🌙 YAY VE YÜKSELEN YAY – BURCUNUN KADERİNDE YAZAN AMA KİMSENİN BİLMEDİĞİ ŞEY
İnsanlar seni hep özgür ruhlu, neşeli, düştüğü yerden kalkmasını bilen biri olarak gördüler. Birçok kişi seni fazla rahat, fazla güçlü ya da hiçbir şeyi uzun süre kafasına takmayan biri sandı. Ama kimsenin bilmediği şey şu; kaderinde yazan en büyük şey özgür olmak değildi. Senin ruhuna yazılan şey, bir gün gerçekten ait olduğun yeri bulmaktı. Çünkü 2007 yılı civarında yaşadığın bazı olaylar, başkalarına küçük görünse de senin içinde kimsenin bilmediği bir boşluk bıraktı. Belki evin içinde kendini tam ait hissetmedin, belki çocuk yaşta bazı hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldın, belki de herkesten farklı düşündüğün için yanlış anlaşıldın. O yıllarda Y, A, E, K veya R harfleri taşıyan biri ruhunda derin bir iz bıraktı. İnsanlar bunu büyümenin doğal hali sandılar ama sen içten içe hep başka bir yerde, başka bir hayatta, başka insanlarla daha mutlu olabileceğini düşündün. Ve işte kaderindeki ilk düğüm o zaman atıldı. Çünkü içindeki küçük çocuk, ait olduğu yeri bulmadan huzur bulamayacaktı.
2010 ile 2013 arasında içinde büyük hayaller vardı. İnsanlar seni maceracı sandılar ama aslında senin ruhun sadece mutlu olabileceği insanları arıyordu. Gösterişli hayatlar, kalabalıklar, büyük başarılar seni kısa süre mutlu ediyordu. Çünkü senin ruhun paylaşmayı seviyordu. Özellikle M, S, T veya N harfleri taşıyan biri kalbinde büyük iz bıraktı. Belki ilk büyük aşkındı, belki ilk büyük hayal kırıklığın… Belki ilk kez birinin yanında çocuk gibi gülebildiğini hissettin. Ama kaderindeki ilk büyük sevginin sonsuza kadar sürmesi gerekmiyordu. Çünkü bazı Yaylar önce gitmeyi öğrenir. Önce bırakmayı öğrenir. Önce kaybetmeyi öğrenir. Çünkü ruhları, gerçekten kendilerine ait olanı bulmadan önce birçok yanlış kapıyı çalmak zorundadır. İnsanlar geçti sandılar ama bazı şehirler, bazı yollar, bazı mesajlar ve bazı geceler yıllarca senin içinde yaşamaya devam etti. Çünkü sen insanları değil, onlarla birlikte hayal ettiğin hayatı seviyordun.2015 yılı birçok Yay için sessizce değişim yılı oldu. Bazılarınız için iş hayatı, bazılarınız için eğitim, bazılarınız için şehir değişikliği, aile içinde yaşanan sorunlar ya da maddi yükler dikkat çekti. İnsanlar seni güçlü gördüler ama kimse bazı geceler geleceği düşünüp korktuğunu bilmiyordu. Çünkü senin kaderinde yazan şey yolculuktu ama yalnızlık değildi. Ve yine de uzun yıllar boyunca birçok şeyi tek başına yaşamayı öğrendin. Özellikle D, B, L veya C harfleri taşıyan biri sana sevmenin ne kadar güzel, vedaların ise ne kadar sessiz yaşandığını öğretti. Çünkü seni en çok ayrılıklar değil, ait olduğunu düşündüğün yerlerin değişmesi yordu. Birçok kez “Ben neden hiçbir yere tam ait hissedemiyorum?” diye düşündün. Ama cevap aslında kaderinde saklıydı.2018 yılına geldiğinde hayatında bazı kapılar kapandı. Bazı dostluklar değişti. Bazı insanlar uzaklaştı. Bazılarınız için iş değişimi, araba değişimi, taşınma, ani masraflar ya da sağlıkla ilgili kaygılar dikkat çekti. Ve ilginç olan şey şu; kaderinin gizli kısmı burada çalışıyordu. Çünkü seni büyüten şey başarıların değil, vazgeçmek zorunda kaldığın şeyler oluyordu. İnsanlar seni güçlü sandılar ama kimse bazı geceler yalnız hissettiğini, bazen her şeyi bırakıp çok uzaklara gitmek istediğini bilmiyordu. Çünkü senin en büyük korkun yalnızlık değildi. En büyük korkun, yanlış bir hayata sıkışıp kalmaktı. Bu yüzden birçok kez sıfırdan başladın. Birçok kez insanları geride bıraktın. Birçok kez içinden “Belki başka bir yerde daha mutlu olurum” diye geçirdin. Çünkü içindeki küçük çocuk hâlâ ait olduğu yeri arıyordu.2022 yılıyla birlikte birçok Yay için sessiz bir dönüşüm başladı. İnsanlar seni değişmiş buldular. Daha sessiz, daha seçici, daha az insanla görüşen biri… Oysa sen değişmiyordun. Sadece artık seni yoran kalabalıklardan uzaklaşmayı öğreniyordun. Çünkü kaderindeki en büyük ders burada gizliydi. Senin görevin herkesi mutlu etmek değildi. Senin görevin, kendi ruhunun sesini duymaktı.
