Doç. Dr. Hakan Yurdanur’un “Kapitalist Sistem Hayvana Neden Düşman? sunumuyla Kültürpark’ta vegan etkinliğimizi gerçekleştirdik.
Katkı sunan, sofrasını ve sözünü paylaşan, dayanışmayı büyüten tüm dostlarımıza teşekkür ederiz.
T24’de değerli basın emekçilerinin konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtlamaya, tutumumuzu ifade etmeye çalıştım. Karşı karşıya olduğumuz medya ambargosu koşullarında bu imkanı veren gazeteci dostlara teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle, röportajda düşüncelerimi tam olarak aktaramamış olduğum bir kısmı da düzeltmek isterim.
Anadil konusundaki hassasiyeti kamuoyunca malum bir devrimci olarak şöyle başlayayım:
“Birîndar birîna xwe dizane.”
Belki sözümün maksadını yeterince anlatamamışımdır, bu nedenle varsa incinen Kürt emekçi kardeşlerime üzüntümü ifade etmek isterim. Ancak bu memlekette herkesin şahidi olduğu; birlikte yaşam, barış ve özgürlük mücadelesindeki ısrar ve kararlılığımızı uzun uzun anlatmayı da zul sayıyorum. O nedenle kastımı açmakla yetineceğim.
DEM Parti ile alakalı soruya verdiğim cevapta söylemek istediğim şudur: Kürt hareketi, önümüzdeki seçimlerde özel olarak kendi özgün siyasal perspektifini ve programını temsil eden bir aday çıkarma tercihinde bulunabilir. Bu az veya çok bir olasılıktır ve elbette meşrudur.
Bununla birlikte; pek çok başlıkta dayanışma içinde olduğumuz DEM Parti’den siyasal program ve hedefler yönüyle farklı bir konumda bulunan partimizin de gerekli gördüğünde kendi perspektifiyle daha uyumlu bir seçeneği araması veya yaratması da en az o kadar meşrudur.
Sözlerimin kastı bundan ibarettir.
Ülkemizin sorunlarına bütünlüklü yaklaşan, tüm yurttaşlarımızı kucaklayan ortak bir adayın inancının, etnik kökeninin veya anadilinin partimiz açısından en ufak bir önemi yoktur, olamaz.
Bu söyleşiyi vesile olarak görüp, Türk ve Kürt emekçilerinin mücadele birliğini bozmaya çalışanlara ise söyleyecek tek sözüm var:
Denizler’in “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi” dediği yerdeyiz, bir milim sapmayız.
Bileşeni olduğumuz Feminist Gece Yürüyüşü'yle birlikte, haklarımıza ve varoluşumuza sahip çıkmak için bir araya geliyoruz.
📆9 Haziran 2026 Salı
🕐19.00
📌ÖSYM Önü- Alsancak
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağız, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağız.
Türkiye İşçi Partisi İzmir İl Başkanı Orhan Kiper "Bu müdahale insanca yaşamak isteyen, yurttaş kalmak isteyenlere yöneliktir. Saray'a da kayyuma da teslim olmayacağız."
HAYVAN DÜŞMANI DORUK APARTMANI SAKİNLERİ SIRF SOKAKTAKI KEDİLERİ BESLEDİĞİ İÇİN ENGELLİ KARDEŞİYLE YAŞAYAN BİR KADININ EVİNİ BASTI.
OLAY YERİNDE EYLEMDEYİZ!
30 Nisan saat 19.00’da Cumhuriyet Demokrasi Parkı’nda olay yeri eylemindeyiz.
Umut, bu halkın kırılamayan direncinde, bükülemeyen bileğinde. Ülkesine sahip çıkanların, madencilerin, öğretmenlerin, gençlerin, kadınların gözlerinde umut.
