Gazeteci Timur Soykan, Oğuzhan Uğur dosyası hakkında;
-Basına verilen bilgi notunda yer alan iddialardan birinde Oğuzhan Uğur daha önce takipsizlik almış, iddiayı ortaya atan kişi ise tazminata mahkum olmuş.
-Oğuzhan Uğur'un hesaplarına giren hiçbir yardım parası yok.
-Yurt dışından yüklü para girişi diyorlar. Bahsedilen para Youtube'un gönderdiği para. Bu yasal bir para.
-Araç alımı için 30 milyon TL'lik para trafiğinden bahsediliyor. Ancak aracın gerçek fiyatı 9,6 milyon TL. Para transferi, isim yanlışlığından 2 kere iade oluyor, 3. defada ulaşıyor. Bunların hepsini toplayıp 30 milyon TL'lik para trafiği var diyorlar. Halbuki aynı işlem 3 kere yapılmış aslında.
-Lüks motosiklet almış diyorlar. O motosiklet, İstanbul'da her sokakta görebileceğiniz bir motosiklet.
-25 milyon TL'lik villa aldığından bahsediliyor. GAİN ile 35 milyon TL'lik sözleşme yapmış. Oradan gelen 13 milyon TL'lik ödeme ile villayı almış, gerisini de borçlanmış. GAİN'e program yaptığını herkes biliyor, gizli saklı bir şey değil.
Herkes Oğuzhan Uğur gözaltına alındı yazıyor ama kimse şu görüntüleri konuşmuyor.
Ne hakla yandaş bir kanal, bir insanın gözaltına alındığı anları ifşa edip, yayınlayarak onun adını lekeleyebiliyor?
Daha henüz yargılama yapılmamış, suçlu mu değil mi belli olmamış biri hakkında sanki suçluymuş gibi bu görüntülerin servis edilmesi asla kabul edilemez! Bugün ona, yarın sana bana!
Bu görüntüleri yandaş basına servis edenler hakkında derhal işlem başlatılmalı.
Sabahtan beri yazılanları, çizilenleri okuyorum. Neredeyse kimse Oğuzhan Uğur’a sahip çıkmıyor. Ne oldu bize arkadaşlar? İnsanlardaki güven duygusu bitmiş olabilir ama Oğuzhan en zor zamanlarda halkın sesini duyurmaya çalıştı. Depremzedelerin feryadını ondan duyduk, trafik kazası mağdurlarını ondan duyduk. Size sadece tek bir sorum var: Günlerdir troller Oğuzhan Uğur’u hedef gösteriyor, eğer Oğuzhan muhalif olmasaydı yine de böyle gözaltına alınır mıydı? İfadeye çağırırsın, gelir, ifadesini verir. Böyle gözaltına almaya, kameralarla afişe etmeye gerek var mı? Tutuklu yargılamaya karşıyım! Oğuzhan Uğur serbest bırakılmalı!
Maalesef sosyal mecralarda “devlet yok ahbap var” yazmışım gibi sahte görseller dolaşıyor. Defalarca sahte oldukları kanıtlansa da maalesef inatla tekrar tekrar servis ediliyor. Bakın şimdi paylaştıklarım photoshop değil, sahte değil, gerçek. Halen oldukları yerde duruyorlar. Geçmişe gidip bakabilirsiniz. Hiçbir zaman yazmadığım “devlet yok” göresellerine itibar etmeyiniz.
Bu twitim için belki bazı yakın arkadaşlarım bile bana kızacaklardır lakin beni bildikleri için de yine hakikatin hatrının yanında durmuş, doğru olanı yapmışsın diyeceklerdir eminim
Sadece avukat Ece Güner'in, sadece gazeteci Barış Pehlivan'ın, sadece asistan Yeliz Kaya'nın kabul ve hareketlerine baktığımızda bile, ortada, planlı, sistematik, bilinçli ve çok yönlü, devasa miktarlarda bir para havuzu çarkı olduğunu her göz, her akıl, her vicdan görüyor ve kabul ediyordur
Böylesi bir durumda, kişisel bağlamla yazmak istemezdim, ama o bağlam tam da kamusal bir bağlam olduğu için yazmak istedim
Bu mesajı, Oğuzhan Uğur'a DM'den de gönderebilirdim ama dedim ya mesele tam olarak bir kamu meselesi.
Kendisiyle, onlarca temel önceliğe dair onlarca ayrışmamız var, hatta karşıtlıktan öte fikrimiz, hayatımız, hayat tarzımız, siyasi görüşümüz var.