🌙 YAY VE YÜKSELEN YAY – BURCUNUN KADERİNDE YAZAN AMA KİMSENİN BİLMEDİĞİ ŞEY
İnsanlar seni hep özgür ruhlu, neşeli, düştüğü yerden kalkmasını bilen biri olarak gördüler. Birçok kişi seni fazla rahat, fazla güçlü ya da hiçbir şeyi uzun süre kafasına takmayan biri sandı. Ama kimsenin bilmediği şey şu; kaderinde yazan en büyük şey özgür olmak değildi. Senin ruhuna yazılan şey, bir gün gerçekten ait olduğun yeri bulmaktı. Çünkü 2007 yılı civarında yaşadığın bazı olaylar, başkalarına küçük görünse de senin içinde kimsenin bilmediği bir boşluk bıraktı. Belki evin içinde kendini tam ait hissetmedin, belki çocuk yaşta bazı hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldın, belki de herkesten farklı düşündüğün için yanlış anlaşıldın. O yıllarda Y, A, E, K veya R harfleri taşıyan biri ruhunda derin bir iz bıraktı. İnsanlar bunu büyümenin doğal hali sandılar ama sen içten içe hep başka bir yerde, başka bir hayatta, başka insanlarla daha mutlu olabileceğini düşündün. Ve işte kaderindeki ilk düğüm o zaman atıldı. Çünkü içindeki küçük çocuk, ait olduğu yeri bulmadan huzur bulamayacaktı.
2010 ile 2013 arasında içinde büyük hayaller vardı. İnsanlar seni maceracı sandılar ama aslında senin ruhun sadece mutlu olabileceği insanları arıyordu. Gösterişli hayatlar, kalabalıklar, büyük başarılar seni kısa süre mutlu ediyordu. Çünkü senin ruhun paylaşmayı seviyordu. Özellikle M, S, T veya N harfleri taşıyan biri kalbinde büyük iz bıraktı. Belki ilk büyük aşkındı, belki ilk büyük hayal kırıklığın… Belki ilk kez birinin yanında çocuk gibi gülebildiğini hissettin. Ama kaderindeki ilk büyük sevginin sonsuza kadar sürmesi gerekmiyordu. Çünkü bazı Yaylar önce gitmeyi öğrenir. Önce bırakmayı öğrenir. Önce kaybetmeyi öğrenir. Çünkü ruhları, gerçekten kendilerine ait olanı bulmadan önce birçok yanlış kapıyı çalmak zorundadır. İnsanlar geçti sandılar ama bazı şehirler, bazı yollar, bazı mesajlar ve bazı geceler yıllarca senin içinde yaşamaya devam etti. Çünkü sen insanları değil, onlarla birlikte hayal ettiğin hayatı seviyordun.2015 yılı birçok Yay için sessizce değişim yılı oldu. Bazılarınız için iş hayatı, bazılarınız için eğitim, bazılarınız için şehir değişikliği, aile içinde yaşanan sorunlar ya da maddi yükler dikkat çekti. İnsanlar seni güçlü gördüler ama kimse bazı geceler geleceği düşünüp korktuğunu bilmiyordu. Çünkü senin kaderinde yazan şey yolculuktu ama yalnızlık değildi. Ve yine de uzun yıllar boyunca birçok şeyi tek başına yaşamayı öğrendin. Özellikle D, B, L veya C harfleri taşıyan biri sana sevmenin ne kadar güzel, vedaların ise ne kadar sessiz yaşandığını öğretti. Çünkü seni en çok ayrılıklar değil, ait olduğunu düşündüğün yerlerin değişmesi yordu. Birçok kez “Ben neden hiçbir yere tam ait hissedemiyorum?” diye düşündün. Ama cevap aslında kaderinde saklıydı.2018 yılına geldiğinde hayatında bazı kapılar kapandı. Bazı dostluklar değişti. Bazı insanlar uzaklaştı. Bazılarınız için iş değişimi, araba değişimi, taşınma, ani