Türk halkının dikkati CHP-Yeni Parti meselesine yönlendirilirken Türkiye Cumhuriyetinin temelleri ortadan kaldırılıyor.
Silah bırakmadan çıkarılacak af teröre teslim olmak demektir https://t.co/q0dJm2wiJ9 #gazetesozcu@gazetesozcu aracılığıyla
Şanlıurfa’da Tutuklanan Meslektaşımız Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
Şanlıurfa’da özel bir hastanede sezaryenle doğum yaptıktan sonra durumu ağırlaşan ve sevk edildiği Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren hastaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir meslektaşımızın tutuklandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Her şeyden önce yaşamını yitiren yurttaşımızın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Bu ölümün bütün yönleriyle araştırılması, tıbbi sürecin eksiksiz biçimde incelenmesi ve varsa sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiği açıktır; ancak tıbbi uygulamalar değerlendirilirken sonuçla yetinilmemeli, hastanın klinik durumu, hastalığın seyri ve yapılan tıbbi işlemler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Kusur ve nedensellik bağı, ilgili uzmanlık alanlarından bağımsız bilirkişilerce tüm kayıtlar incelendikten sonra belirlenmelidir.
Kamuoyuna yansıyan sınırlı bilgiler olayın tıbbi yönü hakkında kesin bir değerlendirme yapmaya elverişli değildir. Bilimsel ve hukuki incelemelerin henüz tamamlanmamış olması ve kanunda öngörülen özel soruşturma usulünün işletilip işletilmediğinin bilinmemesi karşısında, meslektaşımız hakkında tutuklama tedbirine başvurulması ceza muhakemesinin temel ilkeleri yönünden ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 18’inci maddesi uyarınca, özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler hakkında, mesleki faaliyetleri kapsamında yürütülen soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınması zorunludur.
Öte yandan, meslektaşımıza isnat edilen suç kapsamında genel hükümlere göre soruşturma yürütülmesinin söz konusu olamayacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, yetkili makamlar tarafından anılan özel soruşturma usulünün işletilip işletilmediğinin kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Aksi hâlde, soruşturma izni alınmaksızın gerçekleştirilen ifade alma, gözaltı ve tutuklama gibi işlemler hukuka aykırı hale gelmektedir.
Bununla birlikte, özel soruşturma usulü işletilmiş olsa dahi bu durum tutuklamanın koşullarının oluştuğu anlamına gelmemektedir. Çünkü tutuklama bir ceza değil, yalnızca istisnai hâllerde başvurulabilecek bir koruma tedbiridir. Bu nedenle meslektaşımız hakkında verilen tutuklama kararının somut deliller, tutuklama nedenleri ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Soruşturmanın; masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve tıp biliminin gerekleri gözetilerek, hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde yürütülmesini bekliyor; meslektaşımızın tutukluluk hâline derhâl son verilmesini talep ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/4aOoJhDM5K
Gazeteciler; Merdan Yanardağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp ve Yelis Ayaz bu bayramda cezaevinde. Gazeteci arkadaşlarımız bir an önce tahliye edilmeli, bu hukuksuzluk son bulmalı.
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
Annem, 2012’de endometrium ca, 2024’te meme ca tanısı aldı ve şimdi de kolon ca nedeniyle tedavi görmekte. Bunu da sağlıkla atlattığını göreceğiz. #lynchsyndrome#cancerfighter
7) Siyasal iktidarın kullandığı dile baktığımızda gördüğümüz bazı sıfatlar şunlardır:
Adi
Affedersin Ermeni
Ahlaksız
Alçak Ananı da al git
(Bunlar) Ateist
Cibilliyetsiz
Çakal
Çamur
Çapulcu
Çürük
Edep fukarası
Edepsiz
Eşkıya
Gafil
Geri zekâlı
Hain
Haysiyet fukarası
Haysiyetsiz
İmansız
İki sarhoş
İsrail dölü
Kan emici
Kitapsız (dinsiz anlamında)
(Bunlar) Komünist
Mankafa
Namert
Namussuz
Onursuz
Ölü sevici
Rezil
Sanatçı müsveddesi
Sefil
Soysuz
Sürtük
Şerefsiz
Terörist
Tezek
Vampir
Virüs
Yalaka
(Bunlar) Zerdüşt
Zürriyetsiz
***
Bir iktidar bir toplumu 24 yıldır yönetiyorsa o toplumun bütün sorunlarından da sorumlu olur!
Ana muhalefetin, son seçimin birinci partisinin polis ablukasındaki görüntüsü unutulmayacak. Siyasetin de seçme hakkının da yasaklandığı bir dönemdeyiz. Ne hukuk var ne demokratik haklar. İktidar yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteriyor. Artık mesele; halkın demokratik haklarına sahip çıkıp çıkmayacağı.