Ben şahsen Oğuzhan Uğur'un, hakkaniyet, adalet, dürüstlük ve doğruluk duygusunun yüksek ve vazgeçilmez olduğuna inanıyorum
Haluk Levent, sadece 1 milyondan fazla AHBAP gönüllüsünü, milyonlarca insanı, Türk halkını değil,
en çok Oğuzhan Uğur'u manipüle etmiştir, istismar etmiştir, çok özür dileyerek söylüyorum, kullanmıştır
Çünkü, Ahbap "sisteminin" kitleselleşmesi, Türkiyenin etkileşimi ve etkisi en yüksek, en yaygın, en sivil yüzü olan Oğuzhan Uğur yayınları ile olmuştur
Sevgili Oğuzhan Uğur, maalesef, gerçekten de, iyiliğe aracı olmak isterken, profesyonel bir kötü tarafından suistimale uğramıştır
Bilen bilir, 7 Ekim 2023 sürecinde Oğuzhan Uğur ile bir polemiğe girmiş idim, benim kendisine yönelik olarak yazdığım metin - mention, önemli oranda tahkir ve hakaret içermesine rağmen, twitini sildi, hatta özür diledi ve hatta sonrasında sağolsun Filistin eylemlerinin başladığı ilk sivil yürüyüş davetini kendisine ilettiğimde, RT'ledi, paylaştı, tüm bunlar ve fazlası, dediğim gibi, herkesin, hele de her "ünlünün" yapamayacağı, erdem, karakter, olgunluk, hakkaniyet ve dürüstlük örneği idi benim inancıma göre
**
Özlem Gürses yayını da çok talihsizdi mesela bence
"Niye kimse kurumlara güvenmiyor" deniliyor orda, halkımızın böyle bir gündemi olmadı ki hiç aslında
Halkımızın, bu toprakların kurucu milyonlarının, hiç bir zaman güven ile ilgili sorunu olmadı
Devletine güvendiler, devletin kurumlarına, onlarca , yüzlerce (İslâmi) stk'ya, her zaman güvendiler, bağışlarıyla yaşattılar, hem sadece depremde değil, tüm süreçlerde..
**
Elbette kendi takdiri ve kararıdır, ki yazdığı metin, her cümlesi ile kamuoyunun huzurundadır
"Daha net bir açıklama isteniyor anladığım kadarıyla. Uzatma, diyorlar." yazmış kendisi..
Bence, evvela, o 1 milyondan fazla
@ahbap
gönüllüsü, yüzbinlerce
@BabalaTv
izleyicisi, yüzbinlerce depremzede ve Türk halkı
istemeden de olsa, büyük iyi niyetle de yapılsa,
ortaya çıkan bu kadar ağır bir karanlığa "köprü" olunduğu için
gönülden, tertemiz bir özrü,
bir hak helalliğini
hakediyor ve bekliyor
**
İlk sözümüz, tek sözümüz, son sözümüzdür.
Aziz milletimiz, aziz devletimiz varolsun.
Bu aziz millet, iyidir.
Bu aziz devlet
yeryüzünde
iyiliğin
kıyamete dek varolacak kök kubbesi, gök kubbesidir.
Her birimiz, o ikisi arasında, kısa ya da uzun, "iyilikle örülmüş" bir ömürle, niyetle, gayret ve emekle geçip gitmek için varız - yokuz ...
Vesselam
BU BİR YARDIM ÇAĞRISIDIR.
24 Mayıs’ta Türk Hava Yolları ile İzmir’den Afrika/Çad’a geldik. O günden beri 3 bavulumuz kayıp ve günlerdir hiçbir yetkili düzgün şekilde bizimle ilgilenmiyor.
İki arkadaş bütün kıyafetlerimiz, ilaçlarımız, gözlüğüm, maddi imkanlarımız, yardım organizasyonu için getirdiğimiz ekipmanlarımız ve temel ihtiyaçlarımız bavullarda kaldı.
Günlerdir aynı kıyafetleri giyiyoruz. Artık ne düzgün yemek yiyebiliyoruz ne hijyenimizi sağlayabiliyoruz. Şampuanımız, yedek kıyafetimiz, temel ihtiyaçlarımız bile yok. Afrika sıcağında fiziksel olarak tükenmiş durumdayız.
Benim göz numaram yüksek olduğu için görme problemi yaşamaya başladım. İlaçlarımızın tamamı bavullarda kaldı. Defalarca aramamıza rağmen sadece geçiştiriliyoruz. Sosyal platformlarda ses çıkmadığı sürece bir şey elde edilemeyeceğini anladık.
Burada gerçekten büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Lütfen sesimizin duyulmasına yardımcı olun.
#THY #TürkHavaYolları @TK_TR