masraflar ya da sağlıkla ilgili kaygılar dikkat çekti. Ve ilginç olan şey şu; kaderinin gizli kısmı burada çalışıyordu. Çünkü seni büyüten şey başarıların değil, vazgeçmek zorunda kaldığın şeyler oluyordu. İnsanlar seni güçlü sandılar ama kimse bazı geceler yalnız hissettiğini, bazen her şeyi bırakıp çok uzaklara gitmek istediğini bilmiyordu. Çünkü senin en büyük korkun yalnızlık değildi. En büyük korkun, yanlış bir hayata sıkışıp kalmaktı. Bu yüzden birçok kez sıfırdan başladın. Birçok kez insanları geride bıraktın. Birçok kez içinden “Belki başka bir yerde daha mutlu olurum” diye geçirdin. Çünkü içindeki küçük çocuk hâlâ ait olduğu yeri arıyordu.2022 yılıyla birlikte birçok Yay için sessiz bir dönüşüm başladı. İnsanlar seni değişmiş buldular. Daha sessiz, daha seçici, daha az insanla görüşen biri… Oysa sen değişmiyordun. Sadece artık seni yoran kalabalıklardan uzaklaşmayı öğreniyordun. Çünkü kaderindeki en büyük ders burada gizliydi. Senin görevin herkesi mutlu etmek değildi. Senin görevin, kendi ruhunun sesini duymaktı.
‘bize bi’şey olmaz’ izliyorum 4. bölüm aslında koca bir eşik bu yaşadığı hadi en başında anlamadın ama şuan bi sirkenlensen bu eşiği bi atlatsan sakinleşecesin bitecek sıkıntıların ama konu daha nerelere gidecek hayatın içindeki bu sancı kabul etmediğin sürece daha büyüyecek
saat çok geç eve dönüyorum yoldayım kapıyı sessizce kapatıp dönen başımı durdurmaya çalışıyorum bugün kavga etmediğim ne varsa sabah kriz çıkacağını bildiğim halde her gece yaptım -yine uyuyabilmek için camdan baktım bu his kaosu unutturduğunu sanarak yıllarca devam ettim Not:
uğraşamam dediğim herşey’le yüzleşiyorum tek başıma
bunun da üstesinden gelirimler’den bıktım
sadece anlayış istiyorum yürüyemediğimde kalbim sancılandığının farkedildiğinde nefes al diyen esin var
uzaklaşıyorum, koşarak gitmem gereken hayalleri şu salak ekrana yazıyorum
Karmakarışık bir dönemden geçiyorum Zaten DURgun herşey günbatımı hiçbirşey yolunda gitmiyor
-evet ben uzaklaşmak istiyorum bu kafadan çıkmak kaybolan esini geri getirmek.
Bugün yine çok üzgün insanlardan biriyim
Dün bir başarısızlık yaşadım
Bana emanet aracımı bozdum kırmadım parçalamadım şükür onurum duygum kırıldı batırdım beceremedim
Bir arabaya bakmayı beceremedim
Yarın ne olacak bilmiyorum sanayiye gitmekten yoruldum daha beterinden korusun
Kafamın içinde dolaştığım yerler var huzursuzum huzursuz çünkü off bir sürü olanak varken bunu kullanamayan koca bir aptala dönüştüm bu gece bu ne yaaa tüm burç yorumları bana fal falan mı baktı
YAY
Yay, var olan en huzursuz burç.
yerinde duramaz.
filtresiz, sert bir dürüstlüğü vardır.
her şey hakkında rastgele bilgiler bilir.
sorumluluktan kaçmada şampiyon.
kafein ve seyahat isteğiyle yaşar.
hiç yapmayacağı seyahat planları yapmayı sever.
harçlığı olmasa da seyahat fotoğraflarına bakar.
derinlerde yerleşip kalmaktan korkar.
uygunsuz mizacı vardır.
sözlerini yumuşatmasını bilmez.
aynı anda on tane kariyer planı vardır.
