Scarface (1983) filminin final sahnesi çekilirken, Al Pacino yanlışlıkla tüfeğin kızgın namlusunu tuttu ve elini yaktı.
Yaşadığı sakatlık nedeniyle çekimlere haftalarca ara verilmek zorunda kalındı.
bu milyarderler kendi aralarında bu şekilde mi takılıyor, espiriler bu seviyede mi, kendilerini toplumdan soyutlayarak gizli gizli böyle şeylere mi gülüyorlar ?
ülkenin sosyologlarını göreve davet ediyorum ve bu durumların üzerinde çalışılmasını rica ediyorum.
Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından birinin patronu olan Rahmi Koç, Kürt kadınlarını hedef alan aşağılayıcı ifadeler içeren bir fıkra anlattı.
Görüntülerde, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da anlatılanlara kahkaha atarak eşlik ettiği görüldü.
ben affedici bir insanım.
her şeyini görmezden gelip bir gün kazağının rengini beğenmedim diye hayatından çıkar giderim.
sen ahmak bir insansın meseleyi kazak sanarsın.
This footage shows an incident in #Balochistan involving the #Pakistan army. Armed groups are reported to have targeted a military convoy. This shows how much the situation is escalating, and gradually, #Balochistan is changing its dynamics.
@MulakhilSAMII @Terror_Alarm
@deepwebcringe kendin gibi menopoza girmiş saçma salak birini bulmuşsun onun ortamından yola çıkarak herkesi öyle sanıyorsun 20 yıldır sevgili sektöründeyim böyle bir mevzuyu ne çevremden duydum ne de kendim konuştum. şayet 2. bir manita olsa dahi ordakinin ruhu bile duymaz çünkü bu böyledir
az önce gta da şu bekçiler gibi giyinen polislerden birini öldürdüm üstünden bir silah bir jop ve bir sürü deste deste para çıktı.
bu normal bir şey mi amk
pkk, koma berxwedan dan oluşan bütün sanatçıların önünü kesip hayatlarını bir güzel zindan etti ve hiçbiri de bir kuruş para kazanamadı ama gel gör ki şimdi ki kürt sanatçılar takır tukur paralarını kazanıyorlar bu durum da zorlarına gidiyor ve para kazananlara bok atıyorlar
anlattığın şeyler doğru ve hepsine katılıyorum bedel boseli.
hazır konuşmuşken roboski davasını da nasıl sattığınızı adım adım yaz ki insanlar samimiyetine inansın hadi bekliyoruz!
Biz Kürtlerin verdiği bedeller üzerinden Kürtçe müzik sanatçısı Mem Ararat'a sinsice saldıran Yeni Yaşam Gazetesi'nden Doğan Durgun'a cevap veriyorum, ifşa ediyorum:
HDP/DEM Parti ve KCK'nin ortak yayın organı Yeni Yaşam Gazetesi ile onun öncüsü olan Özgür Gündem Gazetesi'nin sahipleri, yöneticileri ve koordinatörleri: İstanbul'da gazete binasının alt katında, gazetenizin yönetimindeki Tokat ili doğumlu Ergenekoncu sivil polis ile birlikte ağır işkenceye çektiğiniz, infaz edip cesetlerini ortadan kaldırdığınız yurtsever Kürt gençlerinin, infaz ettiğiniz parti kadrolarının hesabını verin.
Örnek bir olay hatırlatayım.
Silopili Mahmut, saf, temiz, düzgün bir yurtsever Kürt genciydi. Bir gün gazetenize geldi ve şu sözleri söyledi: "Annem kanser oldu, bakacak kimsesi yok. Engelli bir kardeşim var Silopi'de ablam ona bakacak, benim ise Ankara'daki hastaneye annemin yanında kalmam gerek. Bir süre gazete dağıtımcılığı yapamayacağım, benim yerime birini bulun, ona sistemi öğretip gitmem gerekiyor."
Sizin Gazete yönetimi olarak cevabınız şu oldu: "Gazete dağıtımcılığını bırakıp annenin yanına gidersen ölürsün."
Bu genç, ''Burada anmem söz konusu, analar kutsaldır, onu yabancı Ankara hastanesinde yalnız bırakamam'' deyince onu aldınız, İstanbul'daki gazete binasının alt katına götürdünüz. Gözlerini bağladınız, ellerini ve kollarını bağladınız. Tokatlı Ergenekoncu sivil polis ile birlikte işkenceye başladınız. Elektrik verdiniz. Kemiklerini kırdınız.
O sırada işkence haykırışlarına dayanamayan başka bir gazete dağıtımcı kardeşimi telaşla aradı, "Acil yetişin, aile dostunuz Mahmud'u öldürüyorlar, İstanbul'da kimi kimsesi yok" dedi.
Tam infaz noktasına gelmişti ki, kardeşim Gazi Mahallesinden getirdiği kahraman Goyî aşireti gençleri ile gazeteye baskın düzenledi.
Sizler ise Ergenekoncu olmayan normal devlet polisleri müdahale etmek için gelir korkusuyla, gazetedeki bilgisayarları, hard diskleri, belgeleri kaçırma telaşına düşüp kaçıştınız, kardeşim alt kata inip Mahmut'u elinizden söküp aldı. Goyi gençleri o iki işkenceci haini Gazi Mahallesinde ağır yaraladılar.
Bu tek bir olay değildir. Sizler onlarca Kürt gencini KCK ve HDP/DEM Parti gazetesinin alt katında ağır işkencelerle infaz ettiniz, cesetlerini ortadan kaldırdınız. O gençlerin aileleri, anaları ve babaları bugün hâlâ evlatlarının dağa çıktığını, gerillaya katıldığını sanıyor. Mezarsız bekliyorlar; ne ölü gördüler, ne haber aldılar.
Bütün bunların hesabını bugüne kadar bir kuruşuna bile vermediniz. Şimdi utanmadan ortaya çıkıp, Mahmut gibi masum Kürt gençlerinin verdiği canlar üzerinden Kürtçe müzik yasağını savunup romantize ediyorsunuz; Kürt müzisyenlerin ömür boyu teliflerine el konulmasını destekliyor, Kürtlüğe ve Kürtçeye düşmanlığınızı sürdürüyorsunuz.
Bu yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak. Tarih ve halk; hem yaşananları, hem yaşatanları unutmuyor.