📍Komedyen Deniz Göktaş, Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildi. Demesi kolay. Orası bir “kuyu tipi cezaevi” aslında. Dostum Avukat Mehmet Pehlivan da 1 yıldır orada. Kendisi şöyle nitelemişti orayı:
“— Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan?
— 5 metrekare avlusunu, 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz!
— Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat.
— O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da “kuyu tipi hapishane” deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum…”
Kuyu tipi cezaevleri hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır. Suçsuz insanların kuyu tipi cezaevinde tutulması insan haklarına tamamen aykırıdır!
Deniz Göktaş serbest bırakılmalıdır!
"Ben bir devlet memuruyum. Çalıştığım kurumda bir cinayete şahit olmuşum, şikayet etmişim; olay büyümüş ve dönüp aleyhimde dava açılmış.
Ben şu anda mahkumum, şartlı tahliye ile dışarıdayım. Emekli devlet memuruyum ama cebimde tuvalete gidecek 5 TL param yok."
Ekonomist Ozan Bingöl, Dünya ekonomi sıralamasında “Türkiye’nin 16.sırada” olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a cevap verdi:
“Türkiye milli gelirin nominal büyüklüğü açısından 16. sırada olsa da kişi başına gelir sıralamasında ise 65. sırada yer almaktadır.
Sayın Yılmaz dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz diye övünürken kişi başına gelirde 65. Sırada yer aldığımızdan hiç bahsetmemesi verilerin cımbızlayarak seçilmesi yönteminin bir göstergesi.
Gelir dağılımı bozukluğu, hukukun üstünlüğü, yolsuzluk gibi alanlardaki sıramızdan bahsetmesini zaten hiç beklemiyoruz.”