Gece 3:53 sessizce hıçkıra hıçkıra ağlıyorken burayı açmam ve bu yazanları okumam noldu bütün gözyaşlarım haklılıkla tokatlayıp boğazımda kaldı ama iyi de geldi tesadüf ya da mucize mide asidim artık kasılma diyor kalp atışımı düzenlemeye çalışıyorum bacağımda bir tiktak refleks!
YAY
Senin hayatında insanlar hep “çok çabuk unutuyor, çok çabuk devam ediyor” algısıyla yaklaşmış ama kimse senin gerçekten ne zaman dağıldığını görmemiş. Çünkü senin yapında şu var: canın yansa bile hayat devam ediyormuş gibi davranıyorsun. Gülüyorsun, dışarı çıkıyorsun, konuşuyorsun… ama sonra bir gece hiçbir sebep yokmuş gibi eski bir mesajı düşünüp moralin çöküyor. Ve sende bu son birkaç yıldır çok olmuş. Özellikle seni hem çok yükselten hem de aşırı yoran bir ilişki enerjisi görüyorum. Başlangıcı film gibi olmuş; sürekli konuşmalar, plansız buluşmalar, “aynı kafadayız” hissi, birbirini saatlerce sıkılmadan dinleme… sen o kişide sadece aşk değil, arkadaşlık da bulmuşsun. O yüzden bağın kopması seni düşündüğünden daha fazla etkilemiş. Çünkü sen sadece bir sevgili kaybetmemişsin, alıştığın bir enerjiyi kaybetmişsin.
Ama sizin hikâyenizde en büyük problem duygusuzluk değilmiş… zamanlama olmuş. Sürekli biri bir şeyden kaçmış. Biri hazırken diğeri karışmış, biri yaklaşırken diğeri geri çekilmiş. Ve bir noktadan sonra ilişki yormaya başlamış. Sen bunu fark ettiğinde bile tamamen bırakamamışsın çünkü içinde hâlâ “düzelebilir” hissi varmış. Özellikle geceleri aklına düşen bir enerji görüyorum; sen gün içinde normal devam ediyorsun ama gece olunca beynin eski anıları açıyor. Birlikte gidilen yerler, edilen bir cümle, bir bakış… sende bazı detaylar saplantı gibi kalabiliyor.
Arkadaş çevrende de son dönemde ciddi bir eleme olmuş. Eskiden herkese yetişmeye çalışan tarafmışsın ama artık insanların enerjisini daha net görmeye başlamışsın. Özellikle seni sadece keyifli zamanlarda arayan ama sen kötü hissederken ortada olmayan kişilerden aşırı soğumuşsun. Hatta bir dönem “ben herkese fazla mı geldim?” diye düşündüğün olmuş. Ama gerçek şu: sen yanlış insanlara fazla emek vermişsin.
Bir de sende çok net bir “özgürlük ihtiyacı” var. Son iki yıldır aynı hayatı yaşamaktan, aynı döngünün içinde dönmekten ciddi anlamda sıkılmışsın. Özellikle şehir değiştirme, yeni çevreye girme, başka bir işe başlama ya da tamamen hayat stilini değiştirme isteği sende çok büyümüş. Çünkü senin ruhun uzun süre aynı yerde kalınca daralıyor. Ve bu sadece fiziksel değil, duygusal olarak da böyle. Seni en çok tüketen şey belirsizlik olmuş.
Aile tarafında ise görünmeyen bir baskı var. Herkes senden güçlü durmanı beklemiş gibi. Özellikle bazı konularda “aman sorun çıkmasın” diye kendi duygunu bastırdığın olmuş. Ve sen uzun süre insanları üzmemek için kendini geri plana atmışsın. Ama son zamanlarda içinde bir öfke büyüyor; artık seni yoran şeylere tahammülün azalmış.
