
B1 KOĞUŞU’NDA GENÇLERİ ÖLÜME Mİ TERK EDİYORSUNUZ?
Marmara (Silivri) Cezaevi’nde B1 Koğuşu olarak bilinen, “cinayet koğuşu” diye anılan bölümde üç genç çok ciddi sorunlar yaşıyor! Psikolojik baskı altındalar, güvenlikleri tehdit altında ve durum her geçen gün daha da kötüleşiyor.
Adalet Bakanlığı’na sesleniyorum:
“Sorun yok” diyorsunuz ama size koğuş numarası veriyorum: B1!
Cinayet hükümlülerinin bulunduğu bir koğuşa üç genç neden yerleştirilir?
Neden uygun bir planlama yapılmaz?
Bu ihmalkârlık değil, bu düpedüz sorumsuzluk, hatta bilinçli bir uygulamadır!
Bu gençlere bir zarar gelirse sorumlusu sizsiniz!
Cezaevleri insanları ezme, sindirme, ölümüne suskun bırakma yeri olamaz!
Bu adaletsizliği derhal düzeltin! Bu rezaleti kapatmaya çalışmayın, kamuoyuna açıklayın!
Tayyip Erdoğan’a helal olan millete haram olamaz!
Boykot demokratik haktır.
2008’de medya boykotu başlatan Erdoğan’ın ta kendisidir.
Bugün boykotu kötüleyen şuursuzlar baş kötünün müritleridir.
Tutarsızlıktan utanmayanlar, yalandan medet umanlar yine rezil oldunuz.
Hadi buyrun…
Hiç utanmıyorsun değil mi, Erdoğan?
Yasal haklarını kullanan gençleri cezaevine atarken, terör örgütü Hizbullah’tan yargılanan ortağın Hüda-Par’cıları affediyorsun!
Bayram günü gençleri içeri, terör suçlularını dışarı çıkaran bir iktidarla karşı karşıyayız!
Yazıklar olsun!
Bazıları böyle şeylere karşı çıkıyor, eylemlerin ciddiyetini kaybettirdiğini söylüyor. Katılmıyorum. Bence tam aksine bu ve benzeri şeyler hükümetin ciddiyetini sarsıyor. Hiçbir şey, binlerce polisiyle bir Pikachu’nun peşinden koşan hükümeti halkın gözünde daha fazla aşağılayamaz