1 Mayıs’ta bizi coşku ve kararlılıkla meydanlara taşıyacak olan da odur!
➡️ https://t.co/RaUDOP6T5j
Pazar ateş pahası, faturalar el yakıyor, emekli maaşı asgari ücretin altında, asgari ücretse açlık sınırının altında... Sandıktan çıkan irade yandaş yargı eliyle hapsediliyor, halkın seçtiğini Saray tutsak ediyor.
Şimdi değilse ne zaman?
Üretenlerin yönettiği, emeğin egemen olduğu, yoksulluğun, adaletsizliğin, baskı ve zulmün sona erdiği bir Türkiye için tüm yurttaşlarımızı 1 Mayıs’a çağırıyoruz.
Sen de bize katıl, Parti’nle yürü…
https://t.co/bURS3FcvPK
Erkan Baş, üç gündür gündüzleri Kurtuluş Parkı’nda, geceleri ise kapalı spor salonunda madencilerle birlikte kalıyor.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve milletvekili Erkan Baş, madenci işçilerin eylemine destek vermek amacıyla onlarla yan yana.
Baş, ne gündüz ne de gece işçileri yalnız bırakıyor; parkta geçen saatlerin ardından geceyi de kapalı spor salonunda işçilerle birlikte geçiriyor.
Sözümüz de, Yüreğimiz de, İrademiz de Maden İşçisinden Yana!
Başkentin göbeğinde onlarca maden işçisi, sadece alın terlerinin karşılığını istedikleri için tam beş gündür açlık grevinde.
Tüm parti örgütlerimiz ve Genel Başkanımız Erkan Baş ile birlikte bu onurlu direnişe, açlık grevine destek veriyoruz.
Maden işçisi hakkını alana dek bu direnişi büyütecek, omuz omuza durmaya devam edeceğiz.
Dün yanlarındaydık, bugün buradayız, yarın da bir arada olacağız. Bu ülkenin onurlu işçileri haklarını mutlaka ama mutlaka alacak!
Genel Başkanımız Erkan Baş, SÖZCÜ TV'ye yaptığı açıklamanın ardından Ankara'da maden işçilerinin yanında açlık grevine başladı:
"İşçi arkadaşlar karnını doyurana kadar; onların çocukları evlerinde, karınları tok yatağa girene kadar onlarla açlığı ve mücadeleyi paylaşacağız!"
Genel Başkanımız Erkan Baş, alın terinin hakkı için direnen Doruk Madencilik işçileri ve Bağımsız Maden İş Sendikası’na destek olmak ve açlık grevine katılmak üzere Ankara’ya yola çıktı.
Maden işçilerine karşı zulme sessiz kalmayacağız!
Ekim Devrimi’nin ve işçi sınıfının önderi Vladimir İlyiç Lenin yaşadı, yaşıyor, yaşayacak.
Üretenlerin yönettiği, özgürlüğün ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünyayı kazanacağız!
Senelerdir Kadıköy rıhtımında yaşayan, mahalleli tarafından sevilen ve bakılan 3 köpek, bugün Kadıköy Belediyesi tarafından hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin toplatılarak barınağa kapatıldı. Belediye bu uygulamayı İstanbul Valiliği’nin talimatına dayandırıyor; oysa mevcut barınak koşullarının ne kadar ağır olduğunu hepimiz görüyoruz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, belediyelere yeterli barınak koşullarını sağlamak için 31 Aralık 2028’e kadar süre tanımıştır. Kanunun açıkça belirlediği bu süreyi idari bir talimatla fiilen sıfırlamak hukuken mümkün değildir. Hayvanları yetersiz koşullardaki barınaklara hapsetmek, onları ölüme terk etmekten farksızdır.
Kadıköy Belediyesi’ni bu hukuksuz uygulamaya derhal son vermeye çağırıyoruz. Sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Belediye, şikayetlerin ve talimatların arkasına sığınmak yerine; mahalleliyle gerçek bir iş birliği kurarak ve hukuka uygun hareket ederek bu sorunu çözmelidir!