Aşk tarafında ise sende çok önemli bir değişim olmuş: sen artık eskisi kadar kolay etkilenmiyorsun. Çünkü geçmişte çok büyük konuşan insanların sonradan nasıl değiştiğini gördün. O yüzden şimdi biri sana yaklaşınca önce davranışına bakıyorsun. Mesela sürekli yazıyor mu, tutarlı mı, seni gerçekten merak ediyor mu… çünkü sen artık söz değil, emek görmek istiyorsun.
Ve tam da bu yüzden önüne gelen yeni enerji diğerlerinden farklı olacak. İlk başta çok büyük bir tutku gibi başlamayabilir hatta sen biraz durağan bile bulabilirsin ama sonra fark edeceksin ki bu kişi seni yormuyor. Sürekli “acaba” dedirtmiyor. Kaybolmuyor. Ve senin için en yabancı his bu olacak çünkü sen uzun zamandır huzuru değil, iniş çıkışı aşk sanıyordun.
Bir de sana çok net bir şey söyleyeyim…
sen aslında kimseyi unutamadığın için değil, yaşadığın şeyleri gerçekten anlamlandırmadan bırakamadığın için takılı kalıyorsun.
Ama şimdi ilk defa geçmişi çözmeye değil, kendini toparlamaya başlıyorsun.
YAY
Senin hayatında insanlar hep “çok çabuk unutuyor, çok çabuk devam ediyor” algısıyla yaklaşmış ama kimse senin gerçekten ne zaman dağıldığını görmemiş. Çünkü senin yapında şu var: canın yansa bile hayat devam ediyormuş gibi davranıyorsun. Gülüyorsun, dışarı çıkıyorsun, konuşuyorsun… ama sonra bir gece hiçbir sebep yokmuş gibi eski bir mesajı düşünüp moralin çöküyor. Ve sende bu son birkaç yıldır çok olmuş. Özellikle seni hem çok yükselten hem de aşırı yoran bir ilişki enerjisi görüyorum. Başlangıcı film gibi olmuş; sürekli konuşmalar, plansız buluşmalar, “aynı kafadayız” hissi, birbirini saatlerce sıkılmadan dinleme… sen o kişide sadece aşk değil, arkadaşlık da bulmuşsun. O yüzden bağın kopması seni düşündüğünden daha fazla etkilemiş. Çünkü sen sadece bir sevgili kaybetmemişsin, alıştığın bir enerjiyi kaybetmişsin.
Ama sizin hikâyenizde en büyük problem duygusuzluk değilmiş… zamanlama olmuş. Sürekli biri bir şeyden kaçmış. Biri hazırken diğeri karışmış, biri yaklaşırken diğeri geri çekilmiş. Ve bir noktadan sonra ilişki yormaya başlamış. Sen bunu fark ettiğinde bile tamamen bırakamamışsın çünkü içinde hâlâ “düzelebilir” hissi varmış. Özellikle geceleri aklına düşen bir enerji görüyorum; sen gün içinde normal devam ediyorsun ama gece olunca beynin eski anıları açıyor. Birlikte gidilen yerler, edilen bir cümle, bir bakış… sende bazı detaylar saplantı gibi kalabiliyor.
Arkadaş çevrende de son dönemde ciddi bir eleme olmuş. Eskiden herkese yetişmeye çalışan tarafmışsın ama artık insanların enerjisini daha net görmeye başlamışsın. Özellikle seni sadece keyifli zamanlarda arayan ama sen kötü hissederken ortada olmayan kişilerden aşırı soğumuşsun. Hatta bir dönem “ben herkese fazla mı geldim?” diye düşündüğün olmuş. Ama gerçek şu: sen yanlış insanlara fazla emek vermişsin.
Bir de sende çok net bir “özgürlük ihtiyacı” var. Son iki yıldır aynı hayatı yaşamaktan, aynı döngünün içinde dönmekten ciddi anlamda sıkılmışsın. Özellikle şehir değiştirme, yeni çevreye girme, başka bir işe başlama ya da tamamen hayat stilini değiştirme isteği sende çok büyümüş. Çünkü senin ruhun uzun süre aynı yerde kalınca daralıyor. Ve bu sadece fiziksel değil, duygusal olarak da böyle. Seni en çok tüketen şey belirsizlik olmuş.
Aile tarafında ise görünmeyen bir baskı var. Herkes senden güçlü durmanı beklemiş gibi. Özellikle bazı konularda “aman sorun çıkmasın” diye kendi duygunu bastırdığın olmuş. Ve sen uzun süre insanları üzmemek için kendini geri plana atmışsın. Ama son zamanlarda içinde bir öfke büyüyor; artık seni yoran şeylere tahammülün azalmış.
Aşk tarafında ise sende çok önemli bir değişim olmuş: sen artık eskisi kadar kolay etkilenmiyorsun. Çünkü geçmişte çok büyük konuşan insanların sonradan nasıl değiştiğini gördün. O yüzden şimdi biri sana yaklaşınca önce davranışına bakıyorsun. Mesela sürekli yazıyor mu, tutarlı mı, seni gerçekten merak ediyor mu… çünkü sen artık söz değil, emek görmek istiyorsun.
Ve tam da bu yüzden önüne gelen yeni enerji diğerlerinden farklı olacak. İlk başta çok büyük bir tutku gibi başlamayabilir hatta sen biraz durağan bile bulabilirsin ama sonra fark edeceksin ki bu kişi seni yormuyor. Sürekli “acaba” dedirtmiyor. Kaybolmuyor. Ve senin için en yabancı his bu olacak çünkü sen uzun zamandır huzuru değil, iniş çıkışı aşk sanıyordun.
Bir de sana çok net bir şey söyleyeyim…
sen aslında kimseyi unutamadığın için değil, yaşadığın şeyleri gerçekten anlamlandırmadan bırakamadığın için takılı kalıyorsun.
Ama şimdi ilk defa geçmişi çözmeye değil, kendini toparlamaya başlıyorsun.
Tarihsel olarak sadece öldüklerini bildiğim hikaye gerçek karakterlerine odaklanmadan izlediğim ve son yarım saati kalan #lovestory dizide neden herşey bu kadar duygusal bütün bu aralarındaki çekim beni allak bullak etmesi
Sagitario
Otra vez andas coqueteándole al pasado como si no supieras cómo terminó esa historia. No es amor, es costumbre, y a veces también es puro vicio emocional. Te acuerdas de lo bonito, pero se te olvida todo lo que te hizo pedazos. Y ahí vas de nuevo, con la idea de “ahora sí va a ser diferente”. No, mi cielo, la gente cambia cuando quiere, no cuando tú lo deseas. Así que bájale dos rayitas a esa nostalgia que te da en momentos de debilidad, porque si regresas, no es porque lo ames, es porque no has aprendido a soltar.
Te has acostumbrado tanto al drama que cuando algo está en calma hasta te aburres, y eso ya es foco rojo. No todo en la vida tiene que doler para sentirse real. Hay amores tranquilos, relaciones sanas, momentos en paz… pero tú luego no sabes qué hacer con eso y terminas saboteándolo. Este es el momento en el que tienes que abrir los ojos y entender que no viniste a sufrir, viniste a vivir, y vivir bonito también se vale...VER ENLACE EN COMENTARIOS:https://t.co/D3AQaCMdDc
kahkaha atarak yazıyorum bu twiti iç sesi olmayan insanlar varmış yahu benim kocaman teraslı çatı katı evim var kafamın içinde iç ses olmamakta ne demek. Araştırdım tabi ki evet bazı kişiler görsel düşünürlermiş içlerinden dır dır yapmazlarmış!!
Az önce son ritüelimizi tamamladık annemle senelerdir yavaş yavaş izlediğimiz behzatçlerin son 2025 in de son çekilen bölümünü de izledik hiç iyi değiliz her sezon her kanalda her filminde hatta başka başka üzülmüştük amann bu son sefer cidden #behzatç@nocontextamirim
evet yazıyorum bir yerlere gidebilme özgürlüğü istiyorum yeni tüm yıllarımdan konforlu yolculuklar keyifli anılar biriktirmek istiyorum Daha sağlıklı daha zinde ailemin de sağlıklı ve güvenli olduğu kendi alanıma saygı duyulduğu artık anlaşılır anlayışlı yıllarımız olsun kalp :)