Adamcağız her gün CHP Genel Merkezi’nin önüne gidip “kurultay” diye haykırıyor.
Biz gençler olarak şu adamcağız kadar olamadık ya, kalıbımıza tüküreyim.
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Bir kadın, mahkeme önünde, herkesin gözünün içine baka baka gözaltında çıplak aramaya maruz kaldığını dehşet verici ayrıntılarla anlatıyor. İstanbul Emniyeti'nin buna cevabı: "Mevzuata aykırı bir şey yok."
Peki soruyorum:
Bir insan gözaltında çıplak aramaya maruz bırakıldığını iddia ettiğinde devletin görevi; gerçeği ortaya çıkarmak mıdır, yoksa meseleyi bir basın açıklamasıyla kapatmaya çalışmak mıdır?
O gün gözaltında kimler görev yaptı? İddialarla ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıldı mı? Arama işlemlerine ilişkin kayıt ve tutanaklar nerededir?
Kamuoyunun beklediği şey, birkaç satırlık bir yalanlama değil; olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasıdır.
Üstelik açıklama, mahkemede dile getirilen somut iddialara cevap da vermemektedir. Bir kişinin iç çamaşırını çıkarmasının istendiği, çömelmeye ve bedenini teşhir etmeye zorlandığı yönündeki beyanlar doğru mudur, değil midir?
Kamuoyunun bilmek istediği budur.
İnsan onuru devletin takdirine bırakılmış bir mesele değildir. Anayasa'nın ve uluslararası hukukun koruması altındadır. İşkence ve kötü muamele yasağının istisnası yoktur.
Devletin görevi vatandaşını aşağılayıcı muameleden korumaktır.
Bu nedenle yapılması gereken şey savunmaya geçmek değil, iddiaları etkin ve şeffaf biçimde soruşturmaktır.
SON DAKİKA | Mutlak butlan kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti.
Böylece CHP Tüzüğü’nün 24/3. maddesi uyarınca Parti Meclisi ve onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) resmen düşmüş oldu.
Parti tüzüğü gereği CHP’nin 45 gün içinde Olağanüstü Kurultay’a gitmesi zorunlu hale geldi.
Sarayın değil, delegelerin kararı belirleyici olacak.
📢Herkes duysun, bu insanlık suçudur!
İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
📌 Polis 'Altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. "Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil'' dendi bana.
📌İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum!
Fatoş Pınar Türker’i kızlarını elinden alırım, mal varlığına el koyarım diyen savcı kimmiş, bulundu mu? Bulalım da boy boy fotoğraflarını paylaşalım o mahlukun.
Baş örtülü bacılarımız diyerek yola çıktılar, bir anneyi çırıl çıplak arama ve çocuklarıyla tehdit etme noktasına geldiler.
Çünkü ortada suç yok.
Suç yaratmak için, işkencenin türlüsünü yapıyorlar.
Çıplak arama haberini okuduktan sonra artık kanım dondu
Ve Kemal Kılıçdaroğlu sana söylenenler gerçekten çok az sen yeryüzünün gördüğü en kötü insanlardan birisisin
Ve bunu bile bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında yer almak
Çıplak arama sıradan bir prosedür değildir. Gözaltına alındığınızda polisler sizden iç çamaşırınızı çıkarmanızı isterse çıkarmayın. Ayrıca “otur/kalk” deriz biz, yapmayın. Bu muamele işkence kapsamındadır, insan onuruna aykırıdır. Amacı yüzde yüz aşağılamaktır.
Ne yazık Saraçhane’deki genç kadınlardan da dinledim bu iddiaları. Toplu şikayet yapacaktık fakat korktukları ve utandıkları için geri durdular. Zaten hemen hepsi bu kötü muameleyi sıradan bir emniyet prosedürü sanmışlar. Bu konuda kimseyi yargılayamayız fakat korkmayın, utanmayın. Başınıza böyle bir şey gelirse şikayet edin, ceza alıyorlar. Bizler geri durdukça bu aşağılayıcı uygulama devam eder.
Bu arada maalesef bazı meslektaşlar da bu işkenceye maruz kalan müvekkillerini “Aman konuşma, boşver, başımıza dert almayalım, bak tahliye etmezler” vs. diyerek sessiz kalmaya itiyorlar. Bunun hiçbir faydası olmadığı gibi şiddet sustukça büyür unutmayın. Özellikle temel hak ve özgürlüklerinize sahip çıkın.
Herkes sussun. Sadece bu işkence konuşulsun.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
"Polis altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi.
“Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil” dendi bana.
İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyor.
Yapan utansın, ben utanmıyorum!
Düşünsenize, kendi kadınlarının saç telinin gözükmesine karşı çıkıyorlar ama başka mahallenin kadınlarının çırılçıplak soyunduulup cinsel organlarının içine kadar arıyorlar. Fatoş Hanım’ı tebrik ederim! Utanmamış yaşadığı her şeyi anlatmış, utanması gereken bunu ona yapanlar!
Son bir haftada 7 sanatçı, eserlerinin Kılıçdaroğlu tarafından kullanılmasına artık izin vermediklerini duyurdu:
- Zülfü Livaneli
- Grup Yorum
- Edip Akbayram (ailesi)
- Suavi
- Sabahat Akkiraz
- Ali Altay
- Onur Akın
Dilek İmamoğlu'ndan eşi Ekrem İmamoğlu'na yönelik jandarma müdahalesine tepki:
"Hiç kimse; gözaltında ya da tutuklu bulunduğu bir süreçte, onurunu zedeleyecek ve güvenliğini tehlikeye atacak bir muameleye maruz bırakılamaz.
Sevgili eşim Ekrem İmamoğlu’na yönelik bu davranış, yalnızca bir kişiye değil; hukuk devletine, insan onuruna ve adalet duygusuna yönelmiş ağır bir saygısızlıktır"
https://t.co/00kn4XwUo3