Annemin ilk ve tek montuydu üzerindeki. Hatayda çalışmaya başladığım ilk yıl almıştım ona bu montu. 60 yıllık ömürde giydiği tek montu…
Bu dünyanın tüm cefasını çekip, sefasını göremeden gitti annem. İnanıyorum yattığın yer gül bahçeleri. Ordan geldiğin içindi o kokunda…
bugüne kadar bir ölü’mün yüzüne bakmamıştım hiç. sana bir sözüm vardı, kendime de. bu kez bakacaktım. sana bakacaktım. böyle kavilleşmiştik. . . . hiç korktuğum gibi olmadı. . . .
“... sanma ki gittin diye seninle konuşmaya devam etmeyeceğiz. mesela ben, hep senin ne kadar güzel öldüğünü tespih edeceğim. ölürken bana verdiğin o büyük armağanı hiç unutmayacağım. . . .
Bugün,bencillik, kıskançlık ve cehalet gibi insani zaaflarla karşılaşman muhtemeldir. Ancak bu dışsal olumsuzluklar karşısında senin asli yükümlülüğün, içsel erdemini muhafaza etmek ve başkalarının ahlaki eksikliklerinin seni kendi etik ilkelerinden saptırmasına izin vermemektir
Annem
Sen ol sadece hiç kimse olmasa da olur. Birlikte hak ettiğimiz ve yaşayacağımız çok şey var.Seni sonsuz seviyorum. Merhametin,gücün, sevginin,iyiliğin herşeyin vücut bulmuş hali sensin. Bundan daha kötü bir günümüz olmasın. Allah seni yanımdan ve hayatımdan eksik etmesin.
Sadece güven veren, saygılı ve net olan insanlar olsun hayatımızda. Yaşı, dış görünüşü , ekonomik durumu hiç önemli değil. Sadakatine aşık olabileceğim bir insan olsun hayatımda. Herşeyiyle güven veren ve şüphe uyandırmayan…