Ailem kime oy verecek?
Ben: Dem
Annem: Dem
Babam: Dem
Ablam: Dem
Abimler: Dem
Amcamlar: Dem
Amca oglu: Dem
Amca kızı: Dem
Yengem: Dem
Dayım: Dem
Teyzem: Dem
Halam: Dem
Hala oğlu: Dem
Teyze oglu: Dem
Son iki gün içinde, #Şîno'dan üç Kürt vatandaşı — #Sadreddin_İsmailzade, #Kumar_Royan ve #Zahid_Seyidkerimi — güvenlik güçlerince gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Bu vatandaşlar şu ana kadar avukata erişim,aileleriyle görüşme ve onlarla iletişim kurma hakkından+
Okulun giriş panosuna asildi ve bana flut hediye edildi :)) ilkokuldaydım. Babam bu olayla kendimi kanitladigim için bana bir daha resim çizdirmeye çalişmadi. Rubik kupten devam :)))
Hiçbir zaman çizemedim, çok iyi resim çizen babam bu duruma bir turlu anlam veremiyordu. Resim dersinde 10 Kasim ile ilgili resim istendi. Fotosunun çiktisini alip kagida yapiştirdim. Abim, gel etrafini en kotu kahve rengine boyayalim igrenç gorunsun dedi. Resim çok begenildi+
🗣️Araştırmacı-Yazar Sedat Ulugana:
📌Kürt hareketi silaha teşne bir hareket ya da Kürt halkının kendisi savaşa meraklı bir halk değildi. Savaş ve şiddet Kürtlere dayatıldı.
Ahahahh baharda ingiltere’ye gidecegim, catlayin diyordu hesabi kapatip gitmiş :)) paranin tahsilde olmadigini soyleyince baba parasi sanmiştim :)))
Halki biraz daha sefalete surukleyecekse ilk defa akpye oy verebilirim. Hepsine mustahak.
Ahahahh baharda ingiltere’ye gidecegim, catlayin diyordu hesabi kapatip gitmiş :)) paranin tahsilde olmadigini soyleyince baba parasi sanmiştim :)))
Halki biraz daha sefalete surukleyecekse ilk defa akpye oy verebilirim. Hepsine mustahak.
Evet bu arkadaşları neden ak gençlik diye linçlediğimi açıklıyorum.
Selin Meteertem ;
Kendisi Akp başakşehir belediyesinde memur ama bankamatik memuru işe gitmeden maaş alan kriminal guruptan.
Hatice Çağlar ;
Amcası ve yeğenleri Fetö terör örgütü firarisi canada’da yaşamlarını sürdürüyor ve ülkemize en çok zarar verenlerin başında amcası var adil öksüzün sağ kolu.
Şimdi soruyorum @xxxhzn sen ak parti belediyesinde bankamatik memurumusun değil misin ??
Hatice sana soruyorum amcan ve ailesi adil öksüzün sağ kolu olduğu için fetö terör örgütü kaçağı mı değil mi ?
Siz bu devletin tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını yiyorsunuz. Lüks yaşamlarınızı insanların gözüne gözüne sokuyorsunuz ve pişkin pişkin kıskanılıyoruz diyosunuz
Evet kıskanıyoruz hepimiz akp belediyesinde senin gibi bankamatik memuru olmak istiyoruz.
Allah Sizin ve yedi sülalenizin belasını versin. Alın size Ak Gençlik
Simko Şikak: Kürt direnişinin unutulmayan isimlerinden biri
Simko Şikak, asıl adıyla İsmail Ağa, 1887 yılında Urmiye çevresinde dünyaya geldi. Şikak aşiretinin önde gelen ailelerinden birine mensuptu. Genç yaşlarda siyasi mücadelelerin içinde yetişti. Ağabeyi Cafer Ağa'nın İran yönetimi tarafından öldürülmesi, hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Ailesinin liderliğini üstlenerek zamanla çevresindeki Kürt aşiretlerini bir araya getirdi.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İran'da yaşanan siyasi karışıklıklar sırasında Kürtlerin kendi topraklarında söz sahibi olması için mücadele etmeye başladı. 1918'den itibaren İran yönetimine karşı silahlı direnişini büyüttü. Urmiye, Salmas ve Mahabad çevresinde güç kazandı, İran ordusuna karşı önemli askerî başarılar elde etti.
Simko'nun mücadelesi yalnızca silahlı direnişle sınırlı değildi. Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim görmesini, kültürlerini yaşatmasını ve kendi bölgelerinde söz sahibi olmasını istiyordu. Yönetimi altında Kürtçe yayıncılık desteklendi ve Kürtçenin idari alanda kullanılması için adımlar atıldı.
Ancak İran yönetimi onun güçlenmesini kabul etmedi. 1922 yılında başlatılan büyük askerî harekât sonucunda yenilgiye uğradı ve topraklarından ayrılmak zorunda kaldı. Yıllarca sürgün hayatı yaşadı. Mücadelesinden vazgeçmeyerek yeniden güç toplamaya çalıştı.
1930 yılında İran yönetiminin görüşme daveti üzerine ülkesine döndü. Fakat bu dönüş onun için son oldu. 30 Haziran 1930'da Uşnuye yakınlarında kurulan pusuda öldürüldü.
Simko Şikak, Kürtlerin kendi kimliğiyle, kendi diliyle ve kendi iradesiyle yaşaması için verilen mücadelenin erken dönemindeki önemli isimlerden biri olarak tarihe geçti. Onun hayatı, bir halkın kendi geleceğini belirleme arzusunun ve yarım kalan bir mücadelenin hikâyesiydi.
Kürdistan’da olmalıyım. Köy köy, sokak sokak dolaşıp sözlü tarih çalışmaları yapmalıyım. Çünkü sözün kıymetini bilen, hafızasını kitaplarda değil, dilinde ve yüreğinde taşıyan son kuşak da birer birer ölüyor. Her ölümle birlikte bir arşiv daha toprağa gömülüyor.
Dün gece rüyamda Van sokaklarındaydım. Yaşlıların peşinde koşuyor, sözlü tarih mülakatları yapıyordum. Belli ki tarihçilik artık bilinçaltımı da işgal etmiş. Gündüz sürgündeyim, gece saha araştırmasında!
İşin trajikomik tarafı şu; Memlekete ancak rüyamda gidebiliyorum. Üstelik orada bile dinlenmek yok; elimde ses kayıt cihazı, tanık arıyorum.
Anlaşılan sürgünün bana tanıdığı tek araştırma bursu, geceleri gördüğüm rüyalar 😀
Kobanê direnişi, son yüz yılda Kürt tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir.
Bu zafer, Rojava'nın ayakta kalmasını sağladığı gibi tüm Kürdistan parçalarının özgürlüğü için de bir umut ışığı olmuştur. +
O gun o sinira tc metropollerinden birçok Kurdistan’in evladi bir an bile duşunmeden akin etti. Babam, “evlatlarimiz orada varlik-yokluk savaşi verirken gerekirse hep beraber ölürüz” demişti.
Bugün Rojava’dan 1 ark.ile karşılaştım. Rojava’ya HTŞ saldırısında Kuzeyin sınıra yürüyüşü için “hepimiz, halk son savaşa hazırlanmıştık.Kuzeyin sınıra yürüdüğünü duyduk, tarifsiz güç aldık, umutlandık” dedi. Söyleyecek kelime bulamıyorum.
Bijî